0533 399 10 38 av.nisakilnamazbaygun@gmail.com
Sitede ara
Menü

Değer kaybı

Araç değer kaybı tazminatı nasıl hesaplanır, kimden istenir?

Trafik kazası sonrası araç değer kaybı: Yargıtay'ın piyasa farkı ölçütü, 2026 Genel Şartlar değişikliği, sigortaya başvuru, zamanaşımı ve faiz.

AV. NİSA KILNAMAZ BAYGÜN27 dakikalık okuma

İçindekiler
  1. Araç değer kaybı nedir?
  2. Değer kaybı tazminatının hukuki dayanağı nedir?
  3. Genel Şartlar’daki değer kaybı formülüne ne oldu?
  4. Mahkemeler değer kaybını bugün nasıl hesaplıyor?
  5. Değer kaybını kim isteyebilir?
  6. Değer kaybından kim sorumludur?
  7. Hangi hâllerde değer kaybı istenemez ya da azalır?
  8. Değer kaybı talebi adım adım nasıl yapılır?
  9. Değer kaybı talebinde zamanaşımı ne kadar?
  10. Değer kaybına faiz ne zaman başlar, hangi faiz uygulanır?
  11. Değer kaybı örnek üzerinden nasıl hesaplanır?
  12. Değer kaybı taleplerinde en sık yapılan hatalar nelerdir?
  13. Sık sorulan sorular
  14. Kaynakça

Bir bakışta

Dayanak
TBK m. 49; KTK m. 85, 89/2, 90, 91
Ölçüt
Kaza tarihindeki hasarsız ikinci el değer − onarım sonrası ikinci el değer
Genel Şartlar
Ek-1 formülü 01.07.2026'da kaldırıldı (RG 12.06.2026)
Pert araç
Trafik sigortasından değer kaybı istenemez (KTK m. 92/1-l)
Süreler
Sigortaya yazılı başvuru
Dava şartı; cevap süresi 15 gün (KTK m. 97)
Ödeme
Belgelerin iletilmesinden itibaren 8 iş günü (KTK m. 99)
Zamanaşımı
Öğrenmeden itibaren 2 yıl, kazadan itibaren 10 yıl (KTK m. 109)

Aracınıza başkasının kusuruyla çarpıldı, hasar onarıldı; ama araç artık “hasar kayıtlı” olduğu için ikinci el piyasada eskisinden daha ucuza satılacak. Bu fark için tazminat isteyebilir misiniz? Değer kaybı nasıl hesaplanır, sigorta şirketinin kullandığı formül mü yoksa piyasa değeri mi esas alınır? Kimden, hangi sürede ve nereye başvurmak gerekir? Aracın pert olması, kendi kusurunuz ya da aracın eski hasarları sonucu nasıl etkiler? Bu yazıda bu sorulara sırayla cevap veriyorum.

Kısaca

  • Değer kaybı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarıldıktan sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki farktır. Yargıtay bu ölçütü uygular; formüle dayalı ya da “genel değerlendirme” niteliğindeki bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulmasını doğru bulmaz.
  • Talep önce karşı aracın trafik sigortacısına yazılı olarak yapılır. Sigortacıya karşı dava açabilmek için bu başvuru dava şartıdır. Sigortacı 15 gün içinde cevap vermez ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonuna gidilebilir. 01.07.2026’dan bu yana araç hasarı için yapılan başvuru, değer kaybı talebini de kapsar.
  • Zamanaşımı, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıldır. Hasar nedeniyle trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan (pert) araçlar için trafik sigortasından değer kaybı istenemez.

Araç değer kaybı nedir?

Araç değer kaybı, trafik kazasında hasar gören aracın, usulüne uygun onarılmış olsa bile ikinci el piyasada kaza öncesine göre daha düşük fiyatla alıcı bulmasından doğan zarardır. Alıcılar hasar kaydı olan, boyalı ya da parça değişmiş araca daha az para öder. Aradaki fark, aracın sahibinin malvarlığında gerçek bir eksilmedir ve tazminat konusu olabilir.

Değer kaybı, onarım masrafından ayrı bir zarar kalemidir. Bir kazadan sonra aracın sahibi genellikle şu kalemleri talep eder:

  • Hasar (onarım) bedeli: Aracı kaza öncesi teknik durumuna getirmek için gereken parça ve işçilik bedelidir.
  • Değer kaybı: Onarımdan sonra bile aracın piyasa değerinde kalan kalıcı düşüştür. Bu yazının konusu budur.
  • İkame araç (araç mahrumiyeti) bedeli: Araç serviste kaldığı sürede başka bir araç kullanmak zorunda kalınmasından doğan zarardır.
  • Kazanç kaybı: Örneğin taksinin çalışamadığı günlerdeki gelir kaybı. Bu tür dolaylı zararlar trafik sigortası kapsamı dışındadır (aşağıda açıklıyorum); sorumlu sürücü ve işletenden ise genel hükümlere göre istenebilir.

Yazıda sık geçecek birkaç terimi baştan açıklayayım:

  • İşleten: Aracı kendi hesabına kullanan, araç üzerinde fiilî tasarrufu olan kişidir. Çoğu zaman ruhsat sahibidir.
  • Trafik sigortası (ZMSS): Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası. İşletenin üçüncü kişilere verdiği zararı, poliçe limitine kadar sigortacının ödediği zorunlu sigortadır.
  • Genel Şartlar: Trafik sigortası sözleşmesinin içeriğini belirleyen, Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemedir. Bugün Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından çıkarılır.
  • Sovtaj: Ağır hasarlı (pert) aracın hasarlı hâliyle satılabileceği bedeldir.
  • Temerrüt: Borçlunun borcunu zamanında ödememesi nedeniyle gecikmeye düşmesidir; faiz bu tarihten itibaren işler.

Yazıda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nu “KTK”, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nu “TBK”, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu “HMK”, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nu “TTK” diye kısaltıyorum. Kanun metinlerini mevzuat.gov.tr’deki güncel hâlleriyle, Genel Şartlar’ı ise 12.06.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve 01.07.2026’da yürürlüğe giren değişiklikle birlikte esas aldım.

Değer kaybı tazminatının hukuki dayanağı nedir?

Değer kaybı, haksız fiilden doğan bir malvarlığı zararıdır. Kusurlu sürücü TBK’ya göre, aracın işleteni KTK’ya göre, işletenin trafik sigortacısı da poliçe limiti içinde bu zarardan sorumludur. Temel kural TBK’nın haksız fiil hükmüdür:

Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 49/1

Tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini hâkim, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler (TBK m. 51/1). Zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını gözeterek zararı hakkaniyete uygun olarak belirleyebilir (TBK m. 50/2).

KTK ise motorlu aracın işletilmesinden doğan zarar için işletenin sorumluluğunu düzenler (KTK m. 85). İşleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur (KTK m. 85/son). Ancak değer kaybı davalarının çoğu iki aracın çarpıştığı kazalardan doğar. Bu durumda işletenler arasındaki eşya zararı için kusur aranır:

İşletenlerden ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahiplerinden birine ait bir şeyin zarara uğraması halinde, zarar gören, ancak zarar veren işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kimsenin kusuru veya geçici olarak temyiz gücünü kaybetmesi veya zarar verene ait araçtaki bir bozukluk yüzünden zararın vuku bulduğunu ispat etmesi halinde zarar veren işleten veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi tazminatla yükümlü tutulur.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 89/2

Yani iki araçlı bir kazada aracınızdaki değer kaybını isteyebilmek için karşı tarafın kusurlu olduğunu (ya da aracında kazaya yol açan bir bozukluk bulunduğunu) ispat etmeniz gerekir. Uygulamada kusur oranı; kaza tespit tutanağı, varsa ceza soruşturması dosyası ve gerekirse kusur bilirkişisi raporuyla belirlenir.

İşletenler, bu sorumluluklarının karşılanması için trafik sigortası yaptırmak zorundadır (KTK m. 91/1). Trafik sigortası kapsamındaki tazminatların hangi kurallara tabi olduğunu ise KTK’nın 90. maddesi belirler. Maddenin bugünkü metni şöyledir:

Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda (…) öngörülen usul ve esaslara tabidir.
Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda (…) düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 90/1 (Anayasa Mahkemesi iptalleri sonrası güncel metin)

Metindeki “(…)” işaretleri, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği “genel şartlar” ibarelerinin yeridir. İki cümle arasında 2021’de eklenen ve değer kaybının nasıl hesaplanacağını kanunla belirleyen cümle de iptal edilmiştir. Sonuç olarak bugün KTK’da değer kaybının hesabına ilişkin özel bir kural yoktur; boşluk TBK’nın haksız fiil hükümleriyle doldurulur. Bu gelişimi bir sonraki bölümde anlatıyorum.

Genel Şartlar’daki değer kaybı formülüne ne oldu?

2015 tarihli Genel Şartlar’ın Ek-1’inde yer alan değer kaybı formülü, 01.07.2026’dan itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten önce de Anayasa Mahkemesi iki ayrı kararla, trafik sigortası tazminatlarının kanun yerine idarenin hazırladığı Genel Şartlar’a veya kanunda sayılan sınırlı ölçütlere göre hesaplanmasının önünü kesmişti. Süreç kısaca şöyle gelişti:

TarihGelişmeDeğer kaybı açısından sonucu
01.06.2015Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlüğe girdi (RG 14.05.2015, S. 29355).Değer kaybı “maddi zararlar teminatı” içinde sayıldı; hesap Ek-1’deki formüle bağlandı. Formül, aracın rayiç değeri, kilometresi ve onarılan/değişen parçalara verilen katsayılarla çalışıyordu. Ek-1 ayrıca bazı hasarları (ör. mini onarımla giderilebilen hasarlar) ve rayiç değerin %25’ini aşan talepleri teminat dışı sayıyordu.
14.04.20166704 sayılı Kanun KTK m. 90’ı değiştirdi.Trafik sigortası tazminatları “bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” öngörülen esaslara bağlandı.
17.07.2020Anayasa Mahkemesi, E.2019/40, K.2020/40 (RG 09.10.2020, S. 31269).KTK m. 90’daki “genel şartlar” ibareleri ve m. 92/1-(i) bendi iptal edildi. Genel Şartlar, kanunun yerine geçen bir hesap kuralı olmaktan çıktı.
09.06.20217327 sayılı Kanun KTK m. 90’a bir cümle ve bir fıkra ekledi; m. 92’ye (l) bendini ekledi.Değer kaybının aracın “piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı” dikkate alınarak hesaplanacağı kanuna yazıldı. Trafikten çekilen veya hurdaya çıkarılan araçların değer kaybı teminat dışına alındı.
29.12.2022Anayasa Mahkemesi, E.2021/82, K.2022/167 (RG 14.02.2023, S. 32104).m. 90’a eklenen hesap cümlesi ve fıkra iptal edildi. m. 92/1-(l) bendine yönelik iptal talebi ise reddedildi; bu bent yürürlükte.
01.07.2026Genel Şartlar’da değişiklik (RG 12.06.2026, S. 33278).Ek-1 yürürlükten kaldırıldı. A.5/a maddesi yeniden yazıldı: değer kaybı, ikinci el satış değerleri arasındaki fark dikkate alınarak eksper tarafından tespit edilir.

Anayasa Mahkemesi 2022 tarihli kararında, kanunla getirilen hesap ölçütlerinin TBK’ya göre hesaplanan gerçek zarardan daha düşük bir sonuç verebileceğine dikkat çekmiştir. Mahkemeye göre bu durumda zarar görenin gerçek zararı, onu karşılamak için öngörülen zorunlu sigorta kapsamında karşılanamaz; bu da zorunlu trafik sigortasının amacıyla bağdaşmaz. Mahkeme, sürücü ve işletenin TBK’ya göre, sigortacının ise farklı kurallara göre sorumlu tutulmasının zarar görenin aleyhine sonuç doğurabileceğini belirtmiştir (AYM, 29.12.2022, E.2021/82, K.2022/167).

Yargıtay da 2020 kararından sonra Genel Şartlar eklerindeki hesap yöntemlerini uygulamamaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, bedensel zarara ilişkin bir dosyada kararını şu gerekçeye de dayandırmıştır: “Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı gereği yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması” ve teknik faiz uygulamasının mümkün olmadığı (Yargıtay 4. HD, 10.03.2025, 2024/3004 E., 2025/4008 K.).

01.07.2026’dan itibaren yürürlükte olan Genel Şartlar hükmü, değer kaybının tespitini artık doğrudan ikinci el satış değerleri arasındaki farka bağlamaktadır:

a) Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin bu Genel Şartlarda tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Değer kaybı, Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değerinin arasındaki fark dikkate alınarak tespit edilir. Araç hasarına ilişkin eksper atanması halinde tespiti yapan sigorta eksperi, değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de raporunda yer verir.
Bu teminat kapsamında yapılacak başvurular, araçta meydana gelen hasar bedelini ve değer kaybını kapsar. Bu teminat kapsamında araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir.
Sigortacı, hesaplanan değer kaybı tutarını, yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla, en geç nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içerisinde hak sahibine bildirir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, A.5/a (RG 12.06.2026, S. 33278 ile değişik; yürürlük 01.07.2026)

Bu değişiklikle üç pratik sonuç doğmuştur. Birincisi, eksper aracın hasarı için atanmışsa değer kaybını da aynı raporda tespit eder. İkincisi, araç hasarı için yapılan başvuru değer kaybı talebini de kapsar; ayrıca bir değer kaybı başvurusu yapılmamış olması, talebin hiç yapılmadığı anlamına gelmez. Üçüncüsü, sigortacı hesapladığı tutarı nihai eksper raporunu aldıktan sonraki iş günü içinde hak sahibine bildirmek zorundadır.

Kenar notu

Genel Şartlar’daki yeni tanım, Yargıtay’ın uzun süredir uyguladığı ölçüte yaklaşmıştır. Yine de sigortacının eksperi tarafından yapılan tespit bağlayıcı değildir. Tutar düşük bulunursa Sigorta Tahkim Komisyonunda ya da mahkemede bağımsız bilirkişi incelemesi istenebilir. 01.07.2026’dan önce düzenlenmiş poliçelerde ve önceki kazalarda hangi Genel Şartlar metninin uygulanacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Mahkemeler değer kaybını bugün nasıl hesaplıyor?

Yargıtay’a göre değer kaybı, aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış hâlinin ikinci el piyasa değeri arasındaki farktır. Bu fark hesaplanırken aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, özellikleri, hasar gören parçaları ve yapılan onarım işlemleri birlikte değerlendirilir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu ölçütü bir kararında şöyle ifade etmiştir: “Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan kriterin aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olarak kabul edildiği” (Yargıtay 4. HD, 16.04.2025, 2025/2945 E., 2025/6015 K.). Bu dosyada Sigorta Tahkim Komisyonu, Genel Şartlar ekindeki formüle göre hesaplanan 49.804,00 TL’ye hükmetmişti. Bilirkişi raporunda ise piyasa araştırmasıyla bulunan fark 40.000,00 TL idi (hasarsız değer 525.000 TL, onarılmış değer 485.000 TL). Yargıtay, formül yerine piyasa farkına göre karar verilmesi gerektiğini belirterek hakem heyeti kararını bozmuştur. Bu örnek, ölçütün davacının lehine olduğu kadar aleyhine de sonuç doğurabileceğini gösterir: Esas alınan, formülün verdiği rakam değil, gerçek piyasa farkıdır.

Bilirkişi raporunun da bu farkı somut olarak göstermesi gerekir. Aracın hasar durumu ve piyasa koşulları hakkında genel bir değerlendirme yapan rapor yeterli değildir. Yargıtay’ın ifadesiyle: “Değer kaybı konusunda genel bir değerlendirme ile değer kaybının tespit olunduğu bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamaz.” (Yargıtay 4. HD, 30.10.2023, 2022/175 E., 2023/11502 K.). Aynı kararda, değer kaybının aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, onarım işlemleri, kilometresi ve olay tarihindeki yaşı birlikte değerlendirilerek yeniden hesaplanması istenmiştir.

Yargıtay, sürücü ve işletene karşı açılan bir davada da aynı tanımı benimseyen bozma kararını aktarmıştır: “Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup” araç bu ölçütlere göre değerlendirilmelidir (Yargıtay 4. HD, 05.02.2024, 2022/9589 E., 2024/1081 K.). Bu dosyada ilk raporun, aracın kaza tarihindeki değeri yerine dava tarihindeki ikinci el fiyatını esas alması da hatalı bulunmuştu. Yani karşılaştırmanın kaza tarihi itibarıyla yapılması gerekir.

Hesapta hangi bilgiler önemlidir?

  • Aracın kimliği: Marka, model, model yılı, donanım paketi, yakıt ve vites tipi.
  • Kilometre: Kaza tarihindeki kilometre. Düşük kilometreli, yeni araçlarda değer kaybı genellikle daha belirgindir.
  • Hasarın yeri ve niteliği: Hangi parçaların değiştiği, hangilerinin onarılıp boyandığı. Şase, direk gibi taşıyıcı aksamdaki hasar ile sökülüp takılabilen bir parçadaki hasar piyasada farklı karşılanır.
  • Geçmiş hasar durumu: Aynı parçada daha önce hasar kaydı ya da onarım varsa, yeni kazanın o parça için yarattığı ek değer düşüşü daha sınırlı kalabilir. Genel Şartlar’daki yeni tanım da “geçmiş hasar durumu”nu açıkça saymaktadır.
  • Emsal ilanlar ve satış verileri: Aynı özellikteki hasarsız ve benzer hasar kayıtlı araçların kaza tarihindeki piyasa fiyatları.

Kaza öncesi hasar kayıtları, sigorta şirketlerinin bildirimlerinin toplandığı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) kayıtlarından ve servis kayıtlarından anlaşılabilir. Bilirkişiler bu kayıtları değerlendirmeye katar. Davadan önce aracın hasar geçmişini bilmek, beklentiyi doğru kurmak açısından yararlıdır.

Değer kaybını kim isteyebilir?

Değer kaybını, kaza tarihinde aracın sahibi olan ve zararı kendi malvarlığında uğrayan kişi isteyebilir. Değer kaybı bir eşya zararıdır; zarar, kaza anında aracın sahibinin malvarlığında doğar. Trafik sigortası açısından talep hakkı olan kişiye Genel Şartlar’da “hak sahibi” denir.

Kazada aracı kimin kullandığı bu açıdan belirleyici değildir. Araç sahibinin kendisi, eşi ya da bir çalışanı tarafından kullanılırken hasar gördüyse, değer kaybını isteme hakkı yine araç sahibine aittir. Ancak araç sahibinin kullanıcıya bıraktığı aracın sürücüsünün kazada kusuru varsa, bu kusur araç sahibinin talebini aşağıda anlatacağım şekilde azaltabilir.

Kazadan sonra aracın satılmış olması, satıcının kaza anında doğmuş tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak satış bedeli, değer kaybının ispatında karşı tarafça delil olarak kullanılabilir. Uygulamada önemli olan, kaza tarihindeki hasarsız değer ile onarım sonrası değerin belgelenmesidir. Kiralık (özellikle uzun süreli kiralama ya da finansal kiralama) araçlarda talep hakkının kime ait olduğu sözleşmeye göre değişebileceğinden ayrıca incelenmelidir.

Değer kaybından kim sorumludur?

Değer kaybından kusurlu aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı birlikte sorumludur. Sigortacının sorumluluğu poliçedeki “araç başına maddi zararlar” limitiyle sınırlıdır; limiti aşan kısım için sürücü ve işletene, varsa kusurlu aracın ihtiyari mali sorumluluk (İMM) sigortasına başvurulabilir.

SorumluSorumluluğun dayanağıSınır ve dikkat edilecek nokta
Kusurlu sürücüHaksız fiil TBK m. 49Kusuru oranında ve tüm zarardan; limit yoktur. Kusurun ispatı zarar görene düşer (TBK m. 50/1).
Kusurlu aracın işleteniKTK m. 85, iki araçlı kazada KTK m. 89/2Sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur; limit yoktur.
Kusurlu aracın trafik sigortacısıKTK m. 91, KTK m. 97Kaza tarihindeki poliçe limiti içinde. Dava açmadan önce yazılı başvuru zorunludur.
Kusurlu aracın İMM sigortacısıİhtiyari mali sorumluluk sigortası poliçesiTrafik sigortası limitini aşan kısım için, poliçe limitine kadar.
Kendi aracınızın kasko sigortacısıKasko poliçesiDeğer kaybının kasko kapsamında olup olmadığı poliçenin teminat ve özel şartlarına bağlıdır.

Trafik sigortası limitleri her yıl yeniden belirlenir ve kaza tarihinde yürürlükte olan poliçe limiti uygulanır. Güncel limit, karşı aracın poliçesinde ve SEDDK’nın yayımladığı tarifede görülebilir. Bu yazıda limit tutarı vermiyorum; kazanın tarihine göre poliçeden kontrol edilmelidir.

İMM sigortası bakımından Yargıtay, bu sigortanın trafik sigortasının üstünde kalan zararı karşıladığını hatırlatmış ve şöyle demiştir: “zorunlu mali mesuliyet sigortası limiti dolduktan sonra ihtiyari mali mesuliyet sigortası limiti dahilinde talepte bulunmak gerekmektedir.” (Yargıtay 4. HD, 16.04.2025, 2025/2945 E., 2025/6015 K.). Bu nedenle değer kaybı küçük bir tutarsa ve trafik sigortası limiti yeterliyse, talep önce trafik sigortacısına yöneltilir.

Kendi aracınızın trafik sigortası, sizin aracınızdaki değer kaybını karşılamaz. Çünkü trafik sigortası, işletenin başkalarına verdiği zarardan doğan sorumluluğunu güvence altına alır (KTK m. 91/1). Kazada tek kusurlu sizseniz değer kaybını kimseden isteyemezsiniz; kaskonuz varsa poliçenizin kapsamına bakmanız gerekir.

Kaskodan hasar bedeli ödenmesi, değer kaybı talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kasko şirketi ödediği hasar bedeli için karşı tarafa başvurur; poliçenizde değer kaybı teminatı yoksa değer kaybını karşı tarafın sigortacısından, sürücüsünden ve işleteninden ayrıca talep etmek gerekir.

Hangi hâllerde değer kaybı istenemez ya da azalır?

Trafik sigortasından değer kaybı istenemeyen en önemli hâl, aracın hasar nedeniyle trafikten çekilmesi veya hurdaya ayrılmasıdır. Ayrıca kendi kusurunuza düşen kısım sigortadan istenemez; aracın önceki hasarları ve onarımın niteliği de tutarı azaltabilir.

1. Pert (trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan) araçlar

Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.
l) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri,

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 92/1-l

Anayasa Mahkemesi bu bendin iptali talebini reddetmiştir. Mahkemeye göre bu araçlarda onarım yerine trafikten çekme veya hurdaya ayırma daha ekonomik olduğundan değer kaybından söz edilemez; burada tazmin edilen, aracın bedelidir (AYM, 29.12.2022, E.2021/82, K.2022/167).

Pert araçta zarar başka bir yöntemle hesaplanır. Yargıtay, onarımı ekonomik olmayan araçta zararın, “aracın yaşı, modeline göre kaza tarihindeki hasarsız 2’ci el piyasa değeri ile sovtaj (hasarlı hali) bedelinin tespiti ile ikinci el değerinden sovtaj düşülerek zararın tesbiti” yoluyla bulunacağını belirten bozma kararını aktarmıştır (Yargıtay 4. HD, 05.02.2024, 2022/9589 E., 2024/1081 K.). Kısaca: hasarsız piyasa değeri eksi sovtaj bedeli.

01.07.2026’dan itibaren Genel Şartlar, eksper raporuyla ağır hasarlı olduğu tespit edilen araç için “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigortacıya sunulmadan tazminat ödenmeyeceğini de düzenlemiştir (Genel Şartlar B.2/2.3). Ağır hasar kaydı olan ama trafikten çekilmeden onarılan araçların durumu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

2. Kendi kusurunuz

g) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 92/1-g

Kazada siz %25, karşı taraf %75 kusurluysa, karşı tarafın sigortacısı değer kaybının %75’ini öder. Sürücü ve işletene karşı taleplerde de hâkim, zarar görenin zararın doğmasındaki payı oranında tazminatı indirebilir (TBK m. 52/1). Kusur tespitine itiraz edilmemesi, sonradan tutarı doğrudan etkiler.

3. Dolaylı zararlar

KTK, gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları trafik sigortası kapsamı dışında saymaktadır (KTK m. 92/1-k). Değer kaybı ise doğrudan zarardır ve kapsam içindedir. Ticari araçlarda çalışılamayan günlerin kazanç kaybı gibi kalemler ancak sürücü ve işletenden (ya da kapsıyorsa İMM poliçesinden) istenebilir.

4. Önceki hasarlar, küçük onarımlar ve aracın niteliği

Kaldırılan Ek-1, mini onarımla giderilebilen hasarları, rayiç değerin %25’ini aşan talepleri, kaza ile ihbar arasında mülkiyeti değişen araçları ve bazı ticari kullanım türlerini teminat dışında ya da sınırlı tutuyordu. Bu kurallar 01.07.2026’dan itibaren yürürlükte değildir. Bu, her hasarın değer kaybı doğuracağı anlamına gelmez. Örneğin yalnızca sökülüp takılabilen bir parçanın değiştiği ya da aynı parçanın zaten hasar kayıtlı olduğu durumlarda piyasa farkı çok düşük veya sıfır çıkabilir. Bu bir “teminat dışı hâl” değil, ispat ve hesap meselesidir; cevabı bilirkişinin piyasa araştırması verir.

Değer kaybı talebi adım adım nasıl yapılır?

Önce kazanın ve hasarın belgelenmesi, ardından karşı aracın trafik sigortacısına yazılı başvuru yapılması gerekir. Sigortacı 15 gün içinde yazılı cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir veya dava açılabilir.

1. Kazayı ve hasarı belgeleyin

Kaza tespit tutanağı (anlaşmalı tutanak ya da kolluk tutanağı), araç fotoğrafları, ruhsat, sürücü belgesi ve karşı aracın plaka ile poliçe bilgileri toplanmalıdır. Onarımdan önce aracın hasarlı hâli fotoğraflanmalı, onarım faturası ve servis iş emri saklanmalıdır. Bunlar hem eksper incelemesinde hem de olası davada bilirkişinin temel dayanağıdır.

2. Karşı tarafın sigortacısına yazılı başvuru yapın

Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 97

Yargıtay bu başvuruyu sigortacıya karşı açılacak dava için dava şartı saymaktadır: “zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dahilinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması bir dava şartı olarak öngörülmüştür” (Yargıtay 4. HD, 08.05.2024, 2023/12689 E., 2024/4378 K.). Aynı kararda, sigortacı dışındaki davalı işleten yönünden “herhangi bir dava şartı öngörülmediği” ve işletene karşı davaya her hâlde devam edilmesi gerektiği de vurgulanmıştır. Başvurunun yapıldığını gösteren belge (iadeli taahhütlü posta, noter, sigortacının hasar dosyası numarası, kalıcı veri saklayıcısı kaydı) mutlaka saklanmalıdır.

3. Eksper tespiti ve sigortacının cevabı

Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 99/1

Sigortacı eksper atar; eksper hasarla birlikte değer kaybını da raporunda tespit eder. Sigortacının teklif ettiği tutar kabul edilirse ödeme yapılır. Ödeme kabul edilirken “bakiye talep haklarımız saklıdır” gibi bir ihtirazi kayıt düşmek, sonradan fark talep edebilmek açısından önemlidir. Tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceğini de hatırlatayım ({m(“KTK m. 111/2”)}).

4. Sigorta Tahkim Komisyonu mu, mahkeme mi?

Sigortacının cevabı tatmin edici değilse, iki yol vardır: Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmak ya da dava açmak (KTK m. 97). Tahkim yolu genellikle daha hızlıdır; hakem heyeti kararlarına karşı itiraz ve belirli şartlarla kanun yolu vardır. Sigorta tahkiminin ayrıntılarını ayrı bir yazıda ele alıyorum. Burada şunu belirtmekle yetiniyorum: Tahkime yalnızca sigortacıya karşı gidilebilir; sürücü ve işletene karşı talepler mahkemede ileri sürülür.

5. Dava açılacaksa görevli ve yetkili mahkeme

Sigortacıya karşı açılan değer kaybı davaları uygulamada asliye ticaret mahkemesinde görülür. Sigorta sözleşmeleri TTK’da düzenlendiği için bu davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılır (TTK m. 4/1-a). Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi “asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla” bakar. Yalnızca sürücü ve işletene karşı, tacir olmayan kişiler arasında açılan davalarda kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK m. 1); yanlış mahkemede açılan dava görevsizlik kararıyla zaman kaybettirir.

Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 110/2

Genel yetki kuralları (örneğin davalının yerleşim yeri) da ayrıca uygulanabilir. Yetkili mahkemelerden hangisinin seçileceği, delillerin ve tarafların bulunduğu yere göre pratik bir tercihtir.

6. Arabuluculuk gerekir mi?

Trafik sigortacısına karşı açılacak değer kaybı davasında zorunlu arabuluculuk aranmaz; dava şartı, sigortacıya yazılı başvurudur. Yargıtay bunu açıkça belirtmiştir: “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açılacak davalar zorunlu arabulucuk dava şartına tabi değildir” (Yargıtay 4. HD, 08.05.2024, 2023/12689 E., 2024/4378 K.).

Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 5/A-1

Bu nedenle talep İMM ya da kasko sigortacısına veya tacir olan bir işletene yöneltiliyorsa ve dava ticari dava niteliğindeyse, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması gerekip gerekmediği ayrıca kontrol edilmelidir.

7. Talep tutarını nasıl göstermeli?

Değer kaybının tam tutarı çoğu zaman ancak bilirkişi raporuyla ortaya çıkar. Uygulamada bu nedenle dava “şimdilik” düşük bir tutarla açılır, rapordan sonra artırılırdı. 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’la (RG 31.07.2026, S. 33326) belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m. 107 yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı Kanun kısmi davaya yeni bir fıkra eklemiştir: Alacağın bir kısmının dava edildiği durumlarda talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sonuna kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4). Dava açılmadan önce bu yeni düzenlemenin ve devam eden dosyalara ilişkin geçiş hükümlerinin dikkate alınması gerekir.

Değer kaybı talebinde zamanaşımı ne kadar?

Zamanaşımı, zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıldır. Kaza aynı zamanda ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa, o uzun süre uygulanır.

Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 109/1-3

Yalnızca maddi hasarlı kazalarda çoğu zaman ceza zamanaşımı söz konusu olmaz; bu nedenle iki yıllık süre esas alınmalıdır. Değer kaybı da hasar da kaza anında doğduğu için, karşı tarafın kimliğinin kaza günü öğrenildiği olağan bir kazada iki yıllık süre pratikte kaza tarihinden işlemeye başlar.

SüreNe zaman başlar?Dayanak
15 günSigortacıya yazılı başvurudan itibaren; cevap gelmez veya cevap yetersizse dava/tahkim yolu açılır.KTK m. 97
8 iş günüGenel Şartlar’da sayılan belgelerin sigortacıya iletilmesinden itibaren ödeme süresi.KTK m. 99/1
Bir sonraki iş günüNihai eksper raporunun sigortacıya ulaşmasından itibaren, değer kaybı tutarının hak sahibine bildirilmesi.Genel Şartlar A.5/a
2 yılZararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren zamanaşımı.KTK m. 109/1, TBK m. 72/1
10 yılKaza gününden itibaren mutlak zamanaşımı.KTK m. 109/1
2 yılAçıkça yetersiz veya fahiş tazminat anlaşmasının iptali için, anlaşma tarihinden itibaren.KTK m. 111/2

Değer kaybına faiz ne zaman başlar, hangi faiz uygulanır?

Sürücü ve işleten için faiz kaza tarihinden, trafik sigortacısı için ise yazılı başvurudan sonraki sekiz iş gününün dolmasından itibaren başlar. Başvuru yapılmadan dava açılmışsa sigortacı dava tarihinde temerrüde düşer. Zarara yol açan araç ticari amaçla kullanılıyorsa avans faizi istenebilir.

Yargıtay, haksız fiil sorumlusunun durumunu şöyle açıklamaktadır: “Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır.” Sigortacı bakımından ise temerrüdün başvurudan sonraki sekiz iş gününün sonunda oluştuğunu belirtmiş ve eklemiştir: “Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır.” (Yargıtay 4. HD, 12.01.2023, 2022/12382 E., 2023/346 K.; kararda aktarılan kapatılan 17. HD bozma gerekçesi).

Faizin türü, zarara yol açan aracın kullanım amacına göre belirlenir. Aynı kararda, zarara neden olan aracın ticari faaliyet sırasında kazaya karışan ticari amaçlı bir kamyon olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Başka bir kararda da sigortalı aracın ticari taksi olduğu dosyada “davalıya sigortalı aracın kullanım amacı ticari olup avans faizine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemesine” denilerek karar onanmıştır (Yargıtay 4. HD, 10.03.2025, 2024/3004 E., 2025/4008 K.). Zarara yol açan araç ticari değilse kural olarak yasal faiz uygulanır.

Değer kaybı örnek üzerinden nasıl hesaplanır?

Aşağıdaki örnekler kurgudur; rakamlar yalnızca yöntemi göstermek içindir. Gerçek bir dosyada piyasa değerleri bilirkişinin kaza tarihine göre yaptığı araştırmayla belirlenir.

Örnek 1 (kurgu): Onarılan araç, paylaşılan kusur

Ayşe Hanım’ın 2024 model, 28.000 km’deki otomobiline 10.08.2026’da arkadan çarpılıyor. Arka tampon değişiyor, bagaj kapağı ve sağ arka çamurluk onarılıp boyanıyor. Kaza tespit tutanağında karşı sürücü %75, Ayşe Hanım (ani fren yaptığı için) %25 kusurlu kabul ediliyor.

KalemTutar
Kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri1.200.000,00 TL
Onarıldıktan sonraki ikinci el piyasa değeri1.110.000,00 TL
Toplam değer kaybı (1.200.000 − 1.110.000)90.000,00 TL
Karşı tarafın kusur payı (%75)67.500,00 TL
Ayşe Hanım’ın kendi kusuruna düşen ve sigortadan istenemeyen kısım (%25)22.500,00 TL

Ayşe Hanım 01.09.2026 Salı günü karşı aracın trafik sigortacısına gerekli belgelerle yazılı başvuru yapıyor. Sekiz iş günü (hafta sonları hariç ve bu dönemde resmî tatil bulunmadığı varsayımıyla) 11.09.2026 Cuma günü doluyor. Sigortacı bu süre içinde ödeme yapmazsa temerrüde düşer ve faiz bu sürenin bitiminden itibaren işler. Karşı aracın sürücüsü ve işleteni yönünden ise faiz kaza tarihi olan 10.08.2026’dan itibaren istenebilir. Karşı araç ticari amaçla kullanılan bir araç olsaydı avans faizi istenebilirdi. Zamanaşımı açısından en geç 10.08.2028’e kadar dava açılması ya da zamanaşımının başka bir yolla kesilmesi gerekir.

Örnek 2 (kurgu): Pert araç

Kemal Bey’in aracı kazada ağır hasar görüyor ve onarımı ekonomik bulunmuyor. Araç trafikten çekiliyor. Kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri 800.000,00 TL, sovtaj (hasarlı hâliyle satış) bedeli 300.000,00 TL. Karşı taraf tam kusurlu.

Bu durumda zarar 800.000 − 300.000 = 500.000,00 TL’dir. Ayrıca değer kaybı istenemez; çünkü trafikten çekilen araçların değer kaybı trafik sigortası kapsamı dışındadır (KTK m. 92/1-l) ve zarar zaten aracın bedeli üzerinden karşılanmaktadır. Zarar poliçe limitini aşıyorsa aşan kısım sürücü ve işletenden ya da varsa İMM sigortacısından istenebilir.

Örnek 3 (kurgu): Formül ile piyasa farkının ayrışması

Sigortacının eksper raporu, araçtaki değer kaybını 18.000,00 TL olarak hesaplıyor. Araç sahibi tutarı düşük buluyor ve dava açıyor. Mahkemenin aldığı bilirkişi raporu, emsal ilanlar ve galeri araştırmasıyla kaza tarihindeki hasarsız değeri 950.000,00 TL, onarım sonrası değeri 905.000,00 TL buluyor. Değer kaybı 45.000,00 TL’dir. Sigortacı daha önce 18.000,00 TL ödemişse, kalan 27.000,00 TL (limit ve kusur oranı içinde) talep edilebilir. Bunun için ödeme alınırken bakiye haklar saklı tutulmuş olmalıdır.

Değer kaybı taleplerinde en sık yapılan hatalar nelerdir?

En sık yapılan hatalar; sigortacıya yazılı başvuru yapmadan dava açmak, iki yıllık zamanaşımını kaçırmak ve değer kaybını kaza tarihi yerine bugünkü fiyatlarla hesaplamaktır. Diğerleri şöyle sıralanabilir:

  • Yazılı başvuruyu atlamak: Sigortacıya karşı açılan dava, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddedilme riskiyle karşılaşır. Başvurunun tarihi ve içeriği belgelenmelidir.
  • Kusur tutanağına itiraz etmemek: Kusur oranı tazminatı doğrudan belirler. Hatalı tutanağa karşı itiraz ve delil (kamera kaydı, tanık, fotoğraf) zamanında ortaya konmalıdır.
  • Onarım öncesi hasarı belgelememek: Hasarlı hâlin fotoğrafları ve servis kayıtları yoksa, bilirkişinin hangi parçanın değiştiğini ve hangisinin onarıldığını tespiti zorlaşır.
  • Kayıtsız şartsız ibraname imzalamak: Sigortacının teklifini kabul ederken bakiye haklarınızı saklı tutmamak, sonradan fark istenmesini zorlaştırabilir.
  • Yanlış kişiye ya da yanlış yere dava açmak: Kendi trafik sigortacınıza değer kaybı için başvurmak sonuç vermez. Sigortacıya karşı davada görevli mahkemenin uygulamada asliye ticaret mahkemesi olduğu unutulmamalıdır.
  • Pert araç için değer kaybı istemek: Trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araç için trafik sigortasından değer kaybı istenemez; zarar, hasarsız değer ile sovtaj bedeli farkı üzerinden talep edilmelidir.
  • Dolaylı zararları sigortadan istemek: Kazanç kaybı ve kira mahrumiyeti gibi kalemler trafik sigortası kapsamı dışındadır; bunlar için sürücü ve işletene yönelmek gerekir.

Pratik ipucu

Değer kaybı, kaza tarihindeki piyasaya göre hesaplanır. Dava aylar sonra açılsa bile bilirkişiden kaza tarihine ait emsal ilanların ve fiyatların esas alınmasını istemek gerekir. Bu nedenle kazadan hemen sonra, aynı model ve kilometredeki hasarsız araçların ilanlarını tarihli olarak kaydetmek ileride işe yarayabilir.

Sık sorulan sorular

Aracım onarıldı ve eskisi gibi oldu. Yine de değer kaybı isteyebilir miyim?

Evet. Değer kaybı, teknik onarımdan sonra bile aracın ikinci el piyasada daha düşük fiyatla satılmasından doğan zarardır. Onarımın kusursuz olması bu farkı ortadan kaldırmaz. Ancak fark bilirkişi incelemesinde çok düşük ya da sıfır çıkabilir; bu, hasarın yerine ve aracın geçmişine bağlıdır.

Değer kaybını kendi trafik sigortamdan ya da kaskomdan alabilir miyim?

Kendi trafik sigortanızdan alamazsınız; çünkü trafik sigortası yalnızca başkalarına verdiğiniz zararı karşılar. Kaskonuzun değer kaybını karşılayıp karşılamadığı poliçenizin teminat ve özel şartlarına bağlıdır. Kusurlu karşı taraf varsa değer kaybı, onun trafik sigortacısından, sürücüsünden ve işleteninden istenir.

Sigorta şirketinin hesapladığı değer kaybı düşük. Ne yapabilirim?

Teklifi bakiye haklarınızı saklı tutarak kabul edebilir ya da hiç kabul etmeyip Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir veya dava açabilirsiniz. Yargıtay, değer kaybını kaza tarihindeki hasarsız ikinci el değer ile onarılmış hâlin ikinci el değeri arasındaki farka göre belirlemektedir. Eksperin tespiti bu yolda bağlayıcı değildir.

Kazada ben de kusurluyum. Değer kaybı alabilir miyim?

Karşı tarafın kusuru oranında alabilirsiniz. Sizin kusurunuza düşen kısım trafik sigortası kapsamı dışındadır (KTK m. 92/1-g). Örneğin %40 kusurluysanız, değer kaybının %60’ını isteyebilirsiniz. Tek kusurlu sizseniz karşı taraftan değer kaybı istenemez.

Aracım pert oldu. Değer kaybı da isteyebilir miyim?

Hasar nedeniyle trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araçlar için trafik sigortasından değer kaybı istenemez (KTK m. 92/1-l). Bu durumda zarar, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değerinden sovtaj bedeli düşülerek bulunur.

Kazadan sonra aracı sattım. Değer kaybı hakkım devam eder mi?

Zarar kaza anında, o tarihteki malikin malvarlığında doğar. Satış, bu hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak satış bedeli ve satış koşulları ispat açısından önem taşır. Kaza tarihindeki hasarsız değerin ve onarım sonrası değerin belgelenmesi gerekir. Somut olayın özelliklerine göre bir avukattan hukuki destek almak faydalı olabilir.

Değer kaybı için ne kadar süre içinde başvurmalıyım?

Zamanaşımı, zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıldır (KTK m. 109/1). Sigortacıya yazılı başvuru zamanaşımı süresinin içinde yapılmalı, başvuru sonuçsuz kalırsa yine bu süre içinde dava açılmalı veya tahkime gidilmelidir.

Değer kaybı davası için arabulucuya gitmem gerekir mi?

Trafik sigortacısına karşı açılacak davada zorunlu arabuluculuk aranmaz; dava şartı sigortacıya yazılı başvurudur. Talep İMM ya da kasko sigortacısına veya tacir bir işletene yöneltiliyor ve dava ticari dava niteliği taşıyorsa, TTK m. 5/A uyarınca arabuluculuk dava şartı olabilir.

Değer kaybına hangi faiz uygulanır?

Zarara yol açan araç ticari amaçla kullanılıyorsa avans faizi, değilse kural olarak yasal faiz uygulanır. Sürücü ve işleten için faiz kaza tarihinden, trafik sigortacısı için yazılı başvurudan sonraki sekiz iş gününün dolmasından (başvuru yoksa dava tarihinden) itibaren işler.

Kaynakça

  1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 85, 89, 90, 91, 92, 97, 99, 109, 110, 111 (RG 18.10.1983, S. 18195; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 49, 50, 51, 52, 72 (RG 04.02.2011, S. 27836; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
  3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 1, 107 (mülga), 109 (RG 04.02.2011, S. 27836; güncel metin: mevzuat.gov.tr)
  4. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 4, 5/A (güncel metin: mevzuat.gov.tr)
  5. 7589 sayılı Kanun (16.07.2026), HMK m. 107 ve 109’a ilişkin değişiklikler (RG 31.07.2026, S. 33326)
  6. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (RG 14.05.2015, S. 29355; yürürlük 01.06.2015) ve ekleri
  7. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar (RG 12.06.2026, S. 33278; yürürlük 01.07.2026)
  8. Anayasa Mahkemesi, 17.07.2020 tarihli, E.2019/40, K.2020/40 (RG 09.10.2020, S. 31269)
  9. Anayasa Mahkemesi, 29.12.2022 tarihli, E.2021/82, K.2022/167 (RG 14.02.2023, S. 32104)
  10. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 16.04.2025 tarihli, 2025/2945 E., 2025/6015 K.
  11. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 10.03.2025 tarihli, 2024/3004 E., 2025/4008 K.
  12. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 08.05.2024 tarihli, 2023/12689 E., 2024/4378 K.
  13. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 05.02.2024 tarihli, 2022/9589 E., 2024/1081 K.
  14. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 30.10.2023 tarihli, 2022/175 E., 2023/11502 K.
  15. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 12.01.2023 tarihli, 2022/12382 E., 2023/346 K.