0533 399 10 38 av.nisakilnamazbaygun@gmail.com
Sitede ara
Menü

Karar · Bireysel başvuru

Hasan Çelik ve Arif Çelik başvurusunda ihlal kararı

Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir.

B. No: 2021/55377Karar tarihi: 16.09.2026Birinci Bölüm

Esas (İhlal)

Anayasa Mahkemesinin başlığıHasan Çelik ve Arif Çelik Başvurusu

Başvuru, kanun hükmünde kararname kapsamında kapatılan bir kurumdan satın alınan taşınmaz devrinin muvazaalı sayılmasına ilişkin yasal düzenleme sebebiyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına dayanmaktadır. Mahkemelerce, devir işleminin aksinin ispatlanamayacak bir kanuni karineye dönüştürülmesi tartışılmıştır.

Anayasa Mahkemesi, ilgililerin muvazaanın bulunmadığını ispatlama imkânının elinden alınmasını ve uyuşmazlığın sonucuna etki edebilecek savunmaların yargı mercilerince yeterli gerekçeyle karşılanmamasını anılan hakların ihlali olarak değerlendirmiştir. Bu nedenle mülkiyet hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının çiğnendiği sonucuna varılmıştır.

Mahkeme, ihlalin sonuçlarının giderilmesi amacıyla yeniden yargılama yapılması için dosyanın Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ve tazminat taleplerinin reddine oybirliğiyle hükmetmiştir.

Öne çıkanlar

  • Kapatılan kurumlardan yapılan devirlerin muvazaalı sayılmasına dair karine incelenmiştir.
  • Mülkiyet hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
  • İhlalin giderilmesi için dosya yeniden yargılama yapılmak üzere derece mahkemesine gönderilmiştir.
  • Başvurucuların tazminat talepleri reddedilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin yayımladığı resmî metni göster

TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
HASAN ÇELİK VE ARİF ÇELİK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2021/55377
2. Arif ÇELİK

Karar Tarihi16/9/2026
Başkanİrfan FİDAN
ÜyelerRecai AKYEL, Selahaddin MENTEŞ, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL
RaportörAhmet Faruk TANYILDIZI
Başvurucular1. Hasan ÇELİK
VekilleriAv. Yasemin Müşerref BOZKURT ALEV

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, kanun hükmünde kararnameyle kapatılan kurumlardan yapılan taşınmaz alış işleminin muvazaalı olduğunun aksi ispat edilemez kanuni karine hâline getirilmesi nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular süresi içinde yapılmıştır. Başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

2. 2021/55381 numaralı başvurunun 2021/55377 numaralı başvuru ile birleştirilmesine Komisyonca karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

3. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Mehmet Ali Bayraktar [2. B.], B. No: 2016/73431, 20/6/2023) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 12. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile 6/2/2018 tarihli ve 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un söz konusu kuralın aynen kanunlaşmış hâlini içeren 12. maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamındaki devirler, aksinin iddia ve ispat edilmesi mümkün olmayan kanuni bir karine oluşturulmak suretiyle geçersiz hâle getirilmektedir. Anılan kararda, esas itibarıyla bir özel hukuk kavramı olan muvazaa müessesesinin 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmekle birlikte bu kavramın tanımı ve şartlarının büyük ölçüde Yargıtay içtihadıyla ortaya konulduğu, borçlar hukuku çerçevesinde düzenlenen muvazaayla ilgili bu mevzuat hükümleri ve tanımı ile şartlarına ilişkin yargısal içtihattan niteliğine uygun düştüğü ölçüde yararlanılması gerektiğine vurgu yapılarak bireylerin muvazaanın bulunmadığına dair itirazlarını ileri sürme imkânı olması, savunulabilir nitelikteki iddia ve itirazlarının mahkemelerce geniş şekilde değerlendirilmesi, değerlendirmelerin ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konulmasının mülkiyet hakkı ile bağlantılı etkili başvuru hakkının bir gereği olduğu ifade edilmiştir. Somut başvurularda da taşınmazın satın alındığı şirketin 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kapatıldığı ve taşınmazda aynı faaliyete devam edildiğinin tespitinden hareketle muvazaa olgusunun varlığının kabul edildiği nazara alındığında anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Sonuç olarak devir işleminin muvazaalı olmadığının ortaya konulması imkânının ortadan kaldırılması ile başvurucuların muvazaanın mevcut olmadığına dair uyuşmazlığın sonucuna etkili iddia ve itirazlarının yargı mercilerince ilgili ve yeterli gerekçe ile karşılanmaması nedeniyle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

4. Başvurucular; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ve tazminat talebinde bulunmuştur. Başvurularda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100). İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2016/731, K.2018/377) GÖNDERİLMESİNE,

Ç. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,

D. 487,60 TL harcın başvuruculara AYRI AYRI, 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 16/9/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Kaynak

T.C. Anayasa Mahkemesi — Kararlar Bilgi Bankası

Resmî metni kaynağında aç →

Özet, Anayasa Mahkemesinin yayımladığı metne dayanılarak hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Resmî metin, 5846 sayılı Kanun’un 31. maddesi uyarınca kaynak gösterilerek sayfada değiştirilmeden yer almaktadır; bağlayıcı olan, Anayasa Mahkemesinin yayımladığı metindir.