Başvuru, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasında elde edilen verilerin kamu görevine atanmama işlemine dayanak yapılması nedeniyle kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiği iddiasına dayanmaktadır.
Anayasa Mahkemesi yaptığı incelemede, nihai kararın başvurucu vekiline elektronik ortamda 9 Mayıs 2023 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak bireysel başvurunun otuz günlük yasal süre aşılarak 9 Haziran 2023 tarihinde yapıldığını tespit etmiştir.
Başvurucunun vekilinin durumuna dair ileri sürdüğü mazereti somut ve objektif bilgi ya da belgelerle kanıtlayamadığı sonucuna varan Mahkeme, mazeret talebini reddetmiştir. Bu gerekçelerle başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna ve adli yardımdan yararlanan başvurucunun yargılama giderlerinden muaf tutulmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
Öne çıkanlar
- Bireysel başvuru otuz günlük yasal süre geçtikten sonra yapılmıştır.
- Vekilin durumuna ilişkin sunulan mazeret objektif bilgi ve belgelerle tevsik edilememiştir.
- Başvuru süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.
- Adli yardım talebi kabul edilen başvurucu yargılama giderlerinden muaf tutulmuştur.
Anayasa Mahkemesinin yayımladığı resmî metni göster
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
KÜBRA BOZKAYA BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2023/51658)
| Karar Tarihi | 22/9/2026 |
|---|---|
| Başkan | İrfan FİDAN |
| Üyeler | Recai AKYEL, Selahaddin MENTEŞ, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL |
| Raportör | Yücel ARSLAN |
| Başvurucu | Kübra BOZKAYA |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasında elde edilen bilgilerin kamu görevine atanmama işlemine esas alınması nedeniyle kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına Komisyonca karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
3. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru yapılması gerekir.
4. Somut başvuruda her ne kadar başvurucu nihai kararı 2/6/2023 tarihinde öğrendiğini belirtmişse de nihai kararın başvurucu vekili Av. Nurhak AKTAŞ'a 9/5/2023 tarihinde elektronik tebliğ yöntemi tebliğ edildiği sabittir. Bu durumda başvurucunun nihai kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük bireysel başvuru süresi geçtikten sonra 9/6/2023 tarihinde başvuru yaptığı anlaşılmıştır.
5. Başvurucu, bireysel başvuru formunda avukatının ekonomik ve psikolojik nedenlerden dolayı dava ve dosya takibi yapacak durumda olmadığını, kararların eski avukatına tebliğ edilip edilmediğini ve kendisine de tebligat yapılmadığından başvuru süresinin aşılıp aşılmadığını kesin olarak bilemediğini belirterek mazeretinin kabulünü talep etmiştir. Başvurucu, bireysel başvuruyu süresi içinde yapmamasına ilişkin ileri sürdüğü mazeretinin objektif niteliğini ortaya koymak açısından tevsik edici bilgi ya da belge sunmamıştır. Bu çerçevede mazeretinin gerekçesi objektif nedenlere dayanmayan başvurucunun talebi uygun görülmemiştir.
6. Açıklanan gerekçelerle başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 22/9/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.