0533 399 10 38 av.nisakilnamazbaygun@gmail.com
Sitede ara
Menü

Trafik kazası

Trafik kazası tazminatı nasıl alınır, kimden istenir?

Trafik kazasında sigortaya başvuru, sorumlular, maddi ve manevi tazminat kalemleri, 2026 limitleri, kusur indirimi, faiz, dava ve zamanaşımı.

AV. NİSA KILNAMAZ BAYGÜN38 dakikalık okuma

İçindekiler
  1. Trafik kazasında tazminat hangi kanunlara göre istenir?
  2. Trafik kazasında tazminat kimlerden istenebilir?
  3. Kazadan hemen sonra ne yapılmalı, tutanak neden önemli?
  4. Sigorta şirketine başvuru zorunlu mu, nasıl yapılır?
  5. Sigorta Tahkim Komisyonuna gitmek bir seçenek mi?
  6. Trafik kazasında hangi maddi zararlar istenebilir?
  7. Manevi tazminat istenebilir mi, kimden?
  8. Kusurunuz varsa tazminat azalır mı?
  9. Faiz ne zamandan işler?
  10. Dava nasıl açılır, hangi mahkeme görevlidir?
  11. Trafik kazası tazminatında zamanaşımı ne kadardır?
  12. Uygulamada sık yapılan hatalar nelerdir?
  13. Örnek olaylarla trafik kazası tazminatı nasıl hesaplanır?
  14. Sık sorulan sorular
  15. Kaynakça

Bir bakışta

Dayanak
2918 s. KTK m. 85, 91, 97, 99, 109; 6098 s. TBK m. 49-56
Sorumlular
Sürücü, işleten, teşebbüs sahibi, trafik sigortacısı (limit içinde)
Sigortasız/bulunamayan araç
Güvence Hesabı (bedensel zararlar)
2026 limitleri (01.01-31.12.2026)
Araç başına maddi 400.000 TL; kişi başına sağlık gideri 3.600.000 TL; kişi başına sakatlanma ve ölüm 3.600.000 TL
Trafik sigortası dışında
Manevi tazminat, kazanç kaybı, ikame araç, kira mahrumiyeti
Süreler
Sigortaya yazılı başvuru
Dava şartı; cevap süresi 15 gün
Sigortanın ödeme süresi
Belgelerin tesliminden itibaren 8 iş günü
Zamanaşımı
Öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde kazadan itibaren 10 yıl
Suç oluşturan kazalarda
Daha uzun ceza zamanaşımı (KTK m. 109/2)

Trafik kazası geçirdiniz; aracınız hasar gördü ya da siz veya bir yakınınız yaralandı. Tazminatı kimden isteyeceksiniz: karşı aracın sürücüsünden mi, araç sahibinden mi, yoksa sigorta şirketinden mi? Dava açmadan önce sigortaya başvurmak zorunlu mu, sigorta ne kadar sürede ödemek zorunda? Hangi zarar kalemleri istenebilir, manevi tazminatı trafik sigortası öder mi? Kazada sizin de kusurunuz varsa tazminat azalır mı, faiz ne zamandan işler ve ne kadar süre içinde harekete geçmeniz gerekir? Bu yazıda bu sorulara sırayla cevap veriyorum.

Kısaca

  • Trafik kazasında zarardan kural olarak sürücü, aracın işleteni ve aracın zorunlu trafik sigortacısı birlikte sorumludur. Sigorta şirketi yalnızca poliçe limitine kadar öder. 01.01.2026–31.12.2026 dönemi için araç başına maddi hasar limiti 400.000 TL, kişi başına sağlık gideri ile sakatlanma ve ölüm limitlerinin her biri 3.600.000 TL’dir.
  • Trafik sigortacısına dava açmadan önce yazılı başvuru yapmak zorunludur. Şirket başvuruya 15 gün içinde yazılı cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonuna gidilebilir. Belgeler eksiksiz teslim edildiyse sigortacı 8 iş günü içinde ödemek zorundadır.
  • Zamanaşımı, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıldır. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa daha uzun olan ceza zamanaşımı uygulanır. Manevi tazminat ile kazanç kaybı ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar trafik sigortasının kapsamı dışındadır; bunlar sürücü ve işletenden istenir.

Trafik kazasında tazminat hangi kanunlara göre istenir?

Trafik kazasından doğan tazminat talepleri başta 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) olmak üzere birkaç düzenlemeye göre istenir. KTK, aracı işletenin ve trafik sigortacısının sorumluluğunu düzenler. TBK, haksız fiil sorumluluğunu, tazminat kalemlerini, indirim sebeplerini ve manevi tazminatı düzenler. Sigorta şirketiyle ilgili uyuşmazlıklarda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu da devreye girer. Trafik sigortasının ayrıntıları ise Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda (bu yazıda kısaca “Genel Şartlar”) yer alır.

Yazıda sık geçecek bazı terimleri baştan açıklayayım:

  • İşleten: Kural olarak aracın sahibidir. Aracın uzun süreli kiralandığı, ödünç verildiği (ariyet) veya rehnedildiği hâllerde kiracı, ödünç alan veya rehin alan da işleten olabilir. Aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere fiilen kullanan başka biri de işleten sayılabilir (KTK m. 3).
  • Zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası): İşletenin üçüncü kişilere verdiği zararlardan doğan sorumluluğunu, belirlenen limitler içinde karşılayan ve yaptırılması kanunen zorunlu olan sigortadır.
  • Kasko: Araç sahibinin kendi aracında meydana gelen zararı, aralarındaki sözleşmeye göre kendi sigorta şirketinden aldığı isteğe bağlı sigortadır. Karşı tarafın zararını karşılamaz.
  • Hak sahibi: Kazada zarar gören kişi ya da ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan yakınlarıdır.
  • Müteselsil sorumluluk: Birden fazla sorumlunun bulunduğu durumda, zarar görenin tazminatın tamamını sorumlulardan dilediğinden isteyebilmesidir. Ödeyen kişi, sonra diğerlerine kendi payları için başvurur (rücu).

Bu yazı, mevzuat.gov.tr’deki güncel metinlere göre 21.10.2026 tarihi itibarıyla hazırlandı. Son dönemde konuyu etkileyen üç değişiklik var: 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, S. 33326) TBK’nın 55. maddesine faiz ve mahsup kuralları ekledi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki (HMK) belirsiz alacak davasını kaldırdı. Genel Şartlar ise 12.06.2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle yenilendi; bu değişiklikler 01.07.2026’da yürürlüğe girdi ve bu tarihten sonra yapılan sigorta sözleşmelerine uygulanıyor (Genel Şartlar C.11). Ayrıca 7574 sayılı Kanun ile KTK’nın 81. maddesinin üçüncü fıkrası değiştirildi.

Trafik kazasında tazminat kimlerden istenebilir?

Tazminat kural olarak kazaya sebep olan aracın sürücüsünden, o aracın işleteninden ve aracın trafik sigortacısından istenebilir; bunlar zarar görene karşı birlikte (müteselsilen) sorumludur. Kazaya karışan aracın sigortası yoksa veya araç bulunamıyorsa bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulur. Kendi aracınızın kaskosu varsa, araç hasarınızı sözleşmeye göre kendi kasko şirketinizden de alabilirsiniz.

Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 88/1

1. Sürücü

Aracı kullanan sürücü, kusuru oranında genel hükümlere göre sorumludur. Burada uygulanan kural, Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükmüdür:

Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 49/1

Sürücünün sorumluluğu kusura dayanır. Zarar gören, zararını ve sürücünün kusurunu ispat etmekle yükümlüdür (TBK m. 50/1). Uygulamada kusur, kaza tespit tutanağı, ceza soruşturması dosyası ve bilirkişi raporlarıyla belirlenir. Sürücü bir işveren adına çalışıyorsa (ör. şirket şoförü), işveren de “adam çalıştıranın sorumluluğu” kapsamında sorumlu tutulabilir (TBK m. 66).

2. İşleten ve aracın bağlı olduğu teşebbüs sahibi

İşletenin sorumluluğu kusura dayanmaz; işleten, aracın işletilmesinden doğan zarardan kusuru olmasa da sorumludur. Buna hukukta “tehlike sorumluluğu” denir:

Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 85/1

Örneğin bir taksi bir durağın ya da şirketin adı altında çalışıyorsa veya bir otobüs bir firmanın bileti ile yolcu taşıyorsa, aracın işleteni ile o firmanın sahibi birlikte sorumlu olur. İşleten, sürücünün kusurundan da kendi kusuru gibi sorumludur:

İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 85/son

İşleten ancak çok sınırlı hâllerde sorumluluktan kurtulabilir. Kazanın mücbir sebepten (önlenemeyen dış olay) ya da zarar görenin veya üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını; kendisinin, sürücünün kusurunun ve araçtaki bir bozukluğun kazaya etkisinin olmadığını ispat etmesi gerekir:

İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 86/1

İşletenin kim olduğu çoğu zaman trafik kaydından anlaşılır. Ancak Yargıtay, trafik kaydının kesin değil güçlü bir delil olduğunu, belirleyici olanın araç üzerindeki fiili hâkimiyet ve araçtan ekonomik yararlanma olduğunu kabul ediyor. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşi adına kayıtlı aracı onun rızası dışında alıp aylarca kullanan kişiyi işleten saymış ve bu kişinin, kendi işleteni olduğu aracın trafik sigortacısından tazminat isteyemeyeceğine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde şu ifade yer alıyor: “trafik sigortası, üçüncü kişilerin zararlarını karşılamakla yükümlü olup, işleten aynı zamanda üçüncü kişi olamaz” (Yargıtay HGK, 06.05.2026, 2025/632 E., 2026/308 K.).

3. Aracın zorunlu trafik sigortacısı

Kazaya sebep olan aracın trafik sigortacısı, işletenin sorumluluğunu poliçe limitleri içinde üstlenir. İşletenlerin bu sigortayı yaptırması zorunludur:

İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 91/1

Zarar gören, sigorta sözleşmesinin tarafı olmasa da doğrudan sigorta şirketine başvurabilir ve ona karşı dava açabilir (KTK m. 97). Sigorta şirketi, sigorta ettirenle arasındaki sözleşmeden doğan ve tazminatı kaldıran ya da azaltan sebepleri (ör. sürücünün alkollü veya ehliyetsiz olması) zarar görene karşı ileri süremez; önce öder, sonra kendi sigortalısına rücu eder (KTK m. 95, Genel Şartlar B.4). Bu, uygulamada en çok gözden kaçan haklardan biridir: Karşı aracın sürücüsünün alkollü olması, sizin sigortacıdan tazminat almanızı engellemez.

Öte yandan sigortacının sorumluluğu, işletenin sorumluluğundan geniş değildir. İşletenin sorumlu olmadığı bir zarardan sigortacı da sorumlu olmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kazaya tamamen kendi kusuruyla sebep olup ölen sürücünün yakınlarının, o aracın trafik sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı isteyemeyeceğini kabul etmiş ve şöyle demiştir: “Gerek sürücünün gerekse işletenin yüzde yüz kendi kusuru ile ölümü durumunda mirasçıları işletenden nasıl tazminat talep edemeyeceklerse sigortacıdan da talep edemeyeceklerdir.” (Yargıtay HGK, 26.03.2025, 2024/197 E., 2025/168 K.).

4. Kendi kasko şirketiniz

Kasko, sizin kendi sigorta şirketinizle yaptığınız bir sözleşmedir. Kusur kimde olursa olsun, aracınızdaki hasarı poliçe şartlarına göre kasko şirketinizden alabilirsiniz. Kasko şirketi ödediği tutar için sonra kusurlu tarafa ve onun trafik sigortacısına başvurur. Kasko ile trafik sigortası arasındaki temel farklar şunlardır:

KonuZorunlu trafik sigortasıKasko
Zorunlu mu?Evet, kanunen zorunluHayır, isteğe bağlı
Kimin zararını karşılar?Sigortalı aracın üçüncü kişilere verdiği zararıSigortalının kendi aracındaki zararı
Kusur önemli mi?Evet; sigortalının sorumluluğu oranında ödenirKural olarak hayır; poliçe şartları belirler
Teminat sınırıHer yıl belirlenen resmî limitlerPoliçede yazılı bedel ve şartlar
DayanakKTK m. 91 vd., Genel ŞartlarSigorta sözleşmesi, TTK m. 1401 vd.
ZamanaşımıKTK m. 109TTK m. 1420

Kaskoya ilişkin uyuşmazlıklar sözleşmeden doğduğu için usul kuralları da farklı olabilir. Örneğin Yargıtay, hususi kullanımdaki bir aracın kasko poliçesinden doğan davada ilişkinin bir tüketici işlemi olduğunu ve tüketici mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir: “Davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki 6502 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklanmaktadır.” (Yargıtay 4. HD, 30.10.2023, 2023/7105 E., 2023/11538 K.).

5. Güvence Hesabı: Sigortasız veya kimliği belirlenemeyen araçlar

Kazaya sebep olan aracın trafik sigortası yoksa ya da araç kaçtığı için tespit edilemiyorsa, bedensel zararlar için Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdindeki Güvence Hesabına başvurulabilir:

a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m. 14/2-a, b

Güvence Hesabı ayrıca sigorta şirketinin iflası ya da ruhsatlarının iptali hâlinde maddi ve bedensel zararlar için, çalınmış veya gasbedilmiş bir aracın karıştığı ve işletenin sorumlu tutulmadığı kazalarda ise bedensel zararlar için başvurulabilecek yerdir (5684 s. K. m. 14/2-c, ç). Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Sigortasız ya da kaçan araç vakalarında Güvence Hesabı kural olarak yalnızca bedensel zararları karşılar. Araç hasarı gibi maddi zararlar için sürücüye ve işletene başvurmak gerekir. Güvence Hesabı da trafik sigortası limitleriyle sınırlı ödeme yapar (5684 s. K. m. 14/1).

SorumluSorumluluğun niteliğiSınırDayanak
SürücüKusura dayalıGerçek zararın tamamıTBK m. 49
İşleten ve teşebbüs sahibiKusursuz (tehlike sorumluluğu)Gerçek zararın tamamıKTK m. 85
Sürücünün işvereniAdam çalıştıranın sorumluluğuGerçek zararın tamamıTBK m. 66
Trafik sigortacısıİşletenin sorumluluğunu üstlenirPoliçe limitleri; manevi ve dolaylı zararlar hariçKTK m. 91, 92, 97
Güvence HesabıSigortasız veya bulunamayan araçTrafik sigortası limitleri; kural olarak bedensel zarar5684 s. K. m. 14
Kendi kasko şirketinizSözleşmeye dayalıPoliçe bedeli ve şartlarıKasko poliçesi

Kazadan hemen sonra ne yapılmalı, tutanak neden önemli?

Kazadan hemen sonra yapılması gereken en önemli iş, kazanın nasıl olduğunu gösteren delillerin kaybolmadan kayda geçirilmesidir. Tazminat davalarında kusur oranı çoğu zaman kaza tespit tutanağına, fotoğraflara ve tanık beyanlarına göre belirlenir. Kazaya karışanların kanuni yükümlülükleri de bunu kolaylaştırmaya yöneliktir. Buna göre sürücüler, güvenli biçimde durmak, kaza yerindeki durumu (trafik ve can güvenliği gerektirmedikçe) değiştirmemek, istendiğinde kimlik, adres, ehliyet, ruhsat ve sigorta poliçesi bilgilerini göstermek ve kazayı yetkililere bildirmekle yükümlüdür (KTK m. 81/1).

Yalnızca maddi hasar varsa taraflar polisi beklemeden anlaşabilir:

Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 81/2

Uygulamada bu yazılı tespit, sigorta şirketlerinin kullandığı “Kaza Tespit Tutanağı” formuyla yapılır. Ölümlü veya yaralanmalı kazalarda ise kazaya trafik zabıtası el koyar ve “trafik kaza tespit tutanağı” düzenler. Trafik zabıtasının bulunmadığı yerlerde bu tutanağı genel kolluk (ör. jandarma) düzenler (KTK m. 83). Ölümlü veya yaralanmalı kazalarda zorunluluk olmadan olay yerinden ayrılmak, 7574 sayılı Kanun’la değişik hükme göre idari para cezası, sürücü belgesinin geri alınması ve bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir (KTK m. 81/3).

Tutanak dışında şu deliller de önemlidir:

  • Araçların son konumunu, hasarları, yol ve hava durumunu gösteren fotoğraf ve videolar,
  • Varsa çevredeki güvenlik ve araç içi kamera kayıtları (bu kayıtlar kısa sürede silinebilir),
  • Tanıkların adı ve iletişim bilgileri,
  • Hastane kayıtları, epikriz ve doktor raporları, ilaç ve tedavi faturaları,
  • Onarım faturaları, ekspertiz raporu ve araç kiralama gibi diğer masraf belgeleri,
  • Gelir kaybını gösteren bordro, vergi kayıtları ve SGK hizmet dökümü.

Kanun, bazı kusur hâllerini “asli kusur” sayar. Örneğin kırmızı ışıkta geçme, arkadan çarpma, şerit ihlali, kavşaklarda geçiş önceliğine uymama ve kurallara uygun park edilmiş araca çarpma bu hâllerdendir (KTK m. 84). Tutanakta bu tür bir tespitin bulunması, kusur oranının belirlenmesinde ağırlık taşır.

Kenar notu

Anlaşmalı tutanakta kazanın oluş şekli, çarpma noktaları ve kroki dikkatle doldurulmalıdır. Sonradan “tutanağı yanlış doldurduk” demek çoğu zaman güçtür. Ayrıca sigortalının sürücüyü yanlış göstermesi, olay yerini zorunluluk olmadan terk etmesi veya alkol raporu gibi belgelerin düzenlenmesini engellemesi, sigorta şirketine kendi sigortalısına rücu hakkı verir (Genel Şartlar B.4-f). Bu rücu hakkı zarar görenin tazminat almasını engellemez; ancak sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez.

Sigorta şirketine başvuru zorunlu mu, nasıl yapılır?

Evet. Trafik sigortacısına karşı dava açmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonuna gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapmak zorunludur. Bu kural 6704 sayılı Kanun’la 14.04.2016 tarihinde getirilmiştir:

Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 97

Yargıtay bu başvuruyu bir “dava şartı” olarak görür. Dava şartı, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için bulunması gereken ön koşuldur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bunu şöyle ifade etmiştir: “zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dahilinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması bir dava şartı olarak öngörülmüştür” (Yargıtay 4. HD, 08.05.2024, 2023/12689 E., 2024/4378 K.). Aynı kararda Daire, bu eksikliğin tamamlanabilir nitelikte olduğunu, davadan önce sigorta şirketinin başka bir yolla (somut olayda ihtiyari arabuluculuk başvurusuyla) kazadan haberdar edilmesi hâlinde kanunun amacının gerçekleşmiş sayılabileceğini ve başvuru şartının yalnızca sigorta şirketine karşı açılan davalar için arandığını, araç işleteni yönünden davaya devam edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yine de en güvenli yol, davadan önce usulüne uygun yazılı başvuru yapmaktır.

Başvuruda hangi belgeler verilir?

Genel Şartlar’a göre başvuru, Genel Şartların Ek-6’sında sayılan belgelerin tamamıyla birlikte yapılmalıdır (Genel Şartlar C.7). Bu belgeler zararın türüne göre değişir. Araç hasarında genellikle kaza tespit tutanağı veya trafik kaza tespit tutanağı, ruhsat, ehliyet ve kimlik bilgileri ile banka hesap bilgisi istenir. Yaralanmada bunlara ek olarak tedavi belgeleri ve sakatlık oranını gösteren sağlık kurulu raporu; ölümde ise ölüm belgesi ve mirasçılık belgesi gibi belgeler gerekir. Sigorta şirketi yalnızca hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri isteyebilir (Genel Şartlar B.2.1).

Başvuru şirketin merkezine, şubesine veya poliçeyi düzenleyen acenteye yapılabilir. Genel Şartlar, sigortacıya yapılacak bildirimlerin noter aracılığıyla veya taahhütlü mektupla yapılacağını, sözleşmede belirlenen elektronik iletişim yollarının da kullanılabileceğini öngörür (Genel Şartlar C.5). İspat kolaylığı açısından başvurunun tarihini ve içeriğini belgeleyen bir yöntem seçmek önemlidir; çünkü hem 15 günlük cevap süresi hem 8 iş günlük ödeme süresi hem de faiz başlangıcı bu tarihe göre hesaplanır.

Sigorta şirketi ne kadar sürede ödemek zorunda?

Sigortacı, gerekli belgeler kendisine ulaştıktan sonra sekiz iş günü içinde, limitler içinde kalan tutarı ödemek zorundadır:

Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 99/1

Sigortacı belgelere haklı olarak itiraz eder veya haklı olarak yeni bir belge isterse, sekiz iş günlük süre bu yeni belgenin teslim edildiği tarihten başlar (Genel Şartlar B.2.1). İnceleme hasar ihbarından itibaren üç ay içinde tamamlanamazsa sigortacı, tespit edilecek hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak ödemekle yükümlüdür (Genel Şartlar B.2.5).

Araç hasarında hak sahibi, aracını dilediği serviste onartabilir. Bu durumda sigortacı, anlaşmalı servisinde uygulayacağı bedel üzerinden ödeme yapabilir; ancak bunu hasar ihbarından itibaren iki iş günü içinde hak sahibine bildirmesi gerekir (Genel Şartlar B.2.2). 01.07.2026’dan sonra yapılan poliçelerde, hasar gören orijinal parçanın onarımı mümkün değilse kural olarak orijinal parça ile değiştirilmesi gerekir. Hak sahibinin onayı alınırsa veya orijinal parça bulunamazsa eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parça kullanılabilir; bunu ispat yükü sigortacıdadır (Genel Şartlar B.2.1).

2026 yılı teminat limitleri nedir?

Trafik sigortasının ödeyeceği en yüksek tutarlar her yıl yeniden belirlenir ve kaza tarihindeki limitler uygulanır (Genel Şartlar A.1, KTK m. 93). Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) yayımladığı 01.01.2026–31.12.2026 dönemi limitleri şöyledir:

Araç grubuMaddi: araç başınaMaddi: kaza başınaSağlık gideri: kişi başınaSağlık gideri: kaza başınaSakatlanma ve ölüm: kişi başınaSakatlanma ve ölüm: kaza başına
İnsan taşımada kullanılan motorlu araçlar400.000 TL800.000 TL3.600.000 TL18.000.000 TL3.600.000 TL18.000.000 TL
Eşya taşımada kullanılan motorlu araçlar, römork, iş makineleri400.000 TL800.000 TL3.600.000 TL36.000.000 TL3.600.000 TL36.000.000 TL
Tarım araçları, özel amaçlı araçlar400.000 TL800.000 TL3.600.000 TL18.000.000 TL3.600.000 TL18.000.000 TL
Motosiklet ve yük motosikleti400.000 TL800.000 TL3.600.000 TL10.800.000 TL3.600.000 TL10.800.000 TL

Bu limitler 2027 yılında değişecektir; kaza tarihine göre güncel tabloyu SEDDK’nın internet sitesinden kontrol etmek gerekir. Zararınız limiti aşıyorsa, aşan kısmı sürücü ve işletenden isteyebilirsiniz. Aynı kazada birden fazla kişi zarar görmüş ve toplam talep kaza başına limiti aşıyorsa, her zarar görenin sigortacıdan alacağı tutar oransal olarak indirilir (KTK m. 96).

Kenar notu

Sigorta şirketiyle ya da karşı tarafla düşük bir tutarda anlaşıp ibraname imzaladıysanız her şey bitmiş olmayabilir. Kanun, sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar; açıkça yetersiz olan tazminat anlaşmalarının da iki yıl içinde iptalinin istenebileceğini öngörür. Bu süre anlaşmanın yapıldığı tarihten başlar. Yine de imzalamadan önce teklifin hangi kalemleri kapsadığını ve hesabın neye göre yapıldığını öğrenmek her zaman daha güvenlidir.

Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.
Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 111

Sigorta Tahkim Komisyonuna gitmek bir seçenek mi?

Evet. Trafik sigortacısıyla uyuşmazlığa düşen zarar gören, mahkemeye gitmek yerine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir (KTK m. 97, 5684 s. K. m. 30/1). Zorunlu sigortalarda şirket tahkim sistemine üye olmasa bile hak sahibi bu yolu kullanabilir. Komisyona gidebilmek için önce sigorta şirketine başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen reddedildiğinin belgelenmiş olması gerekir; şirketin on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de yeterlidir (5684 s. K. m. 30/13). Aynı uyuşmazlık mahkemeye taşınmışsa Komisyona başvurulamaz (5684 s. K. m. 30/14). Tahkim yalnızca sigorta şirketine karşı işler; sürücü ve işletene karşı talepler için mahkemeye gitmek gerekir. Başvuru usulü, hakem kararlarına itiraz ve kanun yolları bu yazının kapsamı dışında bırakıldı; bunları Sigorta Tahkim Komisyonu hakkındaki ayrı yazıda ele alıyorum.

Trafik kazasında hangi maddi zararlar istenebilir?

Trafik kazasında zarar görenin malvarlığında meydana gelen her gerçek kayıp istenebilir; ancak bunların bir kısmı trafik sigortasının kapsamı dışında kaldığı için yalnızca sürücü ve işletenden istenebilir. Aşağıdaki tablo genel durumu gösteriyor:

Zarar kalemiTrafik sigortası öder mi?Sürücü ve işletenden istenebilir mi?Dayanak
Araç onarım bedeli veya tam hasarEvet, limit içindeEvetGenel Şartlar A.5-a, B.2
Araç değer kaybıEvet; trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araçlar hariçEvetGenel Şartlar A.5-a, KTK m. 92/l
İkame araç, kazanç kaybı, kira mahrumiyeti, iş durmasıHayırEvetKTK m. 92/k
Tedavi giderleriKural olarak SGK karşılarKarşılanmayan kısım için değerlendirilirKTK m. 98, TBK m. 54
Bakıcı gideriEvet, sağlık gideri teminatındanEvetGenel Şartlar A.5-b
Geçici ve sürekli iş göremezlikEvet, sakatlanma teminatındanEvetTBK m. 54, Genel Şartlar A.5-c
Destekten yoksun kalmaEvet, ölüm teminatındanEvetTBK m. 53, Genel Şartlar A.5-ç
Cenaze giderleriGenel Şartlarda ayrı teminat olarak sayılmamıştırEvetTBK m. 53
Araçta taşınan eşya (bagaj dışında)HayırGenel hükümlere göreKTK m. 87/2, 92/e
Manevi tazminatHayırEvetKTK m. 92/f, TBK m. 56

Trafik sigortasının kapsamı dışında kalan hâlleri kanun ayrıca sayar. Bunlardan uygulamada en çok karşılaşılan ikisi manevi tazminat ve dolaylı zararlardır:

Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.
…
f) Manevi tazminata ilişkin talepler.
…
k) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar,

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 92

Araç hasarı

Araçtaki hasar, onarım bedeli üzerinden karşılanır. Onarım masrafı aracın kaza günündeki değerini aşar ve eksper raporu aracın onarılamayacağını gösterirse araç “tam hasarlı” sayılır; bu durumda sigortacı, aracın hurdaya ayrıldığını gösteren belge ibraz edilmeden ödeme yapmaz. Ağır hasar hâlinde ise “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi istenir (Genel Şartlar B.2.3). Hak sahibi onay verirse araç hasarlı hâliyle kendisinde kalabilir; bu durumda kaza tarihindeki rayiç değer ile hasarlı değer arasındaki fark ödenebilir.

Değer kaybı

Kaza nedeniyle onarılan bir aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüş “değer kaybı” olarak istenebilir. 12.06.2026 tarihli Genel Şartlar değişikliğiyle değer kaybı, maddi zararlar teminatının bir parçası olarak tanımlandı. Buna göre değer kaybı, SEDDK’nın belirleyeceği usule göre atanacak sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gören kısımları, geçmiş hasarları ve kaza öncesi ile onarım sonrası ikinci el değerleri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplanır. Araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybını da istemiş sayılır (Genel Şartlar A.5-a). Hasar nedeniyle trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araçlarda değer kaybı trafik sigortasından istenemez (KTK m. 92/l). Değer kaybının hesabı ve bu konudaki yargı kararları ayrı bir yazının konusudur.

İkame araç, kazanç kaybı ve kira mahrumiyeti

Aracınız serviste kaldığı sürede kiraladığınız araç (ikame araç) bedeli, taksi veya ticari aracınızın çalışamaması nedeniyle uğradığınız kazanç kaybı ve benzeri dolaylı zararlar 7327 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten bu yana trafik sigortasının kapsamı dışındadır (KTK m. 92/k, Genel Şartlar A.6-k). Bu, bu zararların hiç istenemeyeceği anlamına gelmez. Sürücü ve işleten, genel hükümlere göre bu zararlardan da sorumludur. Ayrıca kasko poliçenizde ikame araç teminatı varsa bu teminattan yararlanabilirsiniz.

Tedavi giderleri ve SGK’nın sorumluluğu

Trafik kazasında yaralananların tedavi giderleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanır. Sigorta şirketleri bunun karşılığında SGK’ya topluca aktarım yapar ve bu aktarımla tedavi giderleri bakımından yükümlülükleri sona erer (KTK m. 98). Bu nedenle hastane faturaları kural olarak sigorta şirketinden değil, SGK sistemi üzerinden karşılanır. Genel Şartlar da bu giderler için sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona erdiğini açıkça belirtir (Genel Şartlar A.5-b). SGK’nın karşılamadığı giderlerin kimden ve hangi kapsamda istenebileceği somut olaya göre değerlendirilmelidir. Örneğin yüzde kalan bir iz için estetik tedavi masrafı istendiğinde, Yargıtay bu tedavinin mümkün olup olmadığının ve giderinin ne olacağının bilirkişiyle araştırılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 4. HD, 09.05.2024, 2024/3109 E., 2024/4481 K.’da aktarılan bozma kararı).

Geçici ve sürekli iş göremezlik

Yaralanan kişinin uğradığı bedensel zararlar Türk Borçlar Kanunu’nda şöyle sayılır:

Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 54

Geçici iş göremezlik, yaralanan kişinin tedavi süresince hiç ya da tam çalışamamasından doğan kayıptır. Sürekli iş göremezlik (sakatlık), kazadan sonra kalıcı olarak çalışma gücünün bir kısmını veya tamamını kaybetmekten doğan zarardır. Sürekli iş göremezlik tazminatı, kişinin sakatlık oranı, yaşı, geliri ve kalan çalışma ömrü dikkate alınarak aktüerya (sigorta matematiği) bilirkişisi tarafından hesaplanır. Çalışmayan kişiler (ör. ev hanımı, öğrenci, emekli) için de bu tazminat istenebilir; çünkü kaybedilen şey yalnızca ücret değil, çalışma gücüdür.

Trafik sigortası bu zararları “sakatlanma teminatı” kapsamında karşılar. Sakatlık oranı ve geçici iş göremezlik süresi, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlenen sağlık kurulu raporuyla belirlenir (Genel Şartlar A.2-i, A.5-c). Kazanın sebep olduğu sakatlık kesin olarak belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden itibaren iki yıl içinde tazminatı değiştirme yetkisini saklı tutabilir (TBK m. 75).

Bakıcı gideri

Yaralanan kişi tedavi sürecinde veya kalıcı olarak başkasının bakımına muhtaç hâle geldiyse bakıcı gideri istenebilir. Genel Şartlar, tedavi sürecindeki bakıcı giderlerini ve sakatlık oranı belirlendikten sonra tıbben gerekli olan sürekli bakıcı giderlerini sağlık giderleri teminatı kapsamında sayar. Bakıcı ihtiyacı ve süresi de sağlık kurulu raporuyla belirlenir (Genel Şartlar A.5-b).

Ölüm hâlinde: cenaze giderleri ve destekten yoksun kalma

Kazada bir kişinin ölmesi hâlinde istenebilecek zararlar kanunda şöyle sayılır:

Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
1. Cenaze giderleri.
2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 53

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin sağlığında geçimine katkıda bulunduğu eş, çocuk, anne, baba gibi kişilerin bu katkıdan mahrum kalmasından doğan zararın karşılığıdır. Bu tazminat mirasçılık sıfatıyla değil, destek ilişkisine dayanılarak istenir. Trafik sigortası bu zararı ölüm teminatı kapsamında karşılar (Genel Şartlar A.5-ç). Ancak destek kişinin kendi kusuruna karşılık gelen kısım sigortanın kapsamı dışındadır (KTK m. 92/j). Kimlerin destek sayılacağı ve hesap yöntemi ayrı bir yazının konusudur.

Manevi tazminat istenebilir mi, kimden?

Evet, ancak trafik sigortasından değil; sürücüden, işletenden ve varsa aracın bağlı olduğu teşebbüs sahibinden istenebilir. Trafik sigortası manevi tazminatı kapsamaz (KTK m. 92/f, Genel Şartlar A.6-f). Manevi tazminat, kişinin yaşadığı acı, elem ve üzüntünün bir ölçüde giderilmesi için ödenen paradır:

Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 56

Buna göre yaralanan kişi kendisi için manevi tazminat isteyebilir. Ağır yaralanma veya ölüm hâlinde yakınları da (ör. eş, çocuk, anne, baba) kendileri için manevi tazminat isteyebilir. Manevi tazminatın miktarını hâkim; yaralanmanın ağırlığını, kalıcı izleri, tarafların kusur oranlarını ve ekonomik durumlarını, olayın özelliklerini dikkate alarak belirler. KTK, trafik sigortası kapsamındaki tazminatlar ve manevi tazminat konusunda kanunda düzenlenmeyen hâllerde Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerinin uygulanacağını öngörür (KTK m. 90).

Bazı araçlar için yapılan isteğe bağlı “ihtiyari mali mesuliyet” (İMM) sigortası poliçeleri manevi tazminatı da kapsayabilir. Bu, poliçenin içeriğine bağlıdır; karşı aracın böyle bir poliçesi olup olmadığı sigorta şirketinden veya dava sırasında araştırılabilir. KTK’nın doğrudan talep ve dava hakkına ilişkin 97. maddesi ile zamanaşımına ilişkin 109. maddesi ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanır (KTK m. 100).

Anayasa Mahkemesi kararlarının etkisi

6704 sayılı Kanun’la 2016’da yapılan değişiklikle KTK’nın 90. maddesi, trafik sigortası kapsamındaki tazminatların “genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara” tabi olacağını öngörmüştü. Anayasa Mahkemesi 17.07.2020 tarihli ve E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı kararıyla (RG 09.10.2020, S. 31269) 90. maddedeki “genel şartlar” ibarelerini ve 92. maddenin (i) bendini iptal etti; 92. maddenin (g) ve (h) bentlerine ilişkin itirazları ise reddetti. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu kararın sonucunu şöyle özetlemiştir: “Anayasa Mahkemesinin 2918 sayılı Kanun’un 90. maddesinde vermiş olduğu kısmi iptal kararı ile madde değişiklikten önceki hâline getirilmiştir.” (Yargıtay HGK, 26.03.2025, 2024/197 E., 2025/168 K.). Kısacası tazminatın kapsamı ve hesaplanması bakımından belirleyici olan Türk Borçlar Kanunu’nun gerçek zararın tazminine ilişkin hükümleridir. Bundan sonra 7327 sayılı Kanun’la 90. maddeye yeni bir cümle ve fıkra eklendi; bunlar da Anayasa Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ve E. 2021/82, K. 2022/167 sayılı kararıyla (RG 14.02.2023, S. 32104) iptal edildi. Bugün mevzuat.gov.tr’deki metinde 90. madde bu iptallerden sonraki hâliyle yer alıyor.

Kusurunuz varsa tazminat azalır mı?

Evet. Zarar görenin kazanın meydana gelmesinde veya zararın artmasında payı varsa tazminat bu oranda azaltılır. Trafik sigortası da hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısmı ödemez (KTK m. 92/g). İşleten, sorumluluktan kurtulamasa bile zarar görenin kusurunu ispat ederse hâkim tazminatı indirebilir (KTK m. 86/2). Türk Borçlar Kanunu’nun genel kuralı da aynı yöndedir:

Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 52/1

Uygulamada üç ayrı indirim sebebiyle karşılaşılır:

  • Kazanın oluşumundaki kusur: Örneğin karşıdan karşıya geçerken yaya geçidini kullanmayan yayanın veya hız sınırını aşan diğer sürücünün kusuru. Bu kusur oranında tazminat düşülür.
  • Hatır taşıması: Yolcunun ücretsiz olarak ve yalnızca kendi yararına, “hatır için” taşınmasıdır. Bu durumda işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabi olur ve hâkim tazminattan indirim yapabilir.
  • Müterafik kusur: Zarar görenin kazanın oluşumuna değil, zararın artmasına katkıda bulunmasıdır. Emniyet kemeri takmamak, motosiklette kask kullanmamak ya da alkollü sürücünün aracına bile bile binmek tipik örneklerdir.

Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 87/1

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, emniyet kemeri takmadığı için araçtan fırlayan yolcu bakımından “davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi” yapılması gerektiğini belirtmiştir. Aynı kararda, sürücünün arkadaşı olan ve evine bırakılmak üzere araca alınan yolcu için ayrıca %20 hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğine karar vermiş ve şu ilkeyi hatırlatmıştır: “Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.” (Yargıtay 4. HD, 27.12.2023, 2022/6232 E., 2023/14193 K.). Taşımada sürücünün veya işletenin de bir çıkarı varsa (ör. birlikte iş görüşmesine gidiliyorsa) hatır taşımasından söz edilmeyebilir; bunun her olayda araştırılması gerekir (Yargıtay 4. HD, 09.05.2024, 2024/3109 E., 2024/4481 K.’da aktarılan bozma kararı).

İndirimlerin hangi sırayla yapılacağı da sonucu etkiler. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, kask takmayan motosiklet sürücüsüyle ilgili bir kararında sırayı şöyle belirlemiştir: “trafik kazasının oluşumunda zarar görenin kusuru varsa bu oranda indirim yapılmalı, koşulları varsa TBK’nın 51 ve KTK’nın 87 nci maddeleri uyarınca hatır taşıması indirimi yapılmalı”; ardından müterafik kusur indirimi yapılmalı ve en son sigorta şirketinin davadan önce yaptığı ödeme güncellenerek düşülmelidir (Yargıtay 4. HD, 15.03.2023, 2021/25402 E., 2023/3871 K.; karar oy çokluğuyla verilmiştir).

Faiz ne zamandan işler?

Faizin başlangıcı, tazminatın kimden istendiğine göre değişir. Sürücü ve işleten, haksız fiil nedeniyle kaza tarihinde temerrüde düşmüş sayılır; bu nedenle bunlara karşı faiz kural olarak kaza tarihinden itibaren istenebilir (TBK m. 117/2). Trafik sigortacısı ise belgelerle birlikte başvuru yapıldıktan sonra sekiz iş günü dolunca temerrüde düşer. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bunu şöyle açıklamıştır: “Usulüne uygun bir başvuru yapılıp, yasada belirlenen süre dolmadan trafik sigortacısı bakımından alacağın muacceliyetinden ve dolayısıyla temerrütünden söz edilemez.” Davadan önce başvuru yoksa sigortacı dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır (Yargıtay HGK, 30.03.2022, 2020/58 E., 2022/429 K.).

Faizin türü de önemlidir. Kural olarak kanuni faiz uygulanır. 7589 sayılı Kanun’la değişen 3095 sayılı Kanun’a göre kanuni faiz oranı, artık sabit bir oran değil; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenir (3095 s. K. m. 1). Kazaya sebep olan araç ticari bir araçsa ve talep edilirse, ticari işlerdeki avans faizine hükmedilebilir (3095 s. K. m. 2/2). Aynı Hukuk Genel Kurulu kararında, ticari araç söz konusu olduğunda talep hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı oranda temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

31.07.2026’dan sonra meydana gelen kazalar için Türk Borçlar Kanunu’na yeni bir faiz kuralı eklendi. Buna göre sürekli iş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminatlarında, kazanç durumunun bilindiği döneme ait tazminata olay tarihinden, geleceğe ilişkin döneme ait tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecek:

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 55/3 (7589 s. Kanun m. 18 ile eklenmiştir)

Aynı değişiklikle, tahkikat başlamadan önce yapılan ödemelerin bu tazminatlardan ödeme tarihine göre oransal olarak mahsup edileceği de düzenlendi (TBK m. 55/4). Geçiş hükmüne göre bu iki fıkra, 31.07.2026’dan sonra meydana gelen haksız fiillere uygulanır; daha önceki kazalarda eski kurallar uygulanmaya devam eder (7589 s. K. geçici m. 1/9).

Dava nasıl açılır, hangi mahkeme görevlidir?

Sigorta şirketinin de davalı olduğu trafik kazası tazminat davaları Yargıtay uygulamasına göre asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yalnızca sürücü ve işletene karşı açılan, ticari dava niteliği taşımayan davalarda ise asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yanlış mahkemede açılan dava zaman kaybına yol açar.

Görevli mahkeme

Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür (TTK m. 4/1-a, 5/1). Zorunlu sorumluluk sigortaları da TTK’da düzenlendiğinden (TTK m. 1483 vd.), Yargıtay trafik sigortacısına karşı açılan tazminat davalarını ticari dava olarak kabul ediyor. Sürücü, işleten ve trafik sigortacısının birlikte dava edildiği bir yaralanmalı kaza davasında kapatılan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi şöyle demiştir: “Davanın TTK’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olması sebebiyle, uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.” Bu bozma kararının ardından asliye hukuk mahkemesi görevsizlik kararı vermiş, dosya asliye ticaret mahkemesinde sonuçlanmış ve bu karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesince onanmıştır (Yargıtay 4. HD, 09.05.2024, 2024/3109 E., 2024/4481 K.). Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde ticari davalara asliye hukuk mahkemesi bakar (TTK m. 5/4).

DavalıGörevli mahkeme (genel kural)Not
Trafik sigortacısı (tek başına veya sürücü ve işletenle birlikte)Asliye ticaret mahkemesiÖnce sigortacıya yazılı başvuru zorunlu (KTK m. 97)
Yalnızca sürücü ve/veya işleten (tacir değilse)Asliye hukuk mahkemesiBaşvuru şartı yok
Kendi kasko şirketiniz (hususi araç)Tüketici mahkemesiSözleşmeden doğan uyuşmazlık
Trafik sigortacısı (mahkeme yerine)Sigorta Tahkim Komisyonuİsteğe bağlı yol (5684 s. K. m. 30)

Yetkili mahkeme

KTK, trafik kazasından doğan davalarda özel bir yetki kuralı öngörür:

Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 110/2

Bu fıkranın önceki metninde sigortacının “merkez” yeri mahkemesi de sayılıyordu; “merkez” ve “veya” ibareleri Anayasa Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli ve E. 2023/79, K. 2024/80 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bunun yanında genel yetki kuralları da uygulanır: Davalının yerleşim yeri mahkemesi her zaman yetkilidir (HMK m. 6). Haksız fiilden doğan davalarda fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 16). Genel Şartlar da zarar görenin ikametgâhındaki mahkemede dava açılabileceğini belirtir (Genel Şartlar C.7).

Zorunlu arabuluculuk gerekiyor mu?

Ticari davalarda bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak ve tazminat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak kural olarak dava şartıdır (TTK m. 5/A). Ancak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, trafik sigortacısına karşı açılan davaların bu şarta tabi olmadığını şöyle belirtmiştir: “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açılacak davalar zorunlu arabulucuk dava şartına tabi değildir” (Yargıtay 4. HD, 08.05.2024, 2023/12689 E., 2024/4378 K.). Daireye göre bu davalarda aranan ön koşul, KTK’nın 97. maddesindeki sigortacıya yazılı başvurudur. Davalı taraflar arasında tacir olan bir işleten bulunması gibi farklı durumlarda arabuluculuk şartının ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Belirsiz alacak davası kaldırıldı

Trafik kazası davalarında tazminatın tam tutarı genellikle bilirkişi raporu alınmadan bilinemez. Bu nedenle uygulamada uzun süre “belirsiz alacak davası” açılıyordu. 7589 sayılı Kanun bu dava türünü düzenleyen HMK’nın 107. maddesini 31.07.2026’dan itibaren yürürlükten kaldırdı. Bu tarihten önce açılmış davalarda eski hüküm uygulanmaya devam eder (7589 s. K. geçici m. 1/10). Bu tarihten sonra açılan davalarda alacağın bir kısmı dava edilebilir ve talep bir defaya mahsus artırılabilir:

Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 109/4

Bu yeni düzenlemenin trafik kazası davalarında nasıl uygulanacağına ilişkin henüz yerleşik bir Yargıtay içtihadı oluşmuş değil.

Ceza davası tazminat davasını nasıl etkiler?

Yaralanmalı veya ölümlü bir kaza genellikle bir ceza soruşturmasına da konu olur (ör. taksirle yaralama veya taksirle öldürme). Tazminat davası bu ceza davasından bağımsız olarak açılabilir. Hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla da, ceza hâkiminin kusur ve zarar değerlendirmesiyle de bağlı değildir (TBK m. 74). Bununla birlikte ceza dosyasındaki bilirkişi raporları, ifadeler ve tespitler tazminat davasında önemli delillerdir.

Trafik kazası tazminatında zamanaşımı ne kadardır?

Trafik kazalarından doğan maddi tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yılda ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa bu uzun süre uygulanır:

Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 109/1-3

Uzun ceza zamanaşımı için sürücü hakkında ceza davası açılmış veya mahkûmiyet kararı verilmiş olması gerekmez; fiilin suç oluşturması yeterlidir. Bu süre yalnızca sürücüye değil, işletene ve sigortacıya karşı da uygulanır. Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımı şöyledir: “ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten veya ZMSS şirketi) arasında bir ayrım da yapılmamış” (Yargıtay 4. HD, 23.01.2024, 2022/4573 E., 2024/880 K.’da aktarılan ve Daire tarafından esas alınan bozma kararı).

Ceza kanunundaki dava zamanaşımı süreleri, suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir. Üst sınırı beş yılı aşmayan suçlarda sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az olan suçlarda on beş yıldır (TCK m. 66/1-d, e). Bugünkü metinlere göre taksirle yaralamanın temel hâlinde (TCK m. 89/1) üst sınır iki yıl olduğu için sekiz yıllık, taksirle öldürmenin temel hâlinde (TCK m. 85/1) üst sınır altı yıl olduğu için on beş yıllık süre gündeme gelir. Ceza zamanaşımı kesildiğinde süre en fazla yarısı kadar uzayabilir (TCK m. 67/4). Hangi sürenin uygulanacağı kaza tarihindeki ceza hükümlerine ve suçun somut niteliğine göre belirlenir.

SüreBaşlangıçDayanak
Sigortacının başvuruya cevap süresi: 15 günYazılı başvuru tarihiKTK m. 97
Sigortacının ödeme süresi: 8 iş günüGerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihKTK m. 99/1
Sigortalının sigortacıya ihbar süresi: 10 günOlaydan haberdar olunmasıGenel Şartlar B.1-a
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru için cevap bekleme: 15 iş günüSigortacıya başvuru tarihi5684 s. K. m. 30/13
Avans ödeme yükümlülüğü: 3 ayHasar ihbarıGenel Şartlar B.2.5
Maddi tazminat zamanaşımı: 2 yıl / her hâlde 10 yılZararın ve sorumlunun öğrenilmesi / kaza tarihiKTK m. 109/1
Uzamış ceza zamanaşımı: suça göre 8 veya 15 yıl (kesilmeyle uzayabilir)Kaza tarihiKTK m. 109/2, TCK m. 66, 67
Yetersiz tazminat anlaşmasının iptali: 2 yılAnlaşma tarihiKTK m. 111/2
Sorumlular arası rücu: 2 yılÖdemenin tamamlanması ve rücu edilecek kişinin öğrenilmesiKTK m. 109/4
Kasko alacağı: 2 yıl / her hâlde 6 yılMuacceliyet / riziko tarihiTTK m. 1420/1

KTK’nın 109. maddesi “maddi zararlar”dan söz eder. Manevi tazminat talepleri için Türk Borçlar Kanunu’ndaki genel haksız fiil zamanaşımı da aynı şekilde iki yıl ve on yıldır; ceza kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa o süre uygulanır (TBK m. 72/1). Sigortacıya karşı zamanaşımı bakımından TTK’nın sorumluluk sigortalarına ilişkin genel hükmü (TTK m. 1482) de bulunmakla birlikte, trafik kazalarında Yargıtay uygulamasında esas alınan özel düzenleme KTK’nın 109. maddesidir. Kasko sözleşmesinden doğan taleplerde ise sözleşmeye ilişkin zamanaşımı uygulanır (TTK m. 1420).

Kenar notu

İki yıllık süre, kazadan değil zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden başlar. Yaralanmalarda sürekli sakatlığın kesinleşmesi zaman alabilir; bu nedenle sürenin başlangıcı her olayda ayrıca değerlendirilir. Yine de en güvenli yaklaşım, iki yıllık süreyi kaza tarihinden itibaren hesaplayıp bu süre içinde harekete geçmektir. Uzamış ceza zamanaşımına güvenmeden önce, fiilin gerçekten suç oluşturup oluşturmadığı ve hangi sürenin uygulanacağı dikkatle incelenmelidir.

Uygulamada sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sigortaya yazılı başvuru yapmadan dava açmak: Sigorta şirketine karşı dava, dava şartı eksikliğiyle karşılaşır. Eksiklik tamamlanabilse bile zaman ve masraf kaybına yol açar.
  • Başvuruyu belgesiz veya ispatı güç bir yolla yapmak: 15 günlük cevap süresi, 8 iş günlük ödeme süresi ve faiz başlangıcı başvuru tarihine bağlıdır.
  • Manevi tazminatı trafik sigortasından istemek: Trafik sigortası manevi tazminatı kapsamaz. Bu talep sürücü ve işletene yöneltilmelidir.
  • İkame araç ve kazanç kaybını sigortadan beklemek: Bu dolaylı zararlar trafik sigortası kapsamında değildir; sürücü ve işletenden istenmelidir.
  • Yalnızca sigorta şirketini dava etmek: Zarar limiti aşıyorsa, aşan kısım için sürücü ve işletenin de davalı gösterilmesi gerekir.
  • Düşük bir teklifi incelemeden ibraname imzalamak: Açıkça yetersiz anlaşmalar iki yıl içinde iptal ettirilebilse de bu ayrı bir uyuşmazlık demektir.
  • Zamanaşımını yanlış hesaplamak: Uzamış ceza zamanaşımı yalnızca fiil suç oluşturuyorsa uygulanır; maddi hasarlı kazalarda kural olarak iki yıllık süre önemlidir.
  • Kamera kayıtlarını ve tanık bilgilerini toplamamak: Bu deliller kısa sürede kaybolabilir ve kusur oranının belirlenmesinde belirleyici olabilir.
  • Sağlık kurulu raporunu doğru yönetmelik ve usule göre almamak: Sakatlık oranı tazminatın en önemli unsurudur; raporun usulüne uygun olması gerekir.

Örnek olaylarla trafik kazası tazminatı nasıl hesaplanır?

Aşağıdaki örnekler kurgudur ve yalnızca kuralların nasıl işlediğini göstermek içindir. Gerçek dosyalarda tutarlar bilirkişi raporlarıyla belirlenir.

Örnek 1 (kurgu): Limiti aşan araç hasarı

Ayşe Hanım’ın aracına, kırmızı ışıkta geçen bir otomobil 10.03.2026 tarihinde çarpıyor. Karşı sürücü %100 kusurlu. Ayşe Hanım’ın aracında 520.000 TL onarım bedeli ve eksperin belirlediği 60.000 TL değer kaybı oluşuyor; aracı serviste kaldığı 20 gün için de 40.000 TL ikame araç bedeli ödüyor.

  • Onarım ve değer kaybı toplamı 580.000 TL’dir. Karşı aracın trafik sigortacısı araç başına maddi hasar limiti olan 400.000 TL’ye kadar öder.
  • Aşan 180.000 TL ile 40.000 TL ikame araç bedeli, yani toplam 220.000 TL, karşı aracın sürücüsü ve işleteninden istenebilir. İkame araç bedeli, dolaylı zarar olduğu için trafik sigortasından istenemez.
  • Ayşe Hanım’ın kaskosu varsa, araç hasarını poliçe şartlarına göre kendi kasko şirketinden de alabilir; kasko şirketi ödediği tutar için karşı tarafa başvurur.

Örnek 2 (kurgu): Kusur, hatır taşıması ve emniyet kemeri

Mehtap Hanım, arkadaşının aracında ücretsiz olarak evine bırakılırken kaza oluyor. Emniyet kemeri takmadığı tespit ediliyor. Bilirkişi, Mehtap Hanım’ın sürekli iş göremezlik zararını 1.000.000 TL olarak hesaplıyor. Yolcu olduğu için kazanın oluşumunda kusuru yok. Sigorta şirketi davadan önce 100.000 TL ödemiş; bu tutarın güncellenmiş değeri 110.000 TL.

  • Kazanın oluşumunda kusuru olmadığından ilk aşamada indirim yapılmaz: 1.000.000 TL.
  • Hatır taşıması kabul edilirse, Yargıtay’ın uyguladığı %20 oranıyla: 1.000.000 × 0,80 = 800.000 TL.
  • Emniyet kemeri takmadığı için %20 müterafik kusur indirimiyle: 800.000 × 0,80 = 640.000 TL.
  • Son olarak davadan önce yapılan ödemenin güncel değeri düşülür: 640.000 − 110.000 = 530.000 TL.

Bu tutar kişi başı 3.600.000 TL’lik sakatlanma limiti içinde kaldığından sigortacıdan istenebilir. Mehtap Hanım ayrıca manevi tazminatı sürücüden ve işletenden isteyebilir. Hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinin oranı ve uygulanıp uygulanmayacağı somut olaya göre hâkim tarafından belirlenir.

Örnek 3 (kurgu): Zamanaşımı

Can Bey, 05.01.2024 tarihinde yalnızca maddi hasarlı bir kazada aracının zarar gördüğünü ve karşı tarafın kim olduğunu o gün öğreniyor; ancak 2026’nın Şubat ayına kadar hiçbir başvuru yapmıyor. Kaza bir suç oluşturmadığı için uzamış ceza zamanaşımı uygulanmaz. İki yıllık süre 05.01.2026’da dolmuş olduğundan, karşı taraf zamanaşımı savunmasında bulunursa talep reddedilebilir. Aynı kaza yaralanmalı olsaydı, taksirle yaralama suçu için öngörülen sekiz yıllık ceza zamanaşımı gündeme gelebilirdi.

Sık sorulan sorular

Karşı tarafın sürücüsü alkollüydü. Sigorta yine de öder mi?

Evet. Sigortacı, sigortalısıyla arasındaki sözleşmeden doğan ve tazminatı azaltan ya da kaldıran sebepleri zarar görene karşı ileri süremez. Önce zarar görene öder, sonra alkollü sürücünün sebep olduğu kaza nedeniyle kendi sigortalısına rücu eder (KTK m. 95, Genel Şartlar B.4-c).

Kazaya sebep olan aracın sigortası yoksa ya da araç kaçtıysa ne olur?

Bedensel zararlar (yaralanma, sakatlık, ölüm) için Güvence Hesabına başvurulabilir. Araç hasarı gibi maddi zararlar bu hâllerde kural olarak Güvence Hesabından karşılanmaz; bunlar için sürücü ve işletene başvurmak gerekir (5684 s. K. m. 14/2).

Sigorta şirketi başvuruma cevap vermedi. Ne kadar beklemeliyim?

Sigortacı başvuruya en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermek zorundadır. Bu süre içinde cevap gelmezse veya cevap talebinizi karşılamıyorsa dava açabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilirsiniz (KTK m. 97).

Trafik sigortası manevi tazminat öder mi?

Hayır. Manevi tazminat trafik sigortasının kapsamı dışındadır (KTK m. 92/f). Bu talep sürücüye, işletene ve varsa aracın bağlı olduğu teşebbüs sahibine yöneltilir. Karşı aracın manevi tazminatı da kapsayan bir ihtiyari mali mesuliyet poliçesi varsa o poliçeye de başvurulabilir.

Aracım serviste kaldığı sürede kiraladığım aracın bedelini kimden isteyebilirim?

İkame araç bedeli dolaylı zarar sayıldığından trafik sigortasından istenemez (KTK m. 92/k). Bu bedel kusurlu sürücüden ve aracın işleteninden istenebilir. Kasko poliçenizde ikame araç teminatı varsa kasko şirketinize de başvurabilirsiniz.

Hastane masraflarımı sigorta şirketi öder mi?

Trafik kazası nedeniyle yapılan tedavi giderleri, sosyal güvenceniz olup olmadığına bakılmaksızın kural olarak SGK tarafından karşılanır; sigorta şirketlerinin tedavi giderleri bakımından sorumluluğu SGK’ya yaptıkları aktarımla sona erer (KTK m. 98). Bakıcı giderleri ise trafik sigortasının sağlık gideri teminatından karşılanır.

Emniyet kemeri takmıyordum. Tazminat alamaz mıyım?

Alabilirsiniz, ancak tazminat azaltılabilir. Emniyet kemeri takmamak zararın artmasına katkı olarak değerlendirilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu durumda yerleşik uygulamasına göre %20 oranında indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir. İndirimin oranı somut olaya göre değişebilir.

Arkadaşımın aracında yolcuyken yaralandım. Arkadaşımın sigortasından tazminat alabilir miyim?

Evet. Yolcu, aracın işletenine göre üçüncü kişidir; bu nedenle bindiği aracın trafik sigortacısından da tazminat isteyebilir. Ücretsiz ve yalnızca sizin yararınıza bir taşıma varsa “hatır taşıması” nedeniyle tazminattan indirim yapılabilir. Ancak aracın işleteni sizseniz, kendi aracınızın trafik sigortacısından tazminat isteyemezsiniz.

Kazadan iki yıl geçti. Artık dava açamaz mıyım?

İki yıllık süre, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten başlar ve kaza tarihinden itibaren on yılı geçemez. Kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa (ör. taksirle yaralama) daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sigortacıya karşı da geçerlidir (KTK m. 109). Sürenin dolup dolmadığı her olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Belirsiz alacak davası açabilir miyim?

31.07.2026’dan sonra açılan davalarda hayır. 7589 sayılı Kanun belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK’nın 107. maddesini yürürlükten kaldırdı. Artık alacağın bir kısmı dava edilip talep aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabiliyor (HMK m. 109/4).

Somut olayın özelliklerine göre bir avukattan hukuki destek almak faydalı olabilir.

Kaynakça

  1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 3, 81, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 90, 91, 92, 93, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 109, 110, 111 (RG 18.10.1983, S. 18195; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 66, 72, 74, 75, 117 (RG 04.02.2011, S. 27836; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
  3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 4, 5, 5/A, 1420, 1478, 1482, 1483 (RG 14.02.2011, S. 27846; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
  4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m. 14, 30 (RG 14.06.2007, S. 26552; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
  5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 6, 16, 107 (mülga), 109 (RG 04.02.2011, S. 27836; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
  6. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, m. 1, 2 (RG 19.12.1984, S. 18610; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
  7. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 66, 67, 85, 89 (RG 12.10.2004, S. 25611; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
  8. 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, m. 10, 18, 19, 20, geçici m. 1, m. 26 (RG 31.07.2026, S. 33326)
  9. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (yürürlük 01.06.2015; son değişiklik RG 12.06.2026, S. 33278, yürürlük 01.07.2026; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
  10. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Zorunlu Trafik Sigortası Limitleri, 01.01.2026–31.12.2026 Dönemi Teminat Limitleri
  11. Anayasa Mahkemesi, 17.07.2020 tarihli, E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı karar (RG 09.10.2020, S. 31269)
  12. Anayasa Mahkemesi, 29.12.2022 tarihli, E. 2021/82, K. 2022/167 sayılı karar (RG 14.02.2023, S. 32104)
  13. Anayasa Mahkemesi, 14.03.2024 tarihli, E. 2023/79, K. 2024/80 sayılı karar (KTK m. 110/2’deki “merkez” ve “veya” ibareleri)
  14. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 06.05.2026 tarihli, 2025/632 E., 2026/308 K.
  15. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 26.03.2025 tarihli, 2024/197 E., 2025/168 K.
  16. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 30.03.2022 tarihli, 2020/58 E., 2022/429 K.
  17. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 09.05.2024 tarihli, 2024/3109 E., 2024/4481 K.
  18. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 08.05.2024 tarihli, 2023/12689 E., 2024/4378 K.
  19. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 23.01.2024 tarihli, 2022/4573 E., 2024/880 K.
  20. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 27.12.2023 tarihli, 2022/6232 E., 2023/14193 K.
  21. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 30.10.2023 tarihli, 2023/7105 E., 2023/11538 K.
  22. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 15.03.2023 tarihli, 2021/25402 E., 2023/3871 K.