0533 399 10 38 av.nisakilnamazbaygun@gmail.com
Sitede ara
Menü

Trafik kazası

Destekten yoksun kalma tazminatı nedir, nasıl hesaplanır?

Ölüm hâlinde geride kalanların destek tazminatı: kimler alır, mirası reddeden alabilir mi, hesap yöntemi, indirimler, sigorta başvurusu ve zamanaşımı.

AV. NİSA KILNAMAZ BAYGÜN32 dakikalık okuma

İçindekiler
  1. Destekten yoksun kalma tazminatı nedir, hangi kanunlarda düzenlenir?
  2. Kimler destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir?
  3. Mirası reddeden yakın destekten yoksun kalma tazminatı alabilir mi?
  4. Tazminattan kim sorumludur?
  5. Destekten yoksun kalma tazminatı nasıl hesaplanır?
  6. Trafik sigortasındaki %1,8 teknik faiz tartışması ne oldu?
  7. Tazminattan hangi indirimler yapılır?
  8. İş kazasında destekten yoksun kalma tazminatının farkı nedir?
  9. Yakınlar ayrıca manevi tazminat isteyebilir mi?
  10. Trafik sigortasına başvuru ve dava süreci nasıl işler?
  11. Destekten yoksun kalma tazminatında zamanaşımı ne kadardır?
  12. Destek tazminatına faiz ne zamandan işler?
  13. Örnek olay: Destek tazminatı adım adım nasıl hesaplanır?
  14. Uygulamada sık yapılan hatalar nelerdir?
  15. Sık sorulan sorular
  16. Kaynakça

Bir bakışta

Dayanak
TBK m. 53/3, 55; KTK m. 85, 90, 91
Kim isteyebilir
Ölenin fiilen destek olduğu kişiler (mirasçılık şartı yok)
Hesap
TRH 2010 yaşam tablosu + progresif rant (Yargıtay uygulaması)
İndirimler
Desteğin kusuru, evlenme ihtimali, rücuya tabi SGK ödemeleri
Süreler
Sigortanın cevabı
Başvurudan itibaren 15 gün (KTK m. 97)
Zamanaşımı
Öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde 10 yıl (KTK m. 109)
Taksirle öldürme
15 yıllık ceza zamanaşımı (TCK m. 66/1-d)
Yeni faiz kuralı
31.07.2026 sonrası olaylar (TBK m. 55/3)

Bir trafik kazasında ya da iş kazasında hayatını kaybeden kişinin eşi, çocukları veya anne babası, yalnızca acı değil ciddi bir ekonomik kayıpla da karşı karşıya kalır. Ölen kişinin geçimine katkı sağladığı yakınları bu kaybı kimden ve hangi şartlarla isteyebilir? Mirası reddeden çocuk ya da eş yine de tazminat alabilir mi? Tazminat nasıl hesaplanır, hangi indirimler yapılır? Trafik sigortasına başvuru, Sigorta Tahkim Komisyonu ve dava yolu nasıl işler, süreler ne kadardır? Bu yazıda bu sorulara sırayla cevap veriyorum.

Kısaca

  • Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin fiilen geçimine katkı sağladığı ya da ölmeseydi katkı sağlayacağı kişilere ödenir. Mirasçı olmak gerekmez; mirası reddeden yakın da talepte bulunabilir.
  • Tazminat, desteğin gelirinden her yakına düşen pay, desteğin ve yakınların muhtemel yaşam süreleri ve kusur oranı esas alınarak aktüer bilirkişi tarafından hesaplanır. Yargıtay uygulamasında TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılıyor; %1,8 teknik faiz uygulanmıyor.
  • Trafik sigortasından talep için dava açmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuru şarttır. Genel zamanaşımı zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıldır. Fiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır.

Destekten yoksun kalma tazminatı nedir, hangi kanunlarda düzenlenir?

Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız bir fiil sonucu ölen kişinin maddi yardımından mahrum kalan yakınlarının bu kayıp nedeniyle uğradığı zararın karşılanmasıdır. Amaç, geride kalanların ölümden önceki yaşam düzeylerini sürdürebilmesidir. Bu tazminat bir ceza değildir. Ölen kişinin ailesine ileride sağlayacağı katkının bugünkü değerinin ödenmesidir.

Yazıda sık geçecek terimleri baştan açıklayayım:

  • Destek: Bir başkasının geçimini düzenli ve fiilî olarak, tamamen ya da kısmen sağlayan veya ölmeseydi yakın bir gelecekte sağlayacak olan kişidir. Yazıda ölen kişiye “destek” diyorum.
  • Destekten yoksun kalan: Desteğin ölümü yüzünden bu katkıdan mahrum kalan eş, çocuk, anne baba gibi kişilerdir. Davayı açan bu kişilerdir.
  • Haksız fiil: Hukuka aykırı bir davranışla başkasına zarar verilmesidir. Trafik kazası, iş kazası ve tıbbi hata gibi olaylar bu kapsamdadır.
  • Aktüer bilirkişi: Yaşam olasılıklarına dayanan sigorta matematiği hesabını yapan bilirkişidir. Destek tazminatını mahkeme bu bilirkişinin raporuyla belirler.

Tazminatın genel dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’dur (TBK). Kanun, ölüm hâlinde istenebilecek zararları şöyle sayar:

Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
1. Cenaze giderleri.
2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 53

Hesaplamanın nasıl yapılacağına ilişkin temel kural ise TBK’nın 55. maddesindedir:

Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 55/1

Trafik kazalarında bunlara 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) eklenir. Motorlu aracın işletilmesi bir kişinin ölümüne yol açarsa araç işleteni, kusuru olmasa bile sorumludur (2918 s. KTK m. 85). Buna “tehlike sorumluluğu” denir. İşletenin bu sorumluluğu için zorunlu mali sorumluluk sigortası, yani bilinen adıyla trafik sigortası yaptırılması zorunludur (2918 s. KTK m. 91). Sigortanın ödeyeceği tazminatlar bakımından KTK’nın 90. maddesi şu anda şöyledir:

Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda (…) öngörülen usul ve esaslara tabidir. (…) Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda (…) düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 90/1 (Anayasa Mahkemesi iptallerinden sonraki güncel metin)

Metindeki “(…)” işaretleri, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği ibarelerin yerini gösterir. Bu iptallerin hesaplama yöntemine etkisini aşağıda ayrı bir başlıkta anlatıyorum.

İş kazasında ise işverenin sorumluluğu ve Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) ödemeleri devreye girer. Tıbbi hata, iş yerinde düşme, elektrik çarpması gibi diğer haksız fiillerde de dayanak yine TBK’nın 53 ve 55. maddeleridir. Yazının ağırlığı trafik kazasındadır. Ancak destek kavramı, kimlerin talep edebileceği ve hesaplama ilkeleri bütün bu olaylarda büyük ölçüde aynıdır.

Kimler destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir?

Ölen kişinin sağlığında fiilen ve düzenli olarak geçimine katkı sağladığı ya da ölmeseydi olayların olağan akışına göre katkı sağlayacağı herkes isteyebilir. Belirleyici olan akrabalık veya nafaka yükümlülüğü değil, fiilî bir destek ilişkisinin bulunmasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu destek kavramını şöyle tanımlar:

Destek; “sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.” (Yargıtay HGK, 26.03.2025, 2024/197 E., 2025/168 K.)

Aynı kararda bir şart daha vurgulanır: Destekten yoksun kalan kişi gerçek bir ihtiyaç içinde olmalıdır. Bu, yoksulluk demek değildir. Ölümden sonra ailenin daha önceki sosyal ve ekonomik düzeyinin altına düşmesi yeterli sayılır.

Uygulamada talep sahipleri ve dikkat edilen noktalar şöyle özetlenebilir:

Talep edenDestek ilişkisi nasıl değerlendirilir?Uygulamada dikkat edilen nokta
EşEvlilik birliği içinde destek ilişkisi kabul edilir.Yeniden evlenme ihtimali hesaba katılır. Eş dava sırasında yeniden evlenmişse tazminat evlendiği tarihe kadar hesaplanır.
ÇocuklarDestek ilişkisi kabul edilir.Destek süresi: yükseköğrenim görmüyorsa erkek çocuk için 18, kız çocuk için 22 yaş; yükseköğrenim görüyorsa 25 yaş.
Anne ve babaÇocuğun ileride anne babasına da destek olacağı varsayılır.Ölen bekâr ve çocuksuz olsa bile ileride evleneceği ve çocuk sahibi olacağı varsayımıyla paylar kademeli olarak hesaplanır.
KardeşlerKendiliğinden kabul edilmez.Ölenin kardeşine düzenli ve fiilî bakım sağladığı somut delillerle ispat edilmelidir.
NişanlıNişanlılar arasında kanuni bakım yükümlülüğü yoktur.Düzenli para gönderimi gibi somut destek delilleri aranır. Kuvvetli ve somut delil yoksa talep reddedilebilir.
Bakılan diğer kişilerÜvey çocuk, torun, bakılan yaşlı akraba gibi kişiler de destek alıyorsa talep edebilir.Fiilî ve düzenli bakımın ispatı gerekir.

Anne baba neden kendiliğinden destek alan sayılır?

Yargıtay, çocuğun ölmeseydi ileride anne babasına da destek olacağını hayatın olağan akışı gereği kabul eder. 4. Hukuk Dairesi bunu şöyle ifade eder: “Trafik kazası sonucu destek ölmeseydi hayatın olağan akışı içinde eş ve çocuklarının yanında ana ve babaya destek olacakları varsayılmalıdır.” (Yargıtay 4. HD, 28.01.2025, 2023/1559 E., 2025/1091 K.) Aynı kararda, 32 yaşında bekâr ve çocuksuz ölen kişinin anne babası için yapılan hesap bozulmuştur. Gerekçe, hesabın ölenin ileride evlenip çocuk sahibi olacağı ihtimali gözetilmeden yapılmasıdır.

Nişanlı tazminat isteyebilir mi?

İsteyebilir, ancak fiilî desteği somut delillerle ispat etmesi gerekir. Yargıtay, yalnızca nişan videosu gibi delillerle kabul edilen bir talebi bozmuş ve şunu belirtmiştir: “Davacı nişanlının destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmesi için halen ve ileride kuvvetli destek olma ihtimali için somut delil olması gerekmekte” (Yargıtay 4. HD, 10.09.2024, 2022/10576 E., 2024/7456 K.). Başka bir kararda ise ölenin nişanlısına banka aracılığıyla düzenli para gönderdiği dekontlarla ispatlanmıştır. Daire bu durumda destek ilişkisini kabul etmiş, ancak nişanlı sonradan başkasıyla evlendiği için tazminatın yalnızca evlendiği tarihe kadar hesaplanmasını istemiştir (Yargıtay 4. HD, 05.04.2023, 2022/5233 E., 2023/5009 K.).

Mirası reddeden yakın destekten yoksun kalma tazminatı alabilir mi?

Evet, alabilir. Destekten yoksun kalma tazminatı ölenden mirasçılara geçen bir hak değildir. Desteğini yitiren kişinin kendi şahsında doğan bağımsız bir haktır. Bu yüzden ölenin borçları nedeniyle mirası reddetmiş eş veya çocuk, destek tazminatını yine isteyebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.06.2018 tarihli ve 2016/5 E., 2018/6 K. sayılı kararına da atıf yaparak bu hakkın niteliğini şöyle açıklar: “Destekten yoksun kalanların meydana gelen zararlarını tazmin hakkı ölenden intikal eden bir hak olmayıp doğrudan doğruya desteğini yitiren kişinin kendisinde doğan, asli ve bağımsız nitelikte bir haktır.” (Yargıtay HGK, 26.03.2025, 2024/197 E., 2025/168 K.)

Mirası reddetmiş eş ve çocukların açtığı bir davada ilk derece mahkemesi davayı reddetmişti. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bu kararı bozmuş ve şöyle demiştir: “destekten yoksun kalan kişiler, ölenin mirasçısı olup da mirası reddetmiş olsalar bile sorumlulara karşı dava açabilirler ve tazminat isteyebilirler.” (Yargıtay 17. HD, 21.06.2018, 2015/11112 E., 2018/6213 K.)

Kenar notu

Mirasın reddi ile destek tazminatı arasındaki ayrım, ölenin borçlu olduğu durumlarda önemlidir. Mirası reddetmek, ölenin borçlarından kurtulmayı sağlar. Destek tazminatı ise yakının kendi alacağı olduğu için bu tercihten etkilenmez. Mirasın reddi için kanundaki süre, destek davasının zamanaşımı süresinden çok daha kısadır. İki işin takvimi ayrı ayrı takip edilmelidir.

Tazminattan kim sorumludur?

Trafik kazasında kusurlu sürücü, aracın işleteni ve işletenin zorunlu trafik sigortacısı sorumludur. Bu kişilerden herhangi birinden veya birkaçından birlikte talepte bulunulabilir. Sorumluluk türleri farklıdır:

  • Sürücü: Kusuru oranında haksız fiil hükümlerine göre sorumludur (6098 s. TBK m. 49).
  • İşleten: Genellikle araç sahibidir. Kusuru olmasa da aracın işletilmesinden doğan zarardan sorumludur (2918 s. KTK m. 85). Mücbir sebep veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusuru gibi hâllerde sorumluluktan kurtulabilir (2918 s. KTK m. 86).
  • Trafik sigortacısı: İşletenin sorumluluğunu, kaza tarihindeki poliçe limitleriyle sınırlı olarak üstlenir. Limitler her yıl yeniden belirlenir. Kaza tarihindeki tutar poliçeden veya Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) duyurularından kontrol edilmelidir.
  • Güvence Hesabı: Kazaya karışan araç sigortasızsa veya kaçan araç tespit edilemiyorsa, ölüm dahil bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabilir (5684 s. Sigortacılık K. m. 14/2).
  • İhtiyari mali mesuliyet (İMM) sigortacısı: Araç için ayrıca isteğe bağlı bir sorumluluk sigortası yapılmışsa, trafik sigortası limitini aşan zarar poliçe şartlarına göre bu sigortadan istenebilir.

Sigortacı yalnızca işletenin sorumlu olduğu ölçüde sorumludur. Bu kuralın önemli bir sonucu, kazada tamamen kendi kusuruyla ölen sürücünün yakınlarının durumunda ortaya çıkar.

Kazada kendi kusuruyla ölen sürücünün yakınları kendi aracının sigortasından tazminat alabilir mi?

Güncel mevzuat ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına göre, ölen sürücünün kendi kusuruna denk gelen kısım için alamaz. 9/6/2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanunla KTK’nın 92. maddesine eklenen bent bunu açıkça teminat dışında bırakır:

Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. (…)
j) Destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri,

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 92/1-j

Bu konu uzun süre tartışmalıydı. Yargıtay, eski genel şartlar döneminde kusurlu sürücünün yakınlarını sigortaya karşı üçüncü kişi sayan kararlar vermişti. Hukuk Genel Kurulu ise 01.06.2015’te yürürlüğe giren Genel Şartlara göre düzenlenen poliçelerle ilgili 2025 tarihli kararında, 13.01.2016’daki kazada tam kusurlu ölen sürücünün eş ve çocuğunun aracın trafik sigortacısından talebini reddetmek gerektiğine karar vermiştir. Kararın sonuç cümlesi şöyledir: “Yüzde yüz kendi kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü veya işletenin kusurun tamamı kendisine ait olması nedeniyle desteğinden yoksun kalanların tazminat talepleri de zorunlu malî sorumluluk sigortasının teminatı kapsımı dışındadır.” (Yargıtay HGK, 26.03.2025, 2024/197 E., 2025/168 K., oy birliğiyle)

Bu sınırlama yalnızca ölen sürücünün kendi kusuruna denk gelen kısım içindir. Kazaya karışan karşı aracın sürücüsü de kusurluysa, onun kusuruna düşen zarar karşı aracın trafik sigortasından istenebilir. Kaza tarihi, poliçe tarihi ve hangi genel şartların uygulanacağı her dosyada ayrıca incelenmelidir.

Destekten yoksun kalma tazminatı nasıl hesaplanır?

Tazminat, desteğin geliri ve gelirinden her yakına ayıracağı pay belirlenip, destek ilişkisinin süreceği muhtemel süre boyunca hesaplanarak bulunur. Bu tutardan kusur, yeniden evlenme ihtimali ve rücuya tabi sosyal güvenlik ödemeleri gibi kalemler düşülür. Hesap matematiksel olarak karmaşık olduğu için mahkemeler aktüer bilirkişiden rapor alır. Adımlar kabaca şöyledir:

1. Desteğin geliri nasıl belirlenir?

Esas alınan, desteğin gerçek net gelirdir. Bordro, vergi kaydı, SGK kaydı, tanık beyanı, meslek odası ya da esnaf odası yazısı gibi delillerle ispatlanır. Gelir ispatlanamıyorsa veya destek çalışmıyorsa, uygulamada hesap genellikle asgari ücret üzerinden yapılır. Çalışmayan ev hanımının ev içi emeği de destek sayılabilir. Yurt dışında çalışan desteğin yabancı para cinsinden belgelenmiş geliri de hesaba esas alınabilir.

Hesapta iki dönem ayrılır. Bilinen dönem, ölüm tarihinden rapor tarihine kadar geçen süredir. Bu dönemde gerçekleşmiş gelir verileri kullanılır. Bilinmeyen dönem ise rapor tarihinden sonraki gelecektir. Ayrıca desteğin çalışma çağındaki aktif dönem ile emeklilik sonrası pasif dönem ayrılır. Uygulamada aktif dönemin sonu genellikle 60 yaş kabul edilir.

2. Gelirden her yakına ne kadar pay düşer?

Yargıtay uygulamasında “pay yöntemi” kullanılır. Desteğe kendisi için iki pay, eşine iki pay, her çocuğuna bir pay verilir. Anne baba da destek alıyorsa her birine bir pay ayrılır. Bir çocuk destek yaşını doldurunca ya da anne babadan biri öldüğünde paylar yeniden dağıtılır. Örneğin eş ve tek çocuk varken eşin payı %40, çocuğun payı %20 olur. Çocuk destekten çıkınca eşin payı %50’ye yükselir. İş kazasına ilişkin bir dosyada Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin onadığı hesap tam olarak bu şekilde yapılmıştır (Yargıtay 10. HD, 17.06.2025, 2025/2037 E., 2025/9942 K.).

Ölen kişi bekâr ve çocuksuzsa anne babanın payı kademeli olarak belirlenir. 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre bu paylar şöyledir:

Desteğin varsayılan durumuPay dağılımıAnne ve babanın her birinin payı
Evleninceye kadarDestek 2, anne 1, baba 1%25
Evlendikten sonraDestek 2, eş 2, anne 1, baba 1%16 (yaklaşık)
Bir çocuk sahibi oluncaDestek 2, eş 2, çocuk 1, anne 1, baba 1%14 (yaklaşık)
İkinci çocukla birlikteDestek 2, eş 2, çocuklar 1’er, anne 1, baba 1%12,5

Kaynak: Yargıtay 4. HD, 28.01.2025, 2023/1559 E., 2025/1091 K. Anne babadan biri yaşam tablosuna göre destekten çıktığında onun payı diğerine eklenir.

3. Destek süresi nasıl belirlenir?

Desteğin ve destek alanın muhtemel kalan ömrü bir yaşam tablosundan bulunur. Destek süresi, ikisinden kısa olanla sınırlıdır. Çocuklarda destek süresi, yukarıda belirttiğim gibi eğitim durumuna göre 18, 22 veya 25 yaşta sona erer. Yargıtay’ın ilkesi şöyledir: Yükseköğrenim görmeyen çocuklarda “erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.” (Yargıtay 4. HD, 05.11.2025, 2024/6175 E., 2025/15132 K. dosyasında aktarılan bozma kararı)

4. Hangi yaşam tablosu ve hangi hesap yöntemi kullanılır?

Güncel Yargıtay uygulamasında kalan ömür, Türkiye verileriyle hazırlanmış TRH 2010 ulusal yaşam tablosuna göre belirlenir. Daha önce 1931 tarihli Fransız kaynaklı PMF 1931 tablosu kullanılıyordu. Bilinmeyen dönem ise progresif rant yöntemiyle hesaplanır. Bu yöntemde gelirin her yıl %10 artacağı ve tazminat bugün toplu ödendiği için %10 iskonto edileceği kabul edilir. Yargıtay bu yöntemi şöyle tarif eder: “işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla” hesap yapılmalıdır (Yargıtay 4. HD, 17.03.2022, 2021/11951 E., 2022/5178 K.).

Eski kazalarda tablo seçimi farklı olabilir. Yargıtay, 01.09.2009 tarihli bir kazada şunu belirtmiştir: “Kaza tarihi (01.09.2009) dikkate alındığında Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamanın PMF-1931 Bakiye Yaşam Tablosu kullanılarak progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiği” (Yargıtay 4. HD, 29.05.2025, 2022/15704 E., 2025/8792 K.). Bu nedenle kaza tarihi ve davacının hesap yöntemine ilişkin talepleri, hangi tablonun uygulanacağını etkileyebilir.

Trafik sigortasındaki %1,8 teknik faiz tartışması ne oldu?

Kısa cevap: Yargıtay, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarından sonra destek tazminatının %1,8 teknik faizle hesaplanamayacağını kabul ediyor. Ayrıca 01.07.2026’dan itibaren Genel Şartlardaki hesap cetvelleri de yürürlükten kaldırıldı. Konunun geçmişi kısaca şöyledir:

TarihGelişmeSonucu
01.06.2015Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlüğe girdi (RG 14.05.2015, S. 29355).Destek tazminatının, Genel Şartların ekindeki cetvellere göre TRH 2010 tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplanması öngörüldü.
14.04.20166704 sayılı Kanunla KTK m. 90 değişti.Sigorta kapsamındaki tazminatların “genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara” tabi olacağı yazıldı.
17.07.2020Anayasa Mahkemesi, E. 2019/40, K. 2020/40 (RG 09.10.2020, S. 31269)KTK m. 90’daki genel şartlara yapılan atıf ve m. 92/i bendi iptal edildi.
09.06.20217327 sayılı Kanunla KTK m. 90’a yeni cümle ve fıkra eklendi.Destek tazminatının hayat tablosu ve genel şartlarda belirlenecek, %2’yi geçmeyen iskonto oranıyla hesaplanması öngörüldü.
29.12.2022Anayasa Mahkemesi, E. 2021/82, K. 2022/167 (RG 14.02.2023, S. 32104)7327 sayılı Kanunla eklenen bu cümle ve fıkra da iptal edildi.
01.07.2026Genel Şartlarda değişiklik (RG 12.06.2026, S. 33278)Destek teminatı TBK’nın haksız fiil hükümlerine bağlandı. Hesap cetvellerini içeren Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 yürürlükten kaldırıldı.

Anayasa Mahkemesi 2022 tarihli kararında özetle şu tespiti yapmıştır: Aynı kazadan sorumlu sürücü ve işletenin borcu TBK’ya göre, sigortacının borcu ise farklı kurallara göre hesaplanırsa, zarar görenin gerçek zararı trafik sigortasından karşılanamayabilir. Bu da trafik sigortasının varlık amacıyla bağdaşmaz. Mahkeme bu nedenle kuralı Anayasa’nın 5, 17 ve 35. maddelerine aykırı bulmuştur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de iptal kararlarından sonra şu ilkeyi benimsemiştir: “Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir.” (Yargıtay 4. HD, 26.01.2023, 2021/24017 E., 2023/1117 K.)

01.07.2026 tarihli Genel Şart değişikliğinden sonra destek teminatının tanımı şöyledir:

ç) Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı: Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere 6098 sayılı Kanunun haksız fiillere ilişkin hükümlerine göre belirlenen tazminatları içeren teminattır. Söz konusu tazminat miktarının tespitinde ölen kişi esas alınır.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, A.5/ç (RG 12.06.2026, S. 33278 ile değişik; yürürlük 01.07.2026)

Değişiklik metninde, 01.07.2026’dan önce düzenlenmiş poliçelere nasıl uygulanacağına dair ayrı bir geçiş hükmü yer almıyor. Yargıtay bu tarihten önceki poliçelerde de %1,8 teknik faizi zaten uygulamadığı için pratik fark sınırlı görünüyor. Yine de eski poliçelerde sigorta şirketlerinin başvuru aşamasında farklı bir hesap sunabileceği akılda tutulmalıdır.

Tazminattan hangi indirimler yapılır?

Hesaplanan tutardan desteğin kusuru, yeniden evlenme ihtimali, rücuya tabi sosyal güvenlik ödemeleri ve daha önce yapılmış ödemeler düşülür. Hâkim ayrıca hatır taşıması gibi durumlarda takdirî indirim yapabilir. Buna karşılık her ödeme indirilemez. Rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile yardım amaçlı ödemeler tazminattan düşülmez (6098 s. TBK m. 55/1).

Desteğin kendi kusuru

Kazada ölen kişinin de kusuru varsa, tazminat onun kusuru oranında azaltılır. Örneğin karşı sürücü %75, ölen kişi %25 kusurluysa yakınlar zararın %75’ini isteyebilir. Kusur oranları genellikle Adli Tıp Kurumu veya trafik bilirkişisi raporuyla belirlenir. Ceza davasında alınan kusur raporu hukuk hâkimini kendiliğinden bağlamaz. Ancak dosyaya delil olarak sunulur.

Emniyet kemeri ve kask: müterafik kusur

Müterafik kusur, zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına kendi davranışıyla katkıda bulunmasıdır (6098 s. TBK m. 52). Kazanın oluşunda hiç kusuru olmayan bir yolcu bile, emniyet kemeri takmadığı için ölüm ağırlaşmışsa bu indirimle karşılaşabilir. Yargıtay bir dosyada şu sonucu onamıştır: “desteğin emniyet kemeri takmaması ile ölümü arasında illiyet bağı olduğu sabit olması ve belirlenen tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması usul ve kanuna uygun” (Yargıtay 4. HD, 17.01.2023, 2021/9946 E., 2023/492 K.). İndirim için kemer takılmaması ile ölüm arasında nedensellik bağı kurulmalıdır. Oran her olayda ayrıca değerlendirilir.

Hatır taşıması

Hatır taşıması, bir kişinin karşılık almadan, sırf hatır için araca alınmasıdır. Bu durumda işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir (2918 s. KTK m. 87/1). Hâkim, hakkaniyet gereği tazminattan indirim yapabilir. İndirimin oranı somut olaya göre belirlenir. Bu savunmanın zamanında ileri sürülmesi önemlidir. Yukarıdaki emniyet kemeri dosyasında bölge adliye mahkemesi, sigorta şirketi hatır taşıması savunmasını süresinde ileri sürmediği için bu itirazı incelememiştir. Bölge adliye mahkemesinin kararı, davacıların temyizi üzerine Yargıtay’ca onanmıştır (Yargıtay 4. HD, 17.01.2023, 2021/9946 E., 2023/492 K.).

Eşin yeniden evlenme ihtimali

Hayatta kalan eş yeniden evlenirse, kaybettiği desteğin yerine yeni bir destek gelmiş sayılır. Bu yüzden eşin tazminatından evlenme ihtimali oranında indirim yapılır. Oran, rapor tarihindeki yaşa göre AYİM evlenme ihtimali tablosundan alınır. Ayrıca 18 yaşından küçük her çocuk için oran %5 düşürülür. Yargıtay’a göre bu belirleme yapılırken “eşin yaşı, 18 yaşından küçük çocuk sayısı, sağlığı, görünümü, ekonomik durumu gibi etkenler değerlendirilerek bu belirlemenin yapılması gerekir.” (Yargıtay 4. HD, 05.11.2025, 2024/6175 E., 2025/15132 K. dosyasında aktarılan bozma kararı)

Eş fiilen yeniden evlenmişse ihtimal hesabı yapılmaz. Tazminat, ölüm tarihi ile evlenme tarihi arasındaki süre için hesaplanır. Yargıtay’ın deyişiyle “somut gerçeğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağı gözetilerek” karar verilmelidir (Yargıtay 4. HD, 05.04.2023, 2022/5233 E., 2023/5009 K.).

SGK ödemeleri

SGK’nın yakınlara bağladığı gelir ve aylıklardan yalnızca rücuya tabi olan kısım düşülür. Rücu, SGK’nın yaptığı ödemeyi zarardan sorumlu kişiden geri istemesidir. 5510 sayılı Kanunun 21. maddesine göre iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık üçüncü bir kişinin kusuruyla meydana gelmişse, bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı zarara sebep olana rücu edilir. Bu kısım tazminattan düşülür. Rücu edilemeyen ödemeler ise düşülmez. Bu nedenle mahkeme SGK’ya yazı yazarak hangi ödemenin hangi sigorta kolundan yapıldığını ve rücuya tabi olup olmadığını sormalıdır. Yargıtay, bu araştırma yapılmadan verilen bir kararı bozmuş ve “rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için rapor alınması” gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 4. HD, 28.01.2025, 2023/1559 E., 2025/1091 K.). Bu dosyada ölen kişi işyeri servis aracında yolcu olduğu için olay aynı zamanda iş kazasıydı.

Daha önce yapılan ödemeler

Sigorta şirketi başvuru üzerine kısmi ödeme yapmışsa bu ödeme hesaplanan tazminattan mahsup edilir. 31.07.2026’dan sonra meydana gelen olaylar için TBK’ya bu konuda yeni bir kural eklenmiştir. Bu kuralı aşağıda faiz başlığıyla birlikte anlatıyorum.

İş kazasında destekten yoksun kalma tazminatının farkı nedir?

İş kazasında tazminatın temel mantığı aynıdır. Fark, sorumlunun çoğunlukla işveren olması, davanın iş mahkemesinde görülmesi ve SGK ödemelerinin hesapta daha belirleyici olmasıdır. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamışsa kusuru oranında sorumludur. Kazaya üçüncü bir kişi de sebep olmuşsa o kişi de sorumlu tutulabilir.

  • Görevli mahkeme: İşçi ile işveren arasında iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklara iş mahkemesi bakar (7036 s. İş Mahkemeleri K. m. 5/1-a).
  • Arabuluculuk: İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk aranmaz (7036 s. İş Mahkemeleri K. m. 3/3).
  • Yetki: İş kazasından doğan tazminat davalarında kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (7036 s. İş Mahkemeleri K. m. 6/3).
  • SGK mahsubu: Hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmı tazminattan düşülür. 10. Hukuk Dairesi bir dosyada yeniden yapılacak hesabı şöyle tarif etmiştir: “kusur ve davacılara bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilir kısmının tenzilatının yapıldığı yeni bir hesap raporu almak” (Yargıtay 10. HD, 17.06.2025, 2025/2037 E., 2025/9942 K. dosyasında aktarılan bozma kararı).

Servis aracıyla işe giderken olan trafik kazaları hem trafik kazası hem iş kazası sayılabilir. Bu durumda hem işverene hem de aracın trafik sigortacısına karşı talep ihtimali doğar. SGK ödemelerinin mahsubu da her iki dava için önem kazanır.

Yakınlar ayrıca manevi tazminat isteyebilir mi?

Evet. Destekten yoksun kalma tazminatı maddi bir kaybın karşılığıdır. Ölüm hâlinde yakınların duyduğu acı için ayrıca manevi tazminat istenebilir:

Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 56/2

Manevi tazminat için ölenin fiilen destek olması gerekmez. Örneğin geçimine katkısı olmayan bir kardeş de manevi tazminat isteyebilir. Ancak manevi tazminat zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır (2918 s. KTK m. 92/1-f). Bu nedenle sürücü ve işletenden ya da poliçede manevi tazminat teminatı varsa ihtiyari mali mesuliyet sigortasından istenir. Tutarı hâkim; olayın ağırlığı, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu gibi ölçütlerle belirler. Bu yazının konusu destek tazminatı olduğu için manevi tazminatı burada kısa tutuyorum.

Trafik sigortasına başvuru ve dava süreci nasıl işler?

Önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır. Sigorta şirketi 15 gün içinde cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir:

Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 97

1. Sigorta şirketine yazılı başvuru

Başvuruda kaza tespit tutanağı, ölüm belgesi ve ölü muayene veya otopsi raporu, nüfus kayıt örneği, veraset ilamı, varsa ceza soruşturması belgeleri, desteğin gelirine ilişkin belgeler ve banka hesap bilgileri sunulur. Sigortacı, Genel Şartlarda sayılan belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmak zorundadır (2918 s. KTK m. 99/1). Yargıtay, KTK m. 97’deki yazılı başvuruyu sigorta şirketine karşı açılan davalar için bir dava şartı olarak kabul eder (Yargıtay 4. HD, 08.05.2024, 2023/12689 E., 2024/4378 K.). Başvuru yapılmadan sigorta şirketine dava açılırsa dava usulden reddedilme riskiyle karşılaşır. Aynı kararda, taraflar dava öncesinde ihtiyari olarak arabulucuya başvurmuş ve sigorta şirketi böylece olaydan haberdar olmuştu. Yargıtay bu durumda başvuru şartının amacının gerçekleştiğini kabul etmiştir. Yine de en güvenli yol, dava veya tahkimden önce sigortaya belgeli ve yazılı başvuru yapmaktır.

2. Dava mı, tahkim mi?

Başvurudan sonuç alınamazsa iki yol vardır:

ÖlçütMahkemede davaSigorta Tahkim Komisyonu
Kime karşıSigorta şirketi, sürücü, işleten, Güvence Hesabı (birlikte dava edilebilir)Sigorta şirketi veya Güvence Hesabı
Dayanak2918 s. KTK m. 975684 s. Sigortacılık K. m. 30
Ön şartSigortaya yazılı başvuru (yalnız sigorta şirketi bakımından)Sigortaya yazılı başvuru
Kanun yoluİstinaf ve temyiz, miktar sınırlarına bağlıİtiraz hakem heyeti, ardından miktara göre temyiz
Uygun olduğu durumKusur, destek ilişkisi gibi geniş tanık ve delil incelemesi gerektiren uyuşmazlıklarBelgelerin net olduğu, daha çok hesaplamaya ilişkin uyuşmazlıklar

Zorunlu trafik sigortası için sigorta tahkim sistemine üye olmayan şirketlere karşı da tahkime başvurulabilir (5684 s. Sigortacılık K. m. 30/1). Destek ilişkisinin geniş araştırma gerektirdiği dosyalarda hakem heyetlerinin dosyayı genel mahkemeye bırakabildiği de görülmektedir. Bu durum, yukarıda andığım nişanlı davasında da gündeme gelmiştir.

3. Zorunlu arabuluculuk gerekir mi?

Trafik sigortacısına karşı açılan davada zorunlu arabuluculuk aranmaz. Yargıtay bu konuda açıktır: “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açılacak davalar zorunlu arabulucuk dava şartına tabi değildir.” (Yargıtay 4. HD, 08.05.2024, 2023/12689 E., 2024/4378 K.) Aynı kararda, sigorta şirketi dışındaki işleten yönünden dava açmak için özel bir dava şartı bulunmadığı da belirtilmiştir. İşveren sorumluluk sigortası gibi diğer sigortalara karşı açılan ticari davalarda ise arabuluculuk şartı gündeme gelebilir. Bu nedenle hangi sigortaya dayanıldığı önemlidir.

4. Görevli ve yetkili mahkeme

Sigorta şirketine karşı açılan davalar, sigorta hukuku Türk Ticaret Kanununda düzenlendiği için uygulamada asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yalnızca tacir olmayan sürücü veya işletene karşı açılan dava ise asliye hukuk mahkemesinde görülür. İş kazasında iş mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından trafik kazası davaları, sigortacının şubesinin veya poliçeyi düzenleyen acentenin bulunduğu yerde ya da kazanın olduğu yerde açılabilir (2918 s. KTK m. 110/2). Davalının yerleşim yeri mahkemesi de genel kural olarak yetkilidir.

5. Davanın açılış şekli: 31.07.2026 değişikliği

Destek tazminatının tutarı dava açılırken çoğu zaman bilinmez; aktüer raporuyla ortaya çıkar. Bu yüzden uygulamada bu davalar sıklıkla “belirsiz alacak davası” olarak açılırdı. 7589 sayılı Kanun, belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK’nın 107. maddesini 31.07.2026’dan itibaren yürürlükten kaldırmıştır. Bu tarihten önce açılmış davalarda madde uygulanmaya devam eder. Bunun yerine HMK’nın 109. maddesine bir fıkra eklenmiştir. Buna göre alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Artırılan kısım için zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (6100 s. HMK m. 109/4). 31.07.2026’dan sonra açılacak destek davalarında dava dilekçesinin buna göre hazırlanması gerekir.

Kenar notu

Uygulamada sık görülen bir hata, sigorta şirketinin başvuru üzerine yaptığı ödemeyi “tam ödeme” sanıp ibraname imzalamaktır. Ölüm tazminatlarında yetersiz ödemeye dayalı ibranamenin kesin sonuç doğurmadığı durumlar vardır. Kanun, tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler (2918 s. KTK m. 111/2). Yine de imzadan önce ödenen tutarın gerçek zararı karşılayıp karşılamadığını değerlendirmek gerekir.

Destekten yoksun kalma tazminatında zamanaşımı ne kadardır?

Trafik kazasında talep, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yılda, her hâlde kaza tarihinden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Olay aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa bu uzun süre uygulanır:

Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 109/1-2

Trafik kazası dışındaki haksız fiillerde, örneğin iş kazasında işverene karşı talepte, TBK’nın 72. maddesi aynı yapıda bir kural koyar. İki yıllık ve on yıllık süreler vardır. Fiil daha uzun ceza zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (6098 s. TBK m. 72/1).

DurumSüreBaşlangıçDayanak
Kısa zamanaşımı2 yılZararın ve sorumlunun öğrenilmesiKTK m. 109/1, TBK m. 72/1
Uzun zamanaşımı10 yılKaza veya fiil tarihiKTK m. 109/1, TBK m. 72/1
Taksirle öldürme suçu oluşturan kaza15 yıl (olağan dava zamanaşımı)Suçun işlendiği günTCK m. 85/1, TCK m. 66/1-d
Ceza zamanaşımının kesilmesiKanundaki sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilirSon kesme işlemiTCK m. 67/3-4
Kısmi ödeme sonrası ibranamenin iptali2 yılAnlaşma tarihiKTK m. 111/2

Taksirle öldürmenin cezası iki yıldan altı yıla kadar hapistir (TCK m. 85/1). Üst sınır beş yılı aştığı için dava zamanaşımı 15 yıldır (TCK m. 66/1-d). Ancak bu uzun süreye güvenmeden önce dikkatli olmak gerekir. Örneğin sürücünün kazada tek başına ve kendi kusuruyla öldüğü bir olayda, ortada başkasının taksirle öldürme suçu yoktur. Yargıtay böyle bir dosyada eylemin trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu sayılabileceğini ve sürenin buna göre belirleneceğini kabul etmiştir. Kararda “kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK’ya göre söz konusu eylemin trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu olup zamanaşımı süresinin 8 yıl olmasına” vurgu yapılmış ve 2008 tarihli kaza için 2021’de yapılan başvuru zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir (Yargıtay 4. HD, 24.09.2024, 2022/11224 E., 2024/8085 K.). Bu karar oy çokluğuyla verilmiştir; karşı oyda farklı bir görüş savunulmuştur.

Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacıya karşı kesilen zamanaşımı da yükümlü bakımından kesilmiş sayılır (2918 s. KTK m. 109/3).

Destek tazminatına faiz ne zamandan işler?

Kural olarak sürücü ve işleten için faiz kaza tarihinden işler. Sigorta şirketi bakımından ise uygulamada temerrüt, yani borcun ödenmesinde gecikme, yazılı başvurudan ve kanundaki sekiz iş günlük ödeme süresinin dolmasından sonra başlar. Başvuru yapılmamışsa dava tarihi esas alınır. Faizin türü de önemlidir. Kazaya karışan araç ticari nitelikteyse avans faizi istenebilir. Yargıtay, kamyonetin karıştığı bir kazada mahkemenin yasal faize hükmetmesini düzelterek avans faizi işletilmesine karar vermiştir (Yargıtay 4. HD, 05.11.2025, 2024/6175 E., 2025/15132 K.). Hususi araçlarda ise genellikle yasal faiz uygulanır.

31.07.2026’dan sonraki olaylar için yeni faiz kuralı

31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun, TBK’nın 55. maddesine iki fıkra eklemiştir:

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 55/3-4 (7589 s. Kanun m. 18 ile eklendi)

Bu hükümler geçmişe yürümez. Kanunun geçici maddesi bunu açıkça düzenler:

Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 6098 sayılı Kanunun 55 inci maddesinde yapılan değişiklik, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar bakımından maddenin değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

7589 sayılı Kanun, geçici m. 1/9

Değişikliğin destek davaları için anlamı şudur:

  • 31.07.2026 ve sonrasında olan kazalarda, bilinen döneme ait tazminata olay tarihinden, bilinmeyen döneme ait tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecektir.
  • Sigorta şirketinin tahkikat başlamadan önce yaptığı ödeme, tazminattan doğrudan tutar olarak değil, ödeme tarihindeki tazminata oranlanarak mahsup edilecektir. Örneğin ödeme, ödeme tarihindeki toplam zararın yarısını karşılıyorsa, karar tarihindeki tazminatın da yarısı ödenmiş sayılır.
  • Bu tarihten önceki kazalarda ise Yargıtay’ın mevcut uygulaması devam eder.

Aynı Kanunla 3095 sayılı Kanunun kanuni faizi düzenleyen 1. maddesi de değiştirilmiştir. Oran artık Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni esas alınarak belirlenir. Geçerli oran dönem dönem değişebileceği için hesap tarihinde ayrıca kontrol edilmelidir. Yeni kuralın, ticari araçlarda istenebilen avans faizi ile ilişkisini ve sigorta şirketlerinin temerrüdüne etkisini yargı kararları netleştirecektir.

Örnek olay: Destek tazminatı adım adım nasıl hesaplanır?

Aşağıdaki örnek kurgudur. Amacım yöntemi göstermektir. Gerçek hesapta yaşam tablosundaki ölüm olasılıkları, bilinen ve bilinmeyen dönem ayrımı, progresif rant, pasif dönem ve yıllara göre değişen gelir verileri kullanılır. Bu nedenle gerçek sonuçlar aşağıdaki rakamlardan farklı çıkar. Örnekte bu ayrıntılar bilerek dışarıda bırakılmış, iskonto ve gelir artışı birbirini götürüyor kabul edilmiştir.

Olay (kurgu): 35 yaşındaki A, 2025 yılında bir trafik kazasında ölüyor. Geride 33 yaşındaki eşi B, 14 yaşındaki kızı C ve 8 yaşındaki oğlu D kalıyor. A’nın kazadan önceki aylık net geliri 40.000 TL. Kusur raporuna göre karşı aracın sürücüsü %75, A ise %25 kusurlu. C ve D’nin yükseköğrenim görmeyeceği varsayılıyor. Hesap yalnızca A’nın 60 yaşına kadarki aktif dönemi için, yani 25 yıl için yapılıyor.

1. adım: Yıllık gelir. 40.000 TL × 12 = 480.000 TL.

2. adım: Payların dönemlere göre dağılımı.

DönemPay dağılımıB’nin payıC’nin payıD’nin payı
1-8. yıllar (C 22 yaşına kadar)A 2, B 2, C 1, D 1 = 6 pay%33,33 (160.000 TL/yıl)%16,67 (80.000 TL/yıl)%16,67 (80.000 TL/yıl)
9-10. yıllar (D 18 yaşına kadar)A 2, B 2, D 1 = 5 pay%40 (192.000 TL/yıl)–%20 (96.000 TL/yıl)
11-25. yıllarA 2, B 2 = 4 pay%50 (240.000 TL/yıl)––

3. adım: Basit toplam zarar.

  • B: 8 × 160.000 + 2 × 192.000 + 15 × 240.000 = 1.280.000 + 384.000 + 3.600.000 = 5.264.000 TL
  • C: 8 × 80.000 = 640.000 TL
  • D: 8 × 80.000 + 2 × 96.000 = 640.000 + 192.000 = 832.000 TL

4. adım: Eşin yeniden evlenme ihtimali. Gerçek oran AYİM tablosundan ve 18 yaşından küçük çocuk sayısına göre bulunur. Örnekte oranın %10 çıktığını varsayalım: 5.264.000 × 0,90 = 4.737.600 TL.

5. adım: Desteğin kusuru. A %25 kusurlu olduğu için her yakının tazminatı %25 azalır:

  • B: 4.737.600 × 0,75 = 3.553.200 TL
  • C: 640.000 × 0,75 = 480.000 TL
  • D: 832.000 × 0,75 = 624.000 TL

6. adım: SGK ödemeleri. Olay iş kazası değil. B’ye SGK’dan bağlanan ölüm aylığının rücuya tabi olmadığını varsayalım. Bu durumda aylık tazminattan düşülmez (TBK m. 55/1). Kaza iş kazası olsaydı, rücuya tabi gelirlerin ilk peşin sermaye değeri düşülecekti.

7. adım: Sigorta limiti ve sorumlular. Üç yakının toplam alacağı 4.657.200 TL’dir. Bu tutar karşı aracın trafik sigortasının kaza tarihindeki kişi başı ölüm limitini aşıyorsa, aşan kısım karşı aracın sürücüsünden ve işleteninden ya da varsa ihtiyari mali mesuliyet sigortasından istenebilir.

8. adım: Faiz. Kaza 31.07.2026’dan önce olduğu için TBK m. 55’in yeni faiz kuralı uygulanmaz. Faiz başlangıcı yerleşik uygulamaya göre belirlenir.

Bu kurgu örnekte bile sonucu en çok etkileyen üç unsur görülüyor: gelirin ispatı, pay dağılımı ve kusur oranı. Gerçek dosyalarda bunlara pasif dönem, anne babanın payı ve yaşam tablosundaki olasılıklar da eklenir.

Uygulamada sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Mirası reddettiği için talep hakkı olmadığını sanmak: Destek tazminatı mirasçılığa bağlı değildir. Mirası reddeden yakın da talepte bulunabilir.
  • Sigortaya başvurmadan doğrudan dava açmak: Sigorta şirketine karşı yazılı başvuru dava şartıdır. Başvurusuz açılan dava usulden reddedilebilir; reddedilmese bile süreç uzar.
  • Gelir delillerini toplamamak: Gerçek gelir ispatlanamazsa hesap genellikle asgari ücretle yapılır. Bordro, vergi kaydı, banka hareketleri ve tanıklar baştan toplanmalıdır.
  • Anne babayı unutmak: Özellikle genç ve bekâr ölümlerde anne babanın da destekten yoksun kaldığı kabul edilir. Talep edilmezse bu hak kullanılmamış olur.
  • Yeniden evlenmeyi bildirmemek: Eşin dava sırasında evlenmesi tazminatı doğrudan etkiler. Nüfus kaydından zaten anlaşılır. Saklanması güven kaybına yol açar.
  • Kısmi ödemeyi tam ödeme sanmak: Sigortanın başvuru üzerine yaptığı ödeme, gerçek zararın altında kalabilir. İbraname imzalamadan önce tutar değerlendirilmelidir.
  • Ceza zamanaşımına körü körüne güvenmek: Uzun ceza zamanaşımı, fiilin hangi suçu oluşturduğuna bağlıdır. Kendi kusuruyla ölen sürücünün yakınları bakımından süre daha kısa hesaplanabilir.
  • 31.07.2026 sonrasında belirsiz alacak davası açmaya çalışmak: HMK m. 107 bu tarihte yürürlükten kalktı. Yeni davalarda HMK m. 109/4’teki kısmi dava ve bir defalık artırım imkânı dikkate alınmalıdır.

Sık sorulan sorular

Destekten yoksun kalma tazminatı mirasçılara paylaştırılır mı?

Hayır. Tazminat miras payına göre değil, her yakının desteğin gelirinden aldığı paya ve destek süresine göre ayrı ayrı hesaplanır. Her davacının alacağı kendisine aittir.

Ölen kişi çalışmıyorduysa tazminat istenebilir mi?

İstenebilir. Çalışmayan ya da geliri ispatlanamayan kişi için hesap uygulamada genellikle asgari ücret üzerinden yapılır. Ev işleri, çocuk bakımı gibi katkılar da destek sayılabilir.

Çocuğumuz öğrenciydi ve hiç çalışmamıştı. Anne baba olarak destek tazminatı alabilir miyiz?

Yargıtay, çocuğun ileride çalışarak anne babasına destek olacağını hayatın olağan akışı gereği varsayar. Bu nedenle çalışmayan çocuğun ölümünde de anne baba için hesap yapılabilir. Hesap, çocuğun ileride çalışmaya başlayacağı yaş ve evlenip çocuk sahibi olacağı varsayımı gözetilerek yapılır.

Kardeşim öldü, geçimime katkısı vardı. Tazminat isteyebilir miyim?

Kardeşler kendiliğinden destek alan sayılmaz. Ölenin size düzenli ve fiilî olarak bakım sağladığını, örneğin banka kayıtları veya tanıklarla ispat etmeniz gerekir. İspat edilirse talep mümkündür. Destek ilişkisi olmasa da manevi tazminat ayrıca istenebilir.

Kazada ölen kişi kusurluysa tazminat tamamen ortadan kalkar mı?

Hayır. Tazminat, ölen kişinin kusuru oranında azalır. Karşı tarafın kusuru varsa o oranda talep edilebilir. Ölen sürücü tamamen kendi kusuruyla öldüyse, kendi aracının trafik sigortasından talep teminat dışıdır (KTK m. 92/1-j).

Sigorta şirketi başvuruma ne kadar sürede cevap vermek zorunda?

Kanuna göre sigorta şirketi başvuruyu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevaplamalıdır. Cevap gelmezse veya talep karşılanmazsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir (KTK m. 97).

Çarpan araç kaçtı veya sigortasızdı. Kime başvurulur?

Ölüm dahil bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabilir (5684 s. Sigortacılık K. m. 14/2). Sigortasız araçta sürücü ve işletene karşı da talep hakkı devam eder.

Ceza davası bitmeden tazminat davası açılabilir mi?

Açılabilir. Hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir. Ancak ceza dosyasındaki deliller tazminat davasında da kullanılır. Bazı durumlarda mahkeme ceza davasının sonucunu bekleyebilir.

SGK’dan ölüm aylığı alıyorum. Bu tazminattan düşülür mü?

Yalnızca rücuya tabi olan kısım düşülür. Rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri tazminattan indirilemez (TBK m. 55/1). İş kazası gibi rücunun söz konusu olduğu durumlarda, bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmı mahsup edilir.

Destek tazminatı için avukat tutmak zorunlu mu?

Zorunlu değildir. Ancak gelir ispatı, pay hesabı, kusur raporuna itiraz ve zamanaşımı gibi teknik konular sonucu doğrudan etkiler. Somut olayın özelliklerine göre bir avukattan hukuki destek almak faydalı olabilir.

Kaynakça

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 49, 52, 53, 55, 56, 72 (RG 04.02.2011, S. 27836); m. 55/3-4, 7589 sayılı Kanun m. 18 ile eklendi.
  2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 85, 86, 87, 90, 91, 92, 97, 99, 109, 110, 111 (RG 18.10.1983, S. 18195).
  3. 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, m. 10, 18, 19, 20, geçici m. 1/9-10, m. 26 (RG 31.07.2026, S. 33326).
  4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m. 14, 30 (RG 14.06.2007, S. 26552).
  5. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 66, 67, 85 (RG 12.10.2004, S. 25611).
  6. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3, 5, 6 (RG 25.10.2017, S. 30221).
  7. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (RG 14.05.2015, S. 29355); Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar (RG 12.06.2026, S. 33278; yürürlük 01.07.2026).
  8. Anayasa Mahkemesi, 17.07.2020, E. 2019/40, K. 2020/40 (RG 09.10.2020, S. 31269).
  9. Anayasa Mahkemesi, 29.12.2022, E. 2021/82, K. 2022/167 (RG 14.02.2023, S. 32104).
  10. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 26.03.2025, 2024/197 E., 2025/168 K.
  11. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 21.06.2018, 2015/11112 E., 2018/6213 K.
  12. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 17.03.2022, 2021/11951 E., 2022/5178 K.
  13. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 17.01.2023, 2021/9946 E., 2023/492 K.
  14. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 26.01.2023, 2021/24017 E., 2023/1117 K.
  15. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 05.04.2023, 2022/5233 E., 2023/5009 K.
  16. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 08.05.2024, 2023/12689 E., 2024/4378 K.
  17. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 10.09.2024, 2022/10576 E., 2024/7456 K.
  18. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 24.09.2024, 2022/11224 E., 2024/8085 K.
  19. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 28.01.2025, 2023/1559 E., 2025/1091 K.
  20. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 29.05.2025, 2022/15704 E., 2025/8792 K.
  21. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 05.11.2025, 2024/6175 E., 2025/15132 K.
  22. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 17.06.2025, 2025/2037 E., 2025/9942 K.