Başvuru, ceza infaz kurumunda infaz edilecek sürenin mahkemenin ek kararıyla aleyhe uzatılması neticesinde suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucunun nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyeti sonrası savcılığın talebiyle ek karar alan ağır ceza mahkemesi, suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlendiği gerekçesiyle infaz oranını 2/3 olarak belirlemiştir.
Bireysel başvuru sürecinin ardından infaz hâkimliği başvurucunun itirazını haklı bularak örgüt üyeliği davasının zamanaşımından düşmesi sebebiyle infaz oranının 1/2 olarak uygulanmasına hükmetmiştir. Bunun üzerine yeni müddetname düzenlenmiş, ağır ceza mahkemesi ek kararını hükümsüz saymış ve başvurucu tahliye edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, şikâyete konu ek kararın ve müddetnamenin geçerliliğinin kalmadığını, ihlalin sonuçlarının ortadan kalktığını tespit etmiştir. İncelemenin sürdürülmesini gerekli kılan bir neden bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun düşmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Öne çıkanlar
- Ağır ceza mahkemesi ek kararla infaz oranını 2/3 olarak belirlemişti.
- İnfaz hâkimliği başvurucunun itirazını kabul ederek infaz oranını 1/2'ye düşürdü.
- Başvurucu yeni müddetname düzenlenmesinin ardından tahliye edildi.
- İhlal konusu işlem hükümsüz kaldığından başvurunun düşmesine karar verildi.
Anayasa Mahkemesinin yayımladığı resmî metni göster
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
H.H.V. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2024/15594)
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
| Karar Tarihi | 16/9/2026 |
|---|---|
| Başkan | İrfan FİDAN |
| Üyeler | Recai AKYEL, Selahaddin MENTEŞ, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL |
| Raportör | Ömer Faruk NURSAÇAN |
| Başvurucu | H.H.V. |
| Vekili | Av. Murat DUMAN |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ceza infaz kurumunda çektirilecek sürenin ek kararla uzatılması nedeniyle suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. 22/12/2015 tarihinde Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi başvurucunun bazı mağdurlara karşı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu yönünden beraatine, suç işlemek için kurulan örgüte üye olma ve bazı mağdurlara kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyetine karar vermiştir.
3. Başvurucunun mahkûmiyet hükmüne göre;
i. 26/9/2004
tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesinin (2) ve (4) numaralı fıkraları uyarınca suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçu yönünden neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
ii. Farklı mağdurlara karşı işlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden neticeten 4 kez 3 yıl 4 ay hapis, 6.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 21/9/2023 tarihinde başvurucu hakkındaki suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçu yönünden zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün onanmasına, beraat hükmünün ise eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar vermiştir. Beraat hükmünün bozulması sonucunda Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/12 Esasına kayden yürütülen yargılama derdesttir.
5. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi başvurucu hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi nedeniyle anılan kararı 4/1/2024 tarihinde infaz için Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.
6. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı infazda tereddüt olduğu gerekçesiyle Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine başvurmuştur. Söz konusu başvuruda dolandırıcılık suçundan verilen hapis cezasının suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenip işlenmediğinin, infazın 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca yapılıp yapılmayacağının tespit edilerek infazda oluşan tereddüdü gidermek amacıyla ek karar talep edilmiştir. Bunun üzerine Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi 18/1/2024 tarihinde infazın 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca yapılacağına dair ek karar vermiştir. Ek kararın ilgili kısmı şu şekildedir:
"…Yargıtay 1.Ceza Dairesi'nin 07/07/2015 tarih ve 2015/3048-2015/4355 E.K; 07/07/2015 tarih ve 2015/3049-2015/4356 E.K; 13/02/2017 tarih ve 2016/4117-2017/346 E.K sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında açıklandığı üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olamayacağı gözetilerek yapılan incelemede; 5275 sayılı Kanun'un 107/4.maddesinde yer alan düzenleme dikkate alındığında, her ne kadar mahkememiz kararına ilişkin olarak Yargıtay 5.Ceza Dairesi'nin 21/09/2023 tarih, 2021/12541 Esas-2023/8825 Karar sayılı ilamında, sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan dolayı açılan kamu davalarının TCK'nın 66/1-e, 67/4 maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmelerine karar verilmiş ise de, mahkememiz gerekçeli kararında da açıklandığı üzere, sanıkların cezalandırılmalarına karar verilen ve kesinleşen nitelikli dolandırıcılık suçunu, suç örgütü faaliyeti çerçevesinde işledikleri anlaşıldığından, sanıklar hakkında onama üzerine kesinleşerek infaza verilen nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin cezaların infazlarının 5275 sayılı Kanun'un 107/4. maddesi uyarınca yapılmasına dair karar vermek gerekmiştir… [karar verildi.]"
7. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı 31/1/2024 tarihinde başvurucu hakkında müddetname düzenlemiştir. Müddetnamede dolandırıcılık suçuna ilişkin cezanın 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca 2/3 oranında infaz edileceği belirtilmiştir. Müddetnameye göre başvurucu 31/5/2032 tarihinde koşullu olarak, 6/11/2036 tarihinde ise hak ederek tahliye edilecektir.
8. Başvurucu vekili 9/2/2024 tarihinde Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi 18/1/2024 tarihli ek kararına itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi 13/2/2024 tarihinde itirazın reddine kesin olmak üzere karar vermiştir.
9. Başvurucu, nihai kararı 15/2/2024 tarihinde öğrenmiş; 29/2/2024 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
10. Komisyon; adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
11. Başvurucu 14/11/2025 tarihinde; müddetnamede nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin infazda gözetilecek oranda hata yapıldığını, kesinleşen hapis cezasına ilişkin suçun örgüt kapsamında işlenmediğini, aynı dosyada yargılanan başka bir hükümlü hakkında infaz oranının 1/2 olarak belirlendiğini, kesinleşen kararda 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin (9) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiğine dair hüküm bulunmadığını, infazın 1/2 oranında yapılması gerektiğini belirterek itirazlarını sunmuştur.
12. Başvurucunun itirazını inceleyen Manisa 2. İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 18/11/2025 tarihinde başvurucu hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçu yönünden zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verildiğini, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin (9) numaralı fıkrasının uygulanamayacağını belirterek infazın 1/2 oran üzerinden yapılmasına karar vermiştir. Söz konusu karar 9/12/2025 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
13. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı Manisa 2. İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gitmiştir. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 30/3/2026 tarihli yazısı ile Manisa 2. İnfaz Hakimliğinin kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmediğini bildirmiştir.
14. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi 15/4/2026 tarihinde, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının bildirimi üzerine 18/1/2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına Manisa 2. İnfaz Hâkimliğince karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
15. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı 18/11/2025 tarihinde başvurucu hakkında yeni bir müddetname düzenlemiştir. Müddetnamede dolandırıcılık suçuna ilişkin cezanın 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca 1/2 oranında infaz edileceği belirtilmiştir. Müddetnameye göre başvurucu 13/3/2030 tarihinde koşullu olarak, 6/11/2036 tarihinde ise hak ederek tahliye edilecektir.
16. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarına göre 28/11/2025 tarihinde Manisa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Manisa Açık Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir. 28/2/2026 tarihinde başvurucu tahliye edilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
17. Başvurucu, Yargıtay denetiminden geçen dolandırıcılık suçuna ilişkin mahkûmiyet kararında söz konusu suçun örgütlü suç kapsamında işlenmesi sebebiyle tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair hüküm bulunmadığını, buna rağmen Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/1/2024 tarihli ek kararıyla ceza infaz kurumunda kalma süresini uzatacak şekilde infaz oranının değiştirilerek hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca söz konusu kararda Yargıtay kararlarıyla çelişkili karar verilmesi, uyuşmazlığın sonucuna etkili iddiaların karşılanmaması, duruşma açılmadan karar verilmesi, savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
18. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, yapılacak incelemede konuya ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında somut olayın şartları gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı başvuru formundaki şikâyetlerine benzer beyanda bulunmuştur.
19. Başvuru, suçta ve cezada kanunilik ilkesi kapsamında incelenmiştir.
20. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 80. maddesi şöyledir:
“(1) Bölümler ya da komisyonlarca yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hallerde düşme kararı verilebilir:
ç) Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi.
(2) Bölümler ya da Komisyonlar; yukarıdaki fıkrada belirtilen nitelikteki bir başvuruyu, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde incelemeye devam edebilir.”
21. İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince feragat, başvurunun takipsiz bırakılması, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması veya başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi hâlinde düşme kararı verilebilir (S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 23; Mehmet Emin Bülbül [2. B.], B. No: 2014/4463, 16/6/2016, §§ 46-48).
22. Somut olayda yapılan başvuru sonrasında, İnfaz Hâkimliği tarafından başvurucunun müddetanmeye yönelik itirazının kabul edilmesi üzerine başvurucu hakkında 18/11/2025 tarihli yeni bir müddetname düzenlenmiş ve infaz oranı 1/2 olarak belirlenmiştir. Ayrıca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi 15/4/2026 tarihinde, 18/1/2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Bu durumda 31/1/2024 tarihli müddetnamenin ve Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/1/2024 tarihli ek kararının geçerliliği kalmamıştır. Dolayısıyla başvurunun bu kısmının incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin kalmadığı anlaşılmıştır.
23. Öte yandan İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen başvurunun incelenmesinin devamında Anayasa'nın uygulanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı herhangi bir durumun da söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
24. Açıklanan gerekçelerle başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin kalmadığı anlaşıldığından İçtüzük’ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendi gereğince başvurunun bu kısmının düşmesine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,
B. Başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi nedeniyle DÜŞMESİNE,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 16/9/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.