0533 399 10 38 av.nisakilnamazbaygun@gmail.com
Sitede ara
Menü

Karar · Bireysel başvuru

Necmettin Uysal başvurusunda kabul edilemezlik kararı

Anayasa Mahkemesi, Necmettin Uysal'ın adil yargılanma ile özel ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasını süre aşımından reddetti.

B. No: 2024/52539Karar tarihi: 02.09.2026Birinci Bölüm

Kabul Edilemezlik vd.

Anayasa Mahkemesinin başlığıNecmettin Uysal Başvurusu

Başvuru, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan mahkûm edilen başvurucunun; hukuka aykırı elde edilen delillerin hükme esas alınması nedeniyle adil yargılanma hakkının, ayrıca özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

Anayasa Mahkemesi, ceza yargılamasında tebliğ edilmeyen nihai kararların derece mahkemesine ulaşmasıyla gerekçenin erişilebilir hâle geldiğini ve en geç üç ay içinde öğrenildiğinin kabul edilmesi gerektiğini hatırlatmıştır. Somut olayda 25 Aralık 2023 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlenerek karar erişilebilir olmasına rağmen, 16 Eylül 2024 tarihinde yapılan başvurunun otuz günlük yasal süresinde olmadığı tespit edilmiştir.

Açıklanan gerekçelerle Mahkeme, başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna ve yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına oybirliğiyle karar vermiştir.

Öne çıkanlar

  • Mahkûmiyet kararına ilişkin kesinleşme şerhi 25 Aralık 2023 tarihinde düzenlenmiştir.
  • Bireysel başvuru yasal otuz günlük sürenin dolmasının ardından 16 Eylül 2024'te yapılmıştır.
  • İddiaların süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna oybirliğiyle karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin yayımladığı resmî metni göster

TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
NECMETTİN UYSAL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2024/52539)

Karar Tarihi2/9/2026
Başkanİrfan FİDAN
ÜyelerRecai AKYEL, Selahaddin MENTEŞ, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL
RaportörYunus Emre BAĞLAR
BaşvurucuNecmettin UYSAL
VekiliAv. Ercan SAVAŞ

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin mahkûmiyete esas alınması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuruda ayrıca adil yargılanma hakkının farklı güvencelerinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiaları da bulunmaktadır.

2. Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) başvurucu hakkında 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan soruşturma başlatmıştır.

3. Başsavcılık başvurucunun 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle 16/6/2021 tarihli iddianameyi düzenlemiştir. İddianamenin kabulüyle açılan dava, Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülmeye başlanmıştır.

4. Mahkeme, başvurucunun 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar vermiştir.

5. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi 6/12/2023 tarihinde istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

6. Mahkeme, kesinleşen mahkûmiyet kararı yönünden 25/12/2023 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlemiştir. Başvurucu 16/9/2024 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

7. Komisyon tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

8. Başvurucu, adil yargılanma hakkının çeşitli güvencelerinin ve özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

9. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

10. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince bireysel başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmesi gerekmektedir. 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca da bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir (A.C. ve diğerleri [GK], B. No: 2013/1827, 25/2/2016, § 25).

11. Anayasa Mahkemesi Hüseyin Aşkan ([2. B.], B. No: 2017/15649, 21/7/2020) kararında otuz günlük süre kuralının bireysel başvurunun ön şartlarından biri olduğunu ve bu sürenin başlangıç tarihinin tespitinde kanun hükmü gereği öğrenme tarihinin esas alınacağını belirtmiştir (Hüseyin Aşkan, § 20). Anılan kararda bireysel başvuru süresinin işlemeye başlaması yönünden nihai kararın gerekçesinin tebliğinin öğrenme şekillerden biri olduğu, bununla birlikte başka şekillerde de öğrenmenin söz konusu olabileceği ifade edilmiştir (Hüseyin Aşkan, § 23).

12. Mevzuatta, Yargıtay ceza dairelerinin kararlarının taraflara tebliğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Ceza yargılamasında nihai kararın tebliğ edilmediği durumlarda kararın derece mahkemesine ulaşmasından ve böylece gerekçesinin erişilebilir olmasından sonra, özen yükümlülüğü kapsamında makul bir süre içinde bireysel başvuru yapmak isteyen ilgililerden karara erişmeleri ve karar gerekçesini öğrenmeleri beklenir. Bu kapsamda erişilebilir olan nihai kararın en geç üç ay içinde ilgilileri tarafından bilindiği ve gerekçesinin öğrenildiği kabul edilmelidir. Aksi tespit edilmediği sürece bireysel başvuru için Kanun'da öngörülen otuz günlük başvuru süresi, en geç anılan üç aylık sürenin sona ermesinden itibaren başlayacaktır (A.C. ve diğerleri, § 30).

13. Somut olayda Mahkemenin mahkûmiyet kararı yönünden 25/12/2023 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlenmesiyle nihai kararın gerekçesi erişilebilir hâle gelmiştir (bkz. § 6). Başvurucu ise 16/9/2024 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bu şekilde başvurucunun, nihai kararın erişilebilir olduğu tarih gözönüne alındığında en geç anılan üç aylık sürenin sona ermesinden itibaren 30 günlük başvuru süresi içinde bireysel başvuruda bulunmadığı görülmektedir.

14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma ile özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 2/9/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Kaynak

T.C. Anayasa Mahkemesi — Kararlar Bilgi Bankası

Resmî metni kaynağında aç →

Özet, Anayasa Mahkemesinin yayımladığı metne dayanılarak hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Resmî metin, 5846 sayılı Kanun’un 31. maddesi uyarınca kaynak gösterilerek sayfada değiştirilmeden yer almaktadır; bağlayıcı olan, Anayasa Mahkemesinin yayımladığı metindir.