0533 399 10 38 av.nisakilnamazbaygun@gmail.com
Sitede ara
Menü

Basın duyurusu · Bireysel başvuru

Disiplin hapsine itiraz yolu olmaması hak ihlalidir

AYM, duruşma düzenini bozma gerekçesiyle verilen disiplin hapsi kararına karşı itiraz yolunun bulunmamasını anayasal hak ihlali saydı.

BB 3/26

Anayasa Mahkemesinin başlığıDuruşma Düzeninin Bozulduğu Gerekçesiyle Disiplin Hapsi Kararı Verilmesine Yönelik Başvuruya İlişkin Karar

Kasten yaralama ve tehdit suçlarından yargılanan başvurucu Özgür Arıkan hakkında, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle asliye ceza mahkemesince bir gün disiplin hapsi verilmiş ve karar kesin olarak infaz edilmiştir. Başvurucu, verilen disiplin hapsine karşı başvurabileceği bir denetim mekanizması bulunmadığını belirterek hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 5271 sayılı Kanun uyarınca duruşma düzeninin bozulması sebebiyle verilen disiplin hapsi kararlarına karşı itiraz yolunun kapalı olduğunu tespit etmiştir. Mahkemenin otoritesini koruma amacı güdülse dahi hürriyeti bağlayıcı nitelikteki cezaların hafif kabul edilemeyeceği, bu hedefe acele kanun yolları gibi temel haklara daha az müdahale eden araçlarla da ulaşılabileceği değerlendirilmiştir.

Yüksek Mahkeme, alternatif tedbirler değerlendirilmeksizin söz konusu kararlara denetim imkânı tanınmamasını gereklilik ilkesine aykırı bularak Anayasa'nın 36. maddesinde güvenceye bağlanan hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir.

Öne çıkanlar

  • Duruşma düzenini bozan sanığa verilen 1 günlük kesin disiplin hapsi kararı incelendi.
  • Disiplin hapsine karşı itiraz yolunun düzenlenmemiş olması orantısız ve gereksiz bulundu.
  • Anayasa'nın 36. maddesinde korunan hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğine karar verildi.
Anayasa Mahkemesinin yayımladığı resmî metni göster

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 18/9/2025 tarihinde, Özgür Arıkan (2) (B. No: 2018/313) başvurusunda Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

Başvurucu hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından iddianame düzenlenmiş, asliye ceza mahkemesinin iddianameyi kabul etmesiyle kovuşturma evresi başlamıştır. Anılan yargılamaya ait duruşmanın ikinci celsesinde duruşmanın düzenini bozduğu gerekçesiyle başvurucu hakkında 1 gün disiplin hapsi uygulanmasına karar verilmiştir. Asliye ceza mahkemesi aynı tarihte disiplin hapsi kararına ilişkin duruşma zaptını başsavcılığa göndererek infazını talep etmiş; başvurucu, disiplin hapsinin infazından sonra serbest bırakılmıştır.

İddialar

Başvurucu; duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle hakkında kesin olarak bir gün disiplin hapsi kararı verilmesi nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Duruşmanın düzen ve disiplinini sağlamak amacıyla verilen disiplin hapsi, mahkeme kararı niteliğinde olup 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca kural olarak bu kararlara karşı itiraz yoluna başvurulması mümkün değildir. Anılan Kanun’da, duruşma düzeninin bozulması nedeniyle verilen disiplin hapsi kararlarına karşı itiraz yolunun açık olduğuna ilişkin olarak istisnai bir düzenlemeye de yer verilmemiştir.

Hükmün denetlenmesini talep etme hakkının sınırlanması için seçilen aracın öngörülen amaca ulaşılabilmesi bakımından elverişli ve bu hakkı en az zedeleyici nitelikte olması gerekir. Hakkı daha az zedeleyen aracın tercih edilmesi gerektiğinin söylenebilmesi için söz konusu araç aynı amacı gerçekleştirmeye elverişli olmalıdır. Daha hafif sınırlama teşkil eden aracın tercih edilmesi hâlinde öngörülen amaç gerçekleşmeyecek ise daha ağır sınırlama oluşturan aracın seçimi hususundaki tercih Anayasa’ya aykırı olmaz. Bunun dışında hangi müdahale veya sınırlama aracının tercih edileceği hususunda kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır.

Ayrıca hükmün denetlenmesini talep etme hakkına yönelik müdahaleler orantılı olmalıdır. Orantılılık, amaç ile araç arasında adil bir denge kurulmasını gerektirmektedir. Buna göre müdahaleyle ulaşılmak istenen meşru amaç ile aleyhine hüküm kurulan kişinin bu hükmü denetlettirebilmesindeki bireysel yarar arasında makul bir orantı kurulmalıdır. Sınırlama ile kişiye yüklenen külfetin aşırı ve orantısız olmaması gerekir.

Hâkimin adil bir yargılamanın yapılabilmesi için duruşmayı belli bir düzen ve disiplin içinde yürütme konusundaki otoritesinin kesintisiz olarak korunması amacına ulaşma yönünden disiplin hapsi kararına karşı bir kanun yolu öngörülmemesinin elverişli bir araç olduğu anlaşılmaktadır. Ancak belirtilen aracın gerekli olup olmadığı da incelenmelidir. Gereklilik, hedeflenen amaca ulaşılması için hakka en az müdahale teşkil eden aracın seçilmesini ifade etmektedir. Yargı mercilerinin otoritelerinin kesintisiz korunması amacıyla hangi tedbirlerin gerekli olduğunun değerlendirilmesinde kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte kişinin özgürlüğünün sınırlandırılması sonucunu doğuran kararların denetime tabi tutulmasının önemi inkâr edilemez.

Hürriyeti bağlayıcı niteliği olan yaptırımların hafif nitelikte olduğunun değerlendirilmesi mümkün değildir. Hâkimin otoritesinin kesintisiz korunması amacı, söz konusu kararın derhâl yerine getirilmesi dışındaki seçeneklerle de sağlanabilir. Bu tür kararlara karşı acele kanun yollarının açılması ve incelemenin kısa sürede yapılmasının öngörülmesi yoluyla da bu amaca ulaşılabilir. Diğer alternatifler değerlendirilmeden disiplin hapsi kararına karşı denetim imkânının tanınmaması nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkına yönelik müdahalenin gerekli olmadığı sonucuna varılmıştır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.

Kaynak

T.C. Anayasa Mahkemesi — anayasa.gov.tr

Resmî metni kaynağında aç →

Özet, Anayasa Mahkemesinin yayımladığı metne dayanılarak hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Resmî metin, 5846 sayılı Kanun’un 31. maddesi uyarınca kaynak gösterilerek sayfada değiştirilmeden yer almaktadır; bağlayıcı olan, Anayasa Mahkemesinin yayımladığı metindir.