Sigorta şirketi hasarınızı ödemedi, eksik ödedi ya da başvurunuza hiç cevap vermedi. Mahkemeye gitmek yerine Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilir misiniz? Komisyon’a kimler, hangi uyuşmazlıklar için başvurabilir; önce sigorta şirketine başvurmak şart mı? Başvuru nasıl yapılır, ücreti ne kadar, karar ne kadar sürede çıkar? Hakem kararına itiraz edilebilir mi, Yargıtay yolu ne zaman açıktır? Bu yazıda bu sorulara sırayla cevap veriyorum.
Kısaca
- Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkları bağımsız sigorta hakemleri aracılığıyla çözen, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesiyle kurulmuş bir yapıdır. Başvuru sigortalı ve hak sahipleri için isteğe bağlıdır; mahkeme yolu da açıktır.
- Komisyon’a gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmalı; şirket talebi kısmen ya da tamamen reddetmeli veya 15 iş günü (trafik sigortasında 15 gün) içinde yazılı cevap vermemiş olmalıdır.
- Hakemler kural olarak dört ay içinde karar verir. Belli bir tutarın üzerindeki kararlara 10 gün içinde itiraz edilebilir; daha yüksek tutarlarda itiraz hakem heyeti kararına karşı doğrudan Yargıtay’a temyiz yolu açıktır. Parasal sınırlar her yıl güncellenir.
Sigorta Tahkim Komisyonu nedir, hangi kanunda düzenlenir?
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta ettiren ya da sigortadan yararlanan kişiler ile sigorta şirketleri arasındaki uyuşmazlıkları mahkeme dışında, sigorta hakemleri eliyle çözmek için kurulmuş bir yapıdır. Dayanağı 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesidir. Komisyon, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği bünyesinde kurulmuştur ve merkezi İstanbul’dadır (Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik m. 5).
Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur. Sigortacılık yapan kuruluşlardan, sigorta tahkim sistemine üye olmak isteyenler, durumu yazılı olarak Komisyona bildirmek zorundadır. Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) İlgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan bu fıkra kapsamındaki uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri bu bölüm hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) Sigorta tahkim sistemine üye olmayan kuruluşlar bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu giderlerine katılım Hazine Müsteşarlığınca ayrıca belirlenir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m. 30/1
Maddede geçen “Hesap”, kanunda Güvence Hesabı olarak tanımlanır (5684 s. K. m. 2/1-f). Yani Komisyon’a yalnızca sigorta şirketlerine karşı değil, Güvence Hesabı’ndan yararlanacak kişilerin Güvence Hesabı ile uyuşmazlıklarında da başvurulabilir.
Usulün ayrıntıları, 17.08.2007 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te düzenlenir. Yönetmelik en son 07.06.2023 tarihinde değiştirilmiştir. Kanun metninde hâlâ “Müsteşarlık” ifadesi geçer; bugün yönetmelik ve tebliğlerde bu görevleri Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) yürütmektedir. Bu yazıda 5684 sayılı Kanun’un mevzuat.gov.tr’deki güncel metnini esas aldım. Bu metne göre 30. maddede yapılan son değişiklik, 7251 sayılı Kanun’la (22.07.2020) yapılmıştır.
Yazıda sık geçecek birkaç terimi baştan açıklayayım:
- Raportör: Başvuruyu ilk olarak inceleyen Komisyon görevlisidir. Başvurunun şartlarını ve eksik belge olup olmadığını kontrol eder, ancak uyuşmazlığın esası hakkında karar veremez (
Yönetmelik m. 8/3). - Sigorta hakemi (uyuşmazlık hakem heyeti): Uyuşmazlığı esastan çözen kişi ya da en az üç kişilik kuruldur. Hakemleri taraflar değil, Komisyon listeden seçer.
- İtiraz hakem heyeti: Hakem kararına yapılan itirazı inceleyen üç kişilik hakem kuruludur (
Yönetmelik m. 4/1-ı). - Zorunlu sigorta: Kanunun yapılmasını zorunlu tuttuğu sigortadır; trafik sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) bunun en bilinen örneğidir. Kasko, konut, sağlık ve hayat sigortaları gibi isteğe bağlı sigortalara ise ihtiyari sigorta denir.
Komisyon yolu, sigortalı ve hak sahipleri için bir seçenektir; zorunlu bir ön aşama değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bunu açıkça belirtmiştir: “Sigortalı/hak sahipleri ise hiçbir şekilde, sigorta şirketleri ile yaşadığı bir uyuşmazlığın çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmak zorunda değildir.” (Yargıtay HGK, 21.01.2026, 2025/656 E., 2026/17 K.). Aynı kararda sistemin, üye şirketler bakımından zorunluluk, sigortalılar bakımından gönüllülük esasına dayandığı vurgulanmıştır.
Sigorta Tahkim Komisyonu’na kimler başvurabilir?
Sigorta şirketiyle uyuşmazlığa düşen sigorta ettiren, sigortalı, lehtar ve sigortadan yararlanan diğer hak sahipleri Komisyon’a başvurabilir. Zorunlu sorumluluk sigortalarında, örneğin trafik kazasında zarar gören üçüncü kişi de başvurabilir. Kanun, “sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler” ifadesini kullanır (5684 s. K. m. 30/1).
- Sigorta ettiren: Poliçeyi yaptıran ve primi ödeyen kişidir.
- Sigortalı ve lehtar: Sigortanın korumasından yararlanan ya da sigorta bedelinin ödeneceği kişidir. Örneğin hayat sigortasında lehtar olarak gösterilen kişi.
- Zarar gören üçüncü kişi: Trafik sigortası gibi zorunlu sorumluluk sigortalarında, kazada zarar gören kişi doğrudan sigortacıya başvurabilir ve sonuç alamazsa “5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime” gidebilir (
2918 s. KTK m. 97). Ölüm hâlinde destekten yoksun kalanlar da bu kapsamdadır. - Güvence Hesabı’ndan yararlanacak kişiler: Örneğin sigortasız ya da tespit edilemeyen bir aracın karıştığı kazada zarar görenler.
Kanun başvuru hakkını tüketicilerle sınırlamamıştır. Şirketler de, örneğin makine kırılması ya da yönetici sorumluluk sigortası gibi ticari poliçelerden doğan uyuşmazlıklarda Komisyon’a başvurabilmektedir. Yargıtay’ın incelediği dosyalar arasında başvuranın şirket olduğu tahkim kararları bulunmaktadır (ör. Yargıtay 11. HD, 12.03.2026, 2025/6591 E., 2026/1507 K.; Yargıtay 11. HD, 03.07.2019, 2018/5551 E., 2019/5025 K.).
Kanun, Komisyon’a gitme hakkını sigortacıyla “uyuşmazlığa düşen kişi”ye tanır (5684 s. K. m. 30/13, 30/15). Sistem, sigortalı ve hak sahiplerinin başvurusu üzerine işleyecek biçimde kurulmuştur.
Vekil aracılığıyla başvuru
Başvuru şahsen ya da avukat aracılığıyla yapılabilir. Komisyon’un başvuru rehberine göre avukatla yapılan başvurularda vekâletnamenin, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına ya da doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru için özel yetki içermesi gerekir. Ayrıca sigorta tazminatı alacağı ancak alacaklının kendisi, kanuni temsilcisi, avukatı ya da alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası veya kardeşleri aracılığıyla takip edilebilir. Tazminat alacağı yalnızca hak sahibine veya avukatına ödenir ve kimseye devredilemez (5684 s. K. ek m. 6).
Sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olması neden önemli?
İsteğe bağlı sigortalarda Komisyon’a başvurabilmek için sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olması gerekir. Zorunlu sigortalarda ise şirket üye olmasa da başvurulabilir. Kanun, üye olmak isteyen şirketin bunu Komisyon’a yazılı olarak bildirmesini ister. Üye şirketle uyuşmazlığa düşen kişi, poliçede ayrıca bir tahkim hükmü olmasa bile tahkimden yararlanabilir (5684 s. K. m. 30/1). Yönetmeliğe göre üyelik, sabit katılım payının ödenmesiyle başlar (Yönetmelik m. 15/1).
| Sigorta türü | Şirket üye değilse | Komisyon’un aradığı tarih şartı | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Zorunlu sigortalar (ör. trafik sigortası) | Yine de başvurulabilir | 18.04.2013’ten sonra ortaya çıkan uyuşmazlıklar | 5684 s. K. m. 30/1 (6456 s. K. ile eklenen cümle) |
| İsteğe bağlı sigortalar (ör. kasko, konut, sağlık, hayat) | Başvurulamaz | Rizikonun, şirketin üyelik tarihinden sonra gerçekleşmiş olması | 5684 s. K. m. 30/1, Komisyon başvuru rehberi |
Hangi şirketlerin, hangi tarihten beri üye olduğu Komisyon’un internet sitesindeki “Üye Kuruluşlar” listesinden kontrol edilebilir. İsteğe bağlı bir poliçede başvurmadan önce bu kontrolü yapmak gerekir.
Hangi uyuşmazlıklar Komisyon’da çözülebilir?
Sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar, hayat ve hayat dışı bütün branşlarda Komisyon’a götürülebilir. Uyuşmazlıklar, hayat ve hayat dışı sigorta gruplarından yalnızca birinde görev yapan hakemlerce çözülür (5684 s. K. m. 30/7). Uygulamada sık görülen örnekler şunlardır:
- Trafik sigortası: Araç hasarı, değer kaybı, sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı.
- Kasko: Hasarın teminat dışı sayılması, eksik ödeme, pert (tam hasar) bedeli uyuşmazlıkları.
- Konut ve işyeri sigortaları: Yangın, su baskını, hırsızlık gibi rizikolarda ödeme uyuşmazlıkları.
- Sağlık ve hayat sigortaları: Tedavi giderinin karşılanmaması, sigorta bedelinin ödenmemesi.
- Ticari poliçeler: Makine kırılması, sorumluluk sigortaları gibi.
- Güvence Hesabı uyuşmazlıkları: Sigortasız veya kimliği tespit edilemeyen araçların karıştığı kazalar.
Buna karşılık mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine taşınmış bir uyuşmazlık için Komisyon’a başvurulamaz:
Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m. 30/14
Yönetmelik bu listeyi genişletir. Raportör, uyuşmazlığın mahkemeye, İcra ve İflas Kanunu’na göre icra takibine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre tahkime ya da Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne intikal edip etmediğini, başvuranın beyanını esas alarak tespit eder (Yönetmelik m. 16/2-b). Bu nedenle aynı alacak için icra takibi başlatılmışsa, Komisyon yolu da kapanmış olur.
Komisyon’a gitmeden önce sigorta şirketine başvurmak zorunlu mu?
Evet. Komisyon’a başvurabilmek için önce sigorta şirketine başvurmuş olmak ve şirketin talebi kısmen ya da tamamen reddettiğini belgelemek gerekir. Şirketin süresi içinde yazılı cevap vermemesi de yeterlidir.
Komisyona gidilebilmesi için, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu teşkil eden olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m. 30/13
Trafik sigortası gibi zorunlu mali sorumluluk sigortalarında Karayolları Trafik Kanunu ayrıca bir yazılı başvuru zorunluluğu öngörür:
Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 97
| Sigorta | Şirketin cevap süresi | Süre dolunca | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Genel kural (kasko, konut, sağlık, hayat vb.) | Başvuru tarihinden itibaren 15 iş günü | Yazılı cevap yoksa Komisyon’a başvurulabilir | 5684 s. K. m. 30/13 |
| Zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) | Başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün | Dava açılabilir veya tahkime başvurulabilir | 2918 s. KTK m. 97 |
Başvurunun ispatı önemlidir. Komisyon’un rehberine göre şirketin cevap vermediği, noter ihtarnamesi, iadeli taahhütlü posta veya kargo alındısı ya da şirketin evrak kayıt tarihini gösteren bir suretle ispatlanabilir. Şirketin ret yazısı varsa, yetkililerce imzalanmış nihai cevap yazısı başvuruya eklenmelidir.
Yargıtay, bu şartın amacını gözeten bir yorum da yapmıştır. Plakası tespit edilemeyen bir aracın karıştığı kazada başvuran, Güvence Hesabı’na ayrıca yazılı başvuru yapmamış, ancak aynı talep için arabulucuya gitmiş ve anlaşma sağlanamamıştı. İtiraz hakem heyeti başvuruyu usulden reddetmişti. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu kararı bozdu ve şu tespiti yaptı: “Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile başvuru şartının yerine getirildiğinin kabulü gerektiğinden” diğer itirazların incelenmesi gerekir (Yargıtay 4. HD, 23.02.2026, 2026/1003 E., 2026/2037 K.). Yine de en güvenli yol, Komisyon’a gitmeden önce sigorta şirketine doğrudan ve ispatlanabilir biçimde yazılı başvuru yapmaktır.
Kenar notu
Sigorta şirketine yapılan başvuruda talebin ne olduğu açıkça yazılmalı ve hasara ilişkin belgeler (poliçe numarası, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, faturalar, sağlık raporları) eklenmelidir. Belirsiz ya da eksik bir başvuru, sonradan “gerekli başvuru yapılmamıştır” itirazına yol açabilir. Komisyon’a yalnızca e-posta ile belge göndermek de kabul edilmemektedir.
Komisyon’a başvuru nasıl yapılır?
Başvuru, Komisyon’un internet sitesindeki çevrim içi (online) başvuru ekranından ya da başvuru formu doldurularak fiziki olarak yapılabilir. Yönetmelik başvuru yerlerini şöyle sayar:
Tahkim için, Komisyonun merkezine, başvuru yapan kişinin ikametgâhının bulunduğu ya da rizikonun gerçekleştiği yerdeki büroya veya Komisyonun elektronik ortamından başvurulabilir. Uyuşmazlık başvurularında; Komisyonun internet sayfasında yayımlanan güncel başvuru formu, uyuşmazlığa ilişkin bilgi ve belgeler, başvuru ücreti ile tebligat giderinin yatırıldığına dair belgelerin yer alması gerekir.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, m. 16/1
1. Belgeleri hazırlayın
Komisyon’un “Başvuru Sırasında İstenecek Belgeler” sayfasına göre başvuruda şunlar bulunmalıdır:
- Fiziki başvurularda eksiksiz doldurulmuş, ıslak imzalı başvuru formu (online başvuruda form sistem tarafından otomatik oluşturulur).
- Gerçek kişi başvuranların kimlik belgesi fotokopisi.
- Başvuru ücretinin ödendiğine dair makbuz (kartla ya da “ödeme numarası” ile yapılan ödemelerde sistem makbuzu kendisi ekler).
- Sigorta şirketinin imzalı nihai cevap yazısı ya da süresinde cevap verilmediğini gösteren belgeler.
- Sigorta şirketine gönderilen başvuru yazısı.
- Şirketin cevabının neden yeterli olmadığını ve Komisyon’dan ne talep edildiğini açık ve somut biçimde gösteren açıklama.
- Haklılığı destekleyen bütün belgelerin okunaklı suretleri; varsa poliçe sureti.
- Avukatla yapılan başvurularda vekâletname ve baro pulu.
2. Başvuru kanalını seçin
Online başvuruda sisteme girilen bilgilerden başvuru formu otomatik oluşturulur ve bir başvuru numarası verilir. Fiziki başvuruda form Komisyon’un internet sitesinden veya merkez adresinden temin edilir ve ıslak imzalı olarak sunulur. Yönetmelik, Komisyon merkezi dışında başvuranın yerleşim yerindeki ya da rizikonun gerçekleştiği yerdeki büroya başvurmayı da mümkün kılar (Yönetmelik m. 16/1).
3. Başvuru ücretini ve tebligat giderini yatırın
Başvuru ücreti ve tebligat gideri kredi veya banka kartıyla, Komisyon’un ürettiği “ödeme numarası” kullanılarak EFT/havale ile ya da Komisyon’un ilan ettiği banka kanallarıyla ödenir. Komisyon’un açıklamasına göre ödeme numarasıyla yapılan havalelerde açıklama alanına yalnızca bu numara yazılmalı, ödeme de başvurunun yapıldığı günün sonuna kadar tamamlanmalıdır. Aksi hâlde başvuru işleme alınmayabilir.
4. Eksik belgeyi doğru kanaldan tamamlayın
Başvurudan sonra eklenmesi gereken belgeler, Komisyon sitesindeki “Online Belge Gönderimi” menüsünden başvuru numarası girilerek gönderilir. Komisyon, e-posta yoluyla gönderilen belgelerin başvuruya eklenmeyeceğini açıkça duyurmaktadır.
Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru ücreti ne kadar?
Başvuru ücreti, uyuşmazlık tutarına göre kademeli olarak belirlenir ve SEDDK tarafından Ocak ve Temmuz aylarında gözden geçirilebilir (Yönetmelik m. 11/3). Komisyon’un internet sitesindeki “Başvuru Ücretleri” sayfasında 21.10.2026 itibarıyla yayımlanan tarife şöyledir:
| Uyuşmazlık tutarı | Başvuru ücreti |
|---|---|
| 0 – 8.500 TL | 600 TL |
| 8.501 – 17.000 TL | 1.200 TL |
| 17.001 – 85.000 TL | 1.750 TL |
| 85.001 TL ve üzeri | Uyuşmazlık tutarının %1,8’i (en az 1.750 TL) |
Buna ek olarak tebligat gideri alınır. Komisyon’un duyurusuna göre 01.01.2026’dan itibaren uyuşmazlık ve itiraz başvurularında tebligat gideri, geçerli bir Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) adresi bildiren başvurucular için 75 TL, bildirmeyenler için 325 TL’dir. Tutarlar değişebileceği için başvuru günü Komisyon’un sitesinden kontrol edilmelidir.
Bazı durumlarda ücretin bir kısmı iade edilir:
| Durum | İade | Dayanak |
|---|---|---|
| Ön inceleme sonunda başvurunun Komisyon’ca değerlendirmeye alınamayacağının anlaşılması | Başvuru ücretinin yarısı | Yönetmelik m. 16/3 |
| Raportör incelemeye başlamadan başvurunun geri çekilmesi | Başvuru ücretinin yarısı | Yönetmelik m. 16/4 |
| Uyuşmazlığın bilgi ve belge eksikliğinden kaynaklandığının anlaşılması üzerine dosyanın kapatılması | Başvuru ücretinin yüzde ellisi | Yönetmelik m. 16/5 |
| İtirazın değerlendirmeye alınamayacağının anlaşılması (ör. süre geçmiş) | Yatırılan ücretin yüzde doksanı | Yönetmelik m. 16/A-1 |
Hakemlerin ücretini Komisyon öder (5684 s. K. m. 30/18). Ancak hakem bilirkişi incelemesine karar verirse, bilirkişi ücretinin ara kararda belirtilen Komisyon hesabına yatırılması istenir. Komisyon, kart bilgisi istemediğini ve yalnızca ilan ettiği hesaplara ödeme kabul ettiğini ayrıca duyurmaktadır.
Başvuru nasıl incelenir, karar ne kadar sürede çıkar?
Başvuru önce raportör tarafından en geç 15 gün içinde ön incelemeden geçirilir. Şartları taşıyan dosya sigorta hakemine veya hakem heyetine gönderilir. Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır.
Raportör incelemesi
Raportör, sigorta şirketine gerekli başvurunun yapılıp yapılmadığını, şirketin talebi reddedip reddetmediğini ya da 15 iş günü içinde cevap verip vermediğini ve uyuşmazlığın mahkemeye, icraya, HMK tahkimine veya tüketici hakem heyetine taşınıp taşınmadığını kontrol eder (Yönetmelik m. 16/2). İnceleme 15 gün içinde tamamlanmalıdır (5684 s. K. m. 30/15).
Hakem ve hakem heyeti
Uyuşmazlığa hangi hakemin bakacağını Komisyon belirler. Yönetmeliğe göre hakem seçimi, uzmanlık alanları gözetilerek genel listeden sıra usulüyle yapılır (Yönetmelik m. 16/8). Komisyon, işin niteliğine göre en az üç hakemden oluşan bir heyet kurulmasına karar verebilir. Uyuşmazlık tutarı belli bir sınıra eşit veya bu sınırın üzerindeyse heyet kurulması zorunludur. Kanunda 15.000 TL olarak yazılan bu sınır, SEDDK tebliğiyle yeniden belirlenir ve her yıl güncellenir (5684 s. K. m. 30/15, 30/22). Heyet kararını çoğunlukla verir.
Hakemler, kural olarak kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir (5684 s. K. m. 30/15). Komisyon’un rehberine göre hakemler gerekli görürse duruşma da yapılabilir. Bu nedenle iddiayı ispatlayacak bütün belgelerin baştan sunulması büyük önem taşır.
Hakemin reddi
Taraflar, hakemi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki hâkimin reddi sebeplerine dayanarak reddedebilir. Ret talebi, durumun öğrenildiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde dilekçeyle Komisyon’a yapılır. Komisyon müdürü, iki tarafı dinledikten sonra en geç beş iş günü içinde karar verir (5684 s. K. m. 30/15). Hakemler tarafsız olmak zorundadır; sigorta şirketlerinin, eksperlerin, acentelerin ve brokerlerin ortakları, yöneticileri ve bu kuruluşlarda mesleki faaliyette bulunanlar hakemlik yapamaz (5684 s. K. m. 30/19).
Bilirkişi
Çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren durumlarda hakem, taraflardan birinin talebiyle ya da kendiliğinden bilirkişi görüşü alınmasına karar verir. Bilirkişiler Komisyon’un her yıl düzenlediği listeden seçilir. Hakemlerin yasaklılık ve ret sebepleri bilirkişiler için de uygulanır (Yönetmelik m. 16/12). Trafik kazalarında kusur, maluliyet oranı ya da araç hasarının tespiti çoğu zaman bilirkişi incelemesini gerektirir.
Dört aylık karar süresi
Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur. Aksi halde, uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Ancak, bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir. Hakem, kararını Komisyon müdürüne tevdi eder. (Değişik son cümle:22/7/2020-7251/56 md.) Komisyon Müdürünce karar en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir; ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte Komisyonca saklanır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m. 30/16
Dört aylık süre ciddi bir süredir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, hakemlerin görevlendirilmesinden dört ay sonra, tarafların yazılı muvafakati olmadan verilen bir hakem kararı hakkında şu tespiti yapmıştır: “Hakem heyeti kararı ise 3.1.2018 tarihinde verildiğinden verilen bu karar yok hükmündedir.” (Yargıtay 11. HD, 03.07.2019, 2018/5551 E., 2019/5025 K.). Kanun, süre içinde karar verilmezse uyuşmazlığın yetkili mahkemece çözüleceğini öngörür.
| Aşama | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Sigorta şirketinin başvuruya cevabı | 15 iş günü (trafik sigortasında 15 gün) | Şirkete başvuru tarihi | 5684 s. K. m. 30/13, KTK m. 97 |
| Raportör ön incelemesi | En geç 15 gün | Başvurunun raportöre gelmesi | 5684 s. K. m. 30/15 |
| Hakemin reddi talebi | En geç 5 iş günü | Ret sebebinin öğrenilmesi | 5684 s. K. m. 30/15 |
| Hakem kararı | En geç 4 ay (yazılı muvafakatle uzatılabilir) | Hakemin görevlendirilmesi | 5684 s. K. m. 30/16 |
| Kararın taraflara bildirimi | En geç 3 iş günü | Kararın Komisyon müdürüne tevdii | 5684 s. K. m. 30/16 |
| Hakem kararına itiraz | 10 gün | Kararın Komisyonca ilgiliye bildirimi | 5684 s. K. m. 30/12 |
| İtiraz hakem heyeti kararı | 2 ay | İşin heyete intikali | 5684 s. K. m. 30/12 |
| İtiraz hakem heyeti kararının temyizi | 2 hafta | Kararın Komisyonca tebliği | 5684 s. K. m. 30/12, HMK m. 361 |
Hakem kararına itiraz edilebilir mi?
Evet, uyuşmazlık tutarı kesinlik sınırına eşit veya bu sınırın üzerindeyse, kararın Komisyonca bildiriminden itibaren 10 gün içinde, bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir.
Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m. 30/12
Kanun metnindeki 5.000 TL’lik sınır bugün uygulanmaz; güncel tutar, aşağıda anlatılan SEDDK tebliğine göre her yıl yeniden belirlenir. İtiraz, yalnızca itiraz taleplerini incelemek üzere kurulan üç kişilik itiraz hakem heyetlerince incelenir ve işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karara bağlanır. Süresinde itiraz edilmeyen karar kesinleşir; itiraz üzerine verilen karar ise temyiz sınırının altında kalan uyuşmazlıklarda kesindir (5684 s. K. m. 30/12).
İtiraz başvurusu, Komisyon’un sitesinde yayımlanan güncel itiraz başvuru formuyla, itiraz başvuru ücreti ve tebligat giderinin yatırıldığını gösteren belgeyle birlikte yapılır. İtirazın süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığını önce itiraz yetkilisi inceler (Yönetmelik m. 16/A-1).
On günlük süre kaçırılırsa sonuç ağırdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin incelediği bir dosyada hakem kararı 29.04.2024’te tebliğ edilmiş, itiraz ise Komisyon’a 10.05.2024’te ulaşmıştı. Komisyon itirazı süre geçtiği için değerlendirmeye almadı. Daire, bu karara karşı yapılan temyizi de reddetti: “Sigorta Tahkim Komisyonunca yapılan usuli tetkik sonucunda itirazın yasal süresinde olmaması gerekçesiyle verilen değerlendirmeye alınmamama kararı da temyizi kabil bir karar değildir.” (Yargıtay 4. HD, 26.09.2024, 2024/7478 E., 2024/8225 K.).
Kenar notu
İtiraz süresi, kararın Komisyonca bildiriminden itibaren işler ve on gündür. Yukarıdaki dosyada itirazın Komisyon’a ulaştığı tarih esas alınmıştır. Son güne bırakmamak ve itirazı Komisyon’un kabul ettiği kanallardan, ücretiyle birlikte eksiksiz yapmak gerekir.
Parasal sınırlar 2026’da ne kadar?
Komisyon’un “Başvurular Nasıl Sonuçlandırılır” sayfasında 21.10.2026 itibarıyla şu sınırlar yayımlanmaktadır: Uyuşmazlık tutarı 35.000 TL’nin altında kalan hakem kararları kesindir; 35.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda itiraz yoluna gidilebilir; 383.000 TL’yi aşan uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.
Bu sınırların dayanağı, kanundaki maktu tutarları artırma yetkisine (5684 s. K. m. 30/22) dayanılarak SEDDK’nın çıkardığı tebliğdir. Tebliğin ilk hâli 16.04.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, 28.02.2023, 21.05.2025 ve 19.03.2026 tarihlerinde değiştirilmiştir. 21.05.2025 tarihli değişiklik, temel tutarları ve yıllık artış kuralını şöyle belirlemiştir:
| Sınır | Kanundaki ilk tutar | 21.05.2025 tebliğindeki tutar | Komisyon’un 2026 için yayımladığı tutar |
|---|---|---|---|
| Kesinlik (bu tutarın altındaki hakem kararları kesin) | 5.000 TL | 28.000 TL | 35.000 TL |
| Temyiz (bu tutarı aşan uyuşmazlıklarda itiraz kararı temyiz edilebilir) | 40.000 TL | 300.000 TL | 383.000 TL |
| Heyet kurulmasının zorunlu olduğu tutar | 15.000 TL | 96.000 TL | Komisyon’dan teyit edilmeli |
(5) Parasal sınırlar Kurumca aksine bir düzenleme yapılmadıkça her takvim yılı başında TÜİK tarafından bir önceki yılın aynı ayına göre belirlenen yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) değişim oranında artırılarak uygulanır. Uygulanacak olan artışın hesabında bin Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz.
Sigortacılık Kanununun 30 uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ, m. 3/5 (21.05.2025 tarihli değişik metin)
Hangi tarihteki sınırın uygulanacağı da önemlidir. 19.03.2026’da yürürlüğe giren değişiklikle kural şöyle olmuştur:
(4) Birinci ve ikinci fıkralarda yer alan parasal sınırların uygulamasında başvurunun yapıldığı; üçüncü fıkrasının uygulanmasında hakem heyetinin teşekkül edeceği tarihteki miktar esas alınır.
Aynı Tebliğ, m. 3/4 (RG 19.03.2026, S. 33201 ile değişik)
Buna göre itiraz ve temyiz sınırları bakımından, değişikliğin yürürlüğünden sonra artık başvurunun yapıldığı tarihteki tutar esas alınır. Değişiklikten önceki metin ise hakem kararının verildiği tarihi esas alıyordu. Komisyon da bir kararın itiraza ya da temyize tabi olup olmadığı belirlenirken başvuru tarihinde geçerli sınırların dikkate alındığını duyurmaktadır. Sınırlar her takvim yılı başında değiştiği için başvuru yapılacağı yılın tutarları Komisyon’un sitesinden ve Resmî Gazete’den kontrol edilmelidir.
İtiraz hakem heyeti kararına karşı istinaf mı, temyiz mi?
İtiraz hakem heyeti kararlarına karşı bölge adliye mahkemesine istinaf yolu yoktur; temyiz sınırını aşan uyuşmazlıklarda doğrudan Yargıtay’a temyiz yoluna başvurulur.
Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. (Değişik cümle: 13/6/2012-6327/58 md.) Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m. 30/12
Bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016’da göreve başlamasından sonra bu kararların istinafa mı, temyize mi tabi olduğu tartışılmıştı. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu 19.06.2020 tarihli, 2019/4 Esas sayılı kararıyla bu tartışmayı çözdü. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu kararı şöyle aktarır: İtiraz hakem heyeti kararlarına karşı yasa yolu olarak bölge adliye mahkemelerine gidilemeyeceği, “doğrudan Yargıtaya temyiz kanun yoluna başvurulması gerektiğine içtihadı birleştirme yoluyla karar verilmiştir.” (Yargıtay 4. HD, 03.06.2021, 2021/2873 E., 2021/2347 K.). Bu nedenle istinaf yoluna giden dosyalarda bölge adliye mahkemesi kararları kaldırılmış ve temyiz incelemesi doğrudan yapılmıştır.
Temyiz süresi iki haftadır ve kararın Komisyonca tebliğiyle başlar. 7251 sayılı Kanun’la 2020’de yapılan değişiklikten sonra kararların taraflara bildirimi Komisyon müdürlüğünce yapılmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, kararın tebliğinin “dosyayı saklamakla görevli Sigorta Tahkim Komisyonunca yapılacak olmasına” dikkat çekerek, tebliğden sonra iki haftalık süreyi geçiren tarafın temyiz istemini süre yönünden reddetmiştir (Yargıtay 11. HD, 12.03.2026, 2025/6591 E., 2026/1507 K.).
Temyiz incelemesini uygulamada, uyuşmazlığın konusuna göre çoğunlukla Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (özellikle trafik kazası kaynaklı dosyalar) ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi yapmaktadır. Yargıtay’ın görev dağılımı yıllık iş bölümü kararıyla değişebilir.
Yargıtay bozarsa itiraz hakem heyeti direnebilir mi?
Hayır. Mahkemeler Yargıtay’ın bozma kararına karşı “direnme” kararı verebilir; yani önceki kararında ısrar edebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, sigorta tahkiminde hakem heyetlerinin bu yetkiye sahip olmadığını kabul etmiştir: “Netice itibariyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince direnme kararı verilmesi mümkün değildir.” (Yargıtay HGK, 21.01.2026, 2025/656 E., 2026/17 K.). Kararda, bozma sonrasında hakemlerin bozma kapsamıyla sınırlı inceleme yaptığı belirtilmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş, karşı oyda itiraz hakem heyetinin direnme yetkisinin bulunduğu görüşü savunulmuştur.
Hakem kararı kesinleşince ne olur, nasıl uygulanır?
Süresinde itiraz edilmeyen ya da itiraz ve temyiz aşamaları tamamlanan hakem kararı kesinleşir ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdirir. Kanun, itiraz yapıldığında hakem kararının icrasının duracağını açıkça düzenler (5684 s. K. m. 30/12). Kararın aslı dosyayla birlikte Komisyonca saklanır (5684 s. K. m. 30/16). Yargıtay kararlarının künyelerinde, kararın saklanması için asliye ticaret mahkemelerine tevdi edildiği dosyalar da görülmektedir.
Komisyon kararının kesinleşmesi, aynı talep için sonradan açılan bir davayı etkiler. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin incelediği bir dosyada, Komisyon’da reddedilen destekten yoksun kalma talebi için sonradan mahkemede dava açılmıştı. İlk derece mahkemesi Komisyon kararının kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davayı reddetti. Bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırdı. Gerekçeye göre önce Komisyon kararının usulünce kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, “henüz kesinleşmemiş ise talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı yönünden derdest dava niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilerek” karar verilmelidir (İstanbul BAM 8. HD, 26.06.2025, 2025/824 E., 2025/991 K.). Yani Komisyon’a götürülen bir talep, kesinleşmişse kesin hüküm, kesinleşmemişse derdestlik (aynı konuda görülmekte olan dava) itirazına yol açabilir.
Sigorta şirketinin, kesinleşen ya da icrası durmamış bir hakem kararına rağmen ödeme yapmaması hâlinde alacağın icra yoluyla tahsili gündeme gelir. Takibin türü, kesinleşme şerhi ve faiz hesabı gibi ayrıntılar somut dosyaya göre değerlendirilmelidir.
Vekâlet ücreti ve yargılama giderleri nasıl belirlenir?
Sigorta tahkiminde avukatlık ücreti, mahkemelere göre daha düşük belirlenir. Kanun, talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifedeki ücretin beşte birine hükmedileceğini söyler:
Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m. 30/17
Yönetmelik ise beşte bir kuralını iki taraf için de öngörür:
Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, m. 16/13
Halen yürürlükte olan ve 04.11.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi de Komisyon için ayrı bir kural içerir:
(2) Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (RG 04.11.2025, S. 33067), m. 17/2
Bu üç düzenleme ilk bakışta farklı sonuçlar doğuruyor gibi görünebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bunları birlikte yorumlamış ve şu sonuca varmıştır: Taraflar avukatla temsil edildiğinde “taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır”. Daire, başvuran lehine tam ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesini bu nedenle bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 4. HD, 17.02.2025, 2023/5593 E., 2025/2598 K.). Daha önceki bazı kararlarda farklı uygulamalar görülmüş olsa da 2025 yılındaki kararlarda bu yorum tekrarlanmıştır.
Diğer giderler bakımından başvuran, başvuru ücretini ve tebligat giderini öder; bilirkişi incelemesine karar verilirse bilirkişi ücretinin yatırılması istenir. Hakem ücretini Komisyon karşılar (5684 s. K. m. 30/18). Bu giderlerin karar sonunda hangi tarafa yükletileceği, hakem kararında gösterilir.
Komisyon mu, mahkeme mi? Arabuluculuk ile ilişkisi nedir?
Sigortalı ya da zarar gören, uyuşmazlığı Komisyon’a ya da mahkemeye götürmekte serbesttir; ancak aynı uyuşmazlığı iki yere birden götüremez. Mahkemeye taşınmış bir uyuşmazlık için Komisyon’a başvurulamaz (5684 s. K. m. 30/14). Komisyon’a götürülmüş bir talep için de dava açılırsa derdestlik ya da kesin hüküm sorunu doğabilir.
Mahkeme yolunda, sigorta tazminatı gibi bir miktar paranın ödenmesine ilişkin davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak çoğu durumda dava şartıdır. Uyuşmazlığın niteliğine göre ticari davalarda TTK m. 5/A, tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda TKHK m. 73/A uygulanır. Bu kurallar mahkemede açılacak davalar için öngörülmüştür; 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesi ise Komisyon’a başvurmadan önce arabulucuya gitme şartı aramaz. Komisyon’a başvuru için aranan ön şart, sigorta şirketine yapılan başvurudur.
| Konu | Sigorta Tahkim Komisyonu | Mahkeme yolu |
|---|---|---|
| Zorunlu mu? | Hayır, sigortalı ve hak sahibi için isteğe bağlı | Genel yol |
| Ön şart | Sigorta şirketine yazılı başvuru ve ret ya da süresinde cevap verilmemesi | Zorunlu sigortalarda şirkete yazılı başvuru (KTK m. 97); çoğu alacak davasında dava şartı arabuluculuk |
| Kararı veren | Komisyon’un listesinden atanan sigorta hakemi veya heyet | Hâkim |
| Karar süresi | Kanunen en geç 4 ay (uzatılabilir) | Dosyanın durumuna ve mahkemenin iş yüküne göre değişir |
| Başlangıç gideri | Tarifeye göre başvuru ücreti ve tebligat gideri | Harçlar ve gider avansı |
| Kanun yolu | Sınıra göre itiraz; daha yüksek tutarlarda doğrudan Yargıtay’a temyiz | İstinaf ve sınıra göre temyiz |
| Vekâlet ücreti | Yargıtay 4. HD yorumuna göre tarifedeki ücretin beşte biri | Tarifedeki ücretin tamamı |
Hakem dört ay içinde karar vermezse ya da dosyadan el çekerse, uyuşmazlık mahkemede görülebilir. Bu durumda zamanaşımı açısından aşağıdaki açıklamalar önem taşır.
Komisyon’a başvuru zamanaşımını keser mi?
Türk Borçlar Kanunu, alacaklının hakeme başvurmasını zamanaşımını kesen sebepler arasında sayar. Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru da bir hakem yoluna başvurudur.
Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:
2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 154
Zamanaşımı kesildiğinde yeni bir süre işlemeye başlar. Borç bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır (TBK m. 156). Bir dava veya def’i yetkisizlik, görevsizlik ya da düzeltilebilir bir yanlışlık nedeniyle reddedilmiş ve bu arada süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde hakkını kullanabilir (TBK m. 158).
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, uyuşmazlık hakeminin dosyadan el çekip başvurucunun mahkemeye gitmekte serbest olduğuna karar verdiği bir olayda bu ek süreyi uygulamıştır: “verilen hakem kararı TBK’nın 158. maddesi gereğince ek zamanaşımı süresi verilmesi gerektiren mahiyettedir” (Ankara BAM 35. HD, 08.02.2023, 2023/135 E., 2023/127 K.). Aynı kararda, zamanaşımının Komisyon’a başvuru tarihi itibarıyla değerlendirildiği görülmektedir.
Komisyon’a başvurmadan önce zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı kontrol edilmelidir. Sigorta sözleşmesinden doğan istemler kural olarak alacağın muaccel olduğu (ödenmesi gereken hâle geldiği) tarihten itibaren iki yılda, sigorta tazminatı ve bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yılda zamanaşımına uğrar (6102 s. TTK m. 1420). Trafik kazalarından doğan taleplerde Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesindeki özel süreler de dikkate alınmalıdır.
Uygulamada sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sigorta şirketine başvurmadan Komisyon’a gitmek: Başvuru, raportör aşamasında değerlendirme dışı kalabilir ve ücretin yalnızca yarısı iade edilir.
- Şirkete başvuruyu ispatlayamamak: Telefonla ya da kayıt bırakmayan yollarla yapılan başvurular sonradan ispat sorunu doğurur.
- İsteğe bağlı poliçede şirketin üyeliğini kontrol etmemek: Kasko, konut veya sağlık sigortasında şirket sisteme üye değilse ya da riziko üyelikten önce gerçekleşmişse başvuru incelenmez.
- Aynı alacak için icra takibi ya da dava başlatmış olmak: Uyuşmazlık mahkemeye, icraya veya tüketici hakem heyetine taşınmışsa Komisyon yolu kapanır.
- Belgeleri eksik sunmak: Hakemler kural olarak dosya üzerinden karar verir. Eksik belge, talebin reddine ya da dosyanın kapatılmasına yol açabilir.
- Belgeleri e-postayla göndermek: Komisyon e-postayla gelen belgeleri başvuruya eklememektedir.
- Ödeme numarasını yanlış yazmak: Havale açıklamasındaki ödeme numarası hatalıysa ödeme başvuruyla eşleşmez ve başvuru işleme alınmayabilir.
- On günlük itiraz süresini kaçırmak: Süresinde itiraz edilmeyen hakem kararı kesinleşir; geç itiraz incelenmez.
- İstinafa başvurmak: İtiraz hakem heyeti kararlarına karşı yol, bölge adliye mahkemesine istinaf değil, doğrudan Yargıtay’a temyizdir. Temyiz süresi iki haftadır.
- Vekâletnamede özel yetki bulunmaması: Komisyon, avukatla yapılan başvurularda Komisyon’a başvuru için özel yetki aramaktadır.
Örnek olaylar (kurgu)
Aşağıdaki olaylar kurgudur. Tutarlar, 21.10.2026 itibarıyla Komisyon’un sitesinde yayımlanan ücret tarifesi ve parasal sınırlar esas alınarak hesaplanmıştır.
Örnek 1: Kasko hasarı (kurgu)
Ayşe Hanım’ın aracı Mart 2026’da sel suyunda hasar görür. Kasko şirketi, hasarın teminat dışında kaldığını bildiren imzalı bir ret yazısı gönderir. Şirket tahkim sistemine üyedir ve riziko üyelik tarihinden sonra gerçekleşmiştir. Ayşe Hanım, 120.000 TL hasar bedeli için Komisyon’a online başvurur.
- Başvuru ücreti: 120.000 TL × %1,8 = 2.160 TL.
- Tebligat gideri: KEP adresi bildirirse 75 TL, bildirmezse 325 TL.
- Tutar 35.000 TL’nin üzerinde olduğu için hakem kararına 10 gün içinde itiraz edilebilir.
- Tutar 383.000 TL’yi aşmadığı için itiraz hakem heyetinin kararı kesindir. Ancak kararın tahkim süresi dolduktan sonra verilmesi gibi kanunda sayılan özel hâllerde temyiz yolu her hâlükârda açıktır.
Örnek 2: Trafik kazasında değer kaybı (kurgu)
Kemal Bey’in aracına, karşı tarafın tam kusurlu olduğu bir kazada arkadan çarpılır. Kemal Bey, karşı aracın trafik sigortacısına değer kaybı için yazılı başvuru yapar. Başvurunun üzerinden 15 gün geçmesine rağmen yazılı cevap gelmez. Kemal Bey, iadeli taahhütlü posta alındısını ekleyerek 30.000 TL için Komisyon’a başvurur.
- Başvuru ücreti: 17.001 – 85.000 TL diliminde olduğu için 1.750 TL.
- Uyuşmazlık tutarı 35.000 TL’nin altında kaldığı için hakem kararı kesindir; itiraz yolu yoktur.
- Trafik sigortası zorunlu sigorta olduğundan, şirketin sisteme üye olup olmadığı başvuruyu engellemez.
Örnek 3: Destekten yoksun kalma tazminatı (kurgu)
Bir trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin eşi ve çocukları, kusurlu aracın trafik sigortacısına başvurur. Şirket ödemeyi kısmen reddeder. Hak sahipleri 400.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı için Komisyon’a başvurur.
- Başvuru ücreti: 400.000 TL × %1,8 = 7.200 TL.
- Bu tutarda heyet kurulması zorunlu olabilir; 2026 için geçerli heyet sınırı Komisyon’dan teyit edilmelidir.
- Hakem kararına 10 gün içinde itiraz edilebilir. Tutar 383.000 TL’yi aştığı için itiraz hakem heyeti kararına karşı, Komisyon’un tebliğinden itibaren iki hafta içinde doğrudan Yargıtay’a temyiz yoluna gidilebilir.
- Kusur ve tazminat hesabı için çoğu zaman bilirkişi incelemesi gerekir. Hakem bilirkişiye gitmeye karar verirse ücretin ara kararda gösterilen hesaba yatırılması istenir.
Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri bu konuda ne diyor?
Yazıda anılan kararların ana ilkeleri şöyle özetlenebilir:
| Karar | İlke |
|---|---|
| Yargıtay HGK, 21.01.2026, 2025/656 E., 2026/17 K. | Komisyon yolu sigortalı için isteğe bağlıdır; hakem heyetleri Yargıtay bozmasına karşı direnme kararı veremez (oy çokluğu). |
| Yargıtay 4. HD, 03.06.2021, 2021/2873 E., 2021/2347 K. | İçtihadı Birleştirme kararı gereği itiraz hakem heyeti kararlarına karşı istinaf değil, doğrudan temyiz yolu açıktır. |
| Yargıtay 11. HD, 12.03.2026, 2025/6591 E., 2026/1507 K. | Temyiz süresi iki haftadır ve Komisyon’un tebliğiyle başlar. |
| Yargıtay 4. HD, 23.02.2026, 2026/1003 E., 2026/2037 K. | Somut olayda, aynı talep için arabulucuya başvurulmuş olması sigortacıya başvuru şartını karşılamış sayılmıştır. |
| Yargıtay 4. HD, 26.09.2024, 2024/7478 E., 2024/8225 K. | Süre geçtikten sonra yapılan itirazın değerlendirmeye alınmaması kararı temyiz edilemez. |
| Yargıtay 11. HD, 03.07.2019, 2018/5551 E., 2019/5025 K. | Dört aylık tahkim süresi geçtikten sonra verilen hakem kararı yok hükmündedir. |
| Yargıtay 4. HD, 17.02.2025, 2023/5593 E., 2025/2598 K. | Vekâlet ücreti her iki taraf için de asliye mahkemesi ücretinin beşte biridir. |
| İstanbul BAM 8. HD, 26.06.2025, 2025/824 E., 2025/991 K. | Komisyon kararı kesinleşmişse kesin hüküm, kesinleşmemişse derdestlik değerlendirilmelidir. |
| Ankara BAM 35. HD, 08.02.2023, 2023/135 E., 2023/127 K. | Hakemin dosyadan el çekmesi hâlinde TBK m. 158’deki altmış günlük ek süre uygulanabilir. |
Bu kararlar belirli olaylara ilişkindir. İçtihat zamanla değişebileceği için somut uyuşmazlıkta güncel kararların ayrıca incelenmesi gerekir. Somut olayın özelliklerine göre bir avukattan hukuki destek almak faydalı olabilir.
Sık sorulan sorular
Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmak zorunlu mu?
Hayır. Sigortalı ve hak sahipleri için Komisyon isteğe bağlı bir yoldur; mahkemeye de gidilebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da hak sahiplerinin Komisyon’a başvurmak zorunda olmadığını belirtmiştir. Ancak aynı uyuşmazlık için iki yol birden kullanılamaz.
Sigorta şirketi cevap vermiyor. Ne kadar beklemem gerekir?
Genel kurala göre başvuru tarihinden itibaren 15 iş günü içinde yazılı cevap verilmezse Komisyon’a başvurulabilir (5684 s. K. m. 30/13). Trafik sigortasında Karayolları Trafik Kanunu’ndaki 15 günlük süre uygulanır (KTK m. 97). Başvurunun tarihini ispatlayan belgeyi saklamak gerekir.
Kasko şirketim Komisyon’a üye değilse ne olur?
Kasko isteğe bağlı bir sigorta olduğundan, şirket sisteme üye değilse ya da hasar üyelik tarihinden önce gerçekleşmişse Komisyon başvuruyu incelemez. Bu durumda mahkeme yolu ve dava şartı arabuluculuk gündeme gelir. Trafik sigortası gibi zorunlu sigortalarda ise üyelik şartı aranmaz.
Komisyon’a başvuru ne kadar sürer?
Raportör ön incelemesi 15 gün, hakem kararı hakemin görevlendirilmesinden itibaren en geç 4 aydır. Bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir. İtiraz edilirse itiraz hakem heyeti, işin heyete gelmesinden itibaren iki ay içinde karar verir.
Avukatsız başvurabilir miyim?
Evet. Komisyon başvuru sürecini, kişilerin başvurularını şahsen yapabilecekleri şekilde tasarladığını belirtmektedir. Yine de zamanaşımı, ispat ve kanun yolu süreleri gibi konularda hak kaybı yaşamamak için dikkatli olmak gerekir.
Hakem kararı 2026’da hangi tutarın altında kesindir?
Komisyon’un sitesinde yayımlanan bilgilere göre uyuşmazlık tutarı 35.000 TL’nin altındaysa hakem kararı kesindir. 35.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda 10 gün içinde itiraz edilebilir; 383.000 TL’yi aşan uyuşmazlıklarda itiraz kararı temyiz edilebilir. Sınırlar her yıl başında güncellenir ve başvuru tarihindeki tutar esas alınır.
İtiraz hakem heyeti kararına karşı bölge adliye mahkemesine gidebilir miyim?
Hayır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 19.06.2020 tarihli kararından bu yana bu kararlara karşı istinaf yolu yoktur; temyiz sınırını aşan uyuşmazlıklarda doğrudan Yargıtay’a temyiz yoluna gidilir. Süre, kararın Komisyonca tebliğinden itibaren iki haftadır.
Karşı taraf avukatla temsil edildi, talebim reddedilirse ne kadar vekâlet ücreti öderim?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2025 tarihli kararlarına göre, sigorta tahkiminde her iki taraf aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin beşte biridir. Tarife her yıl yenilendiği için karar tarihindeki tarife dikkate alınır.
Komisyon’a başvurmak zamanaşımını keser mi?
Türk Borçlar Kanunu, alacaklının hakeme başvurmasını zamanaşımını kesen sebepler arasında sayar (TBK m. 154/2). Ancak başvuru tarihinde zamanaşımı zaten dolmuşsa başvuru bu süreyi canlandırmaz. Bu nedenle süre, başvurudan önce kontrol edilmelidir.
Komisyon kararından sonra aynı konuda dava açabilir miyim?
Komisyon kararı usulünce kesinleşmişse aynı taraflar, konu ve sebebe dayanan yeni dava kesin hüküm nedeniyle reddedilebilir. Karar henüz kesinleşmemişse derdestlik değerlendirilebilir. Hakemin dört ay içinde karar vermemesi gibi kanunda öngörülen hâllerde ise uyuşmazlık mahkemede görülebilir.
Kaynakça
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m. 2, 30, ek m. 6 (RG 14.06.2007, S. 26552; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
- Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, m. 4, 5, 8, 11, 15, 16, 16/A, 16/B, 17 (RG 17.08.2007, S. 26616; son değişiklik RG 07.06.2023, S. 32214; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
- Sigortacılık Kanununun 30 uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ (RG 16.04.2022, S. 31811); değişiklikler: RG 28.02.2023, S. 32118; RG 21.05.2025, S. 32906; RG 19.03.2026, S. 33201
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 97, 109 (RG 18.10.1983, S. 18195; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 154, 156, 158 (RG 04.02.2011, S. 27836; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 5/A, 1420 (RG 14.02.2011, S. 27846; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 361 (RG 04.02.2011, S. 27836; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 73/A (RG 28.11.2013, S. 28835; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, m. 17 (RG 04.11.2025, S. 33067)
- Sigorta Tahkim Komisyonu, “Başvuru Nasıl Yapılır”, “Başvuru Sırasında İstenecek Belgeler”, “Başvuru Ücretleri” ve “Başvurular Nasıl Sonuçlandırılır” sayfaları (sigortatahkim.org.tr, erişim 21.10.2026)
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 21.01.2026 tarihli, 2025/656 E., 2026/17 K.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 23.02.2026 tarihli, 2026/1003 E., 2026/2037 K.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 12.03.2026 tarihli, 2025/6591 E., 2026/1507 K.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 17.02.2025 tarihli, 2023/5593 E., 2025/2598 K.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 26.09.2024 tarihli, 2024/7478 E., 2024/8225 K.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 03.06.2021 tarihli, 2021/2873 E., 2021/2347 K. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 19.06.2020 tarihli, 2019/4 E. sayılı kararına atıfla)
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 03.07.2019 tarihli, 2018/5551 E., 2019/5025 K.
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 26.06.2025 tarihli, 2025/824 E., 2025/991 K.
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 08.02.2023 tarihli, 2023/135 E., 2023/127 K.