Türkiye’de yaşayan bir yabancıya “hakkınızda sınır dışı etme kararı alındı” denildiğinde ilk saatler çok önemlidir. Sınır dışı etme kararını kim verir ve hangi yabancılar hakkında bu karar alınabilir? Kimler hakkında kanun gereği sınır dışı etme kararı alınamaz? Karara karşı dava kaç gün içinde, hangi mahkemede açılır ve dava açılınca kişi yine de sınır dışı edilebilir mi? İdari gözetim ne kadar sürer, idari gözetime karşı nereye başvurulur? Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu süreçte ne zaman devreye girer? Bu yazıda bu sorulara sırayla cevap veriyorum.
Kısaca
- Sınır dışı etme kararını valilik verir (uygulamada il göç idaresi müdürlükleri). Karara karşı dava, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde açılır. Bu süre 2019’da on beş günden yediye indirilmiştir.
- Dava açma süresi boyunca ve dava açılırsa yargılama bitene kadar yabancı, kendi rızası olmadıkça sınır dışı edilemez. 2019’dan beri bu kuralın terör veya kamu güvenliği gerekçeli kararlar için de istisnası yoktur. İdare mahkemesinin kararı kesindir.
- İdari gözetim geri gönderme merkezinde en fazla altı ay sürer. Yabancı iş birliği yapmazsa en fazla altı ay daha uzatılabilir. İdari gözetime karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Hâkim beş gün içinde kesin olarak karar verir.
Sınır dışı etme kararı nedir, hangi kanunda düzenlenir?
Sınır dışı etme kararı, Türkiye’de bulunan bir yabancının ülkeden çıkarılmasına ilişkin idari karardır. Bu karar 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun (kısaca YUKK) 52 ilâ 60. maddelerinde düzenlenir. Karar bir ceza mahkemesi kararı değildir. İdare tarafından verilir ve idare mahkemesinde denetlenir.
Yabancılar, sınır dışı etme kararıyla, menşe ülkesine veya transit gideceği ülkeye ya da üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilebilir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 52/1
Yazıda sık geçecek birkaç terimi baştan açıklayayım:
- Menşe ülke: Yabancının vatandaşı olduğu ya da vatansızsa daha önce yaşadığı ülkedir.
- İdari gözetim: Sınır dışı edilmesi beklenen yabancının bir idari kararla özgürlüğünün kısıtlanması, yani geri gönderme merkezinde tutulmasıdır. Bir ceza veya tutuklama değildir; amacı sınır dışı etmeyi güvenceye almaktır.
- Geri gönderme merkezi: İdari gözetim altına alınan yabancıların tutulduğu, İçişleri Bakanlığına bağlı merkezlerdir.
- Tebliğ: Kararın ilgiliye resmî olarak bildirilmesidir. Dava açma süresi tebliğle başlar.
- Yürütmenin durması: Bir idari kararın, dava sürerken uygulanamaması demektir.
Kanun metninde “Genel Müdürlük” olarak geçen kurum, bugün İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı adını taşıyor. Kurumun resmî internet sitesi (goc.gov.tr) ve Anayasa Mahkemesinin yakın tarihli kararları da bu adı kullanıyor. Yazıda kanun metnine dokunmadan bu güncel adı kullanıyorum.
Bu yazı, mevzuat.gov.tr’de yayımlanan YUKK’un güncel metnine dayanıyor. Bu metinde Kanun’a işlenen son değişiklik, 16.05.2025’te yürürlüğe giren 7547 sayılı Kanun’la yapılmış olup sınır dışı etmeyle ilgili 53. maddedeki son değişiklik 7533 sayılı Kanun’la yapılmıştır (RG 30.11.2024, S. 32738).
Sınır dışı etme kararını kim verir, süreç nasıl başlar?
Sınır dışı etme kararını valilik verir. Valilik bu kararı kendiliğinden ya da Göç İdaresi Başkanlığının talimatı üzerine alır.
Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 53/1
Uygulamada süreç çoğu zaman bir kolluk işlemiyle başlar. Kimlik kontrolünde, bir adli olay sırasında ya da ikamet izninin bitmiş olduğu anlaşıldığında yabancı yakalanır ve durumu valiliğe bildirilir. Kanun, bu aşamada idareye bir süre sınırı koyar:
54 üncü madde kapsamındaki yabancılar, kolluk tarafından yakalanmaları hâlinde, haklarında karar verilmek üzere derhâl valiliğe bildirilir. Bu kişilerden, sınır dışı etme kararı alınması gerektiği değerlendirilenler hakkında, sınır dışı etme kararı valilik tarafından alınır. Değerlendirme ve karar süresi kırk sekiz saati geçemez.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 57/1
Göç İdaresi Başkanlığının sık sorulan sorular sayfasına göre değerlendirmeyi il veya ilçe göç idaresi müdürlüğü görevlileri yapar ve sınır dışı etme kararı her yabancı için ayrı ayrı alınır. Yani toplu bir kararla bir grup insanın sınır dışı edilmesi kanunun öngördüğü bir yol değildir.
Karar nasıl tebliğ edilir?
Karar, gerekçesiyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilmelidir. Avukatı olmayan yabancıya ayrıca kararın sonucu ve itiraz yolları anlatılmalıdır.
Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 53/2
Uygulamada tebliğ, yabancının anlayabileceği dilde hazırlanmış bir tebliğ formuyla yapılır. Anayasa Mahkemesinin incelediği bir dosyada da kararlar Arapça tebliğ formlarıyla bildirilmiş, formlarda karara karşı nereye ve hangi sürede başvurulacağı ile dava açmanın sınır dışı işlemini durduracağı yazılmıştır. Yabancının formu imzalamaktan kaçınması, kararın kendisine bildirilmediği anlamına gelmez. Bu nedenle tebliğ formunun bir örneğinin alınması ve tebliğ tarihinin not edilmesi önemlidir; dava açma süresi bu tarihten işler.
Hangi yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır?
Sınır dışı etme sebepleri YUKK’un 54. maddesinin birinci fıkrasında tek tek sayılmıştır. Bu sebeplerden biri yoksa sınır dışı etme kararı alınamaz. Maddenin güncel metni şöyledir:
Aşağıda sayılan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:
a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler
b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar
c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar
ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar
d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar
e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler
f) İkamet izinleri iptal edilenler
g) İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler
ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler
h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler ya da bu hükümleri ihlale teşebbüs edenler
ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler
i) Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar
j) İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar
k) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler.6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 54/1
Bu sebepleri okurken iki gruba ayırmak işi kolaylaştırır:
- Belgeye ve kayda dayanan sebepler: Vize veya ikamet süresinin on günden fazla aşılması (e ve g bentleri), ikamet izninin iptali (f), uzatma başvurusu reddedildikten sonra on gün içinde çıkılmaması (j), izinsiz çalışma (ğ), yasa dışı giriş veya çıkış (h), giriş yasağına rağmen gelme (ı). Bunlarda tartışma çoğunlukla tarihler, belgeler ve “kabul edilebilir gerekçe” üzerinde yoğunlaşır.
- Değerlendirmeye dayanan sebepler: Terör örgütüyle bağlantı (b ve k), kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit (d), geçimini meşru olmayan yollardan sağlama (ç). Bu bentlerde idarenin elindeki bilgi ve bu bilginin somut olup olmadığı belirleyicidir.
(a) bendinde anılan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59. maddesine göre, işlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancının durumu, cezasının infazına ilişkin belirli aşamalardan sonra sınır dışı işlemleri yönünden değerlendirilmek üzere İçişleri Bakanlığına bildirilir. Yani ceza mahkûmiyeti kendiliğinden sınır dışı etme anlamına gelmez; ayrıca YUKK’a göre idari bir sınır dışı etme kararı alınır.
Anayasa Mahkemesi, özellikle (b) ve (d) bentlerine dayanan kararlarda idarenin soyut tespitlerle yetinmemesi gerektiğini vurgular. Bu konuyu aşağıda içtihat bölümünde ayrıca anlatıyorum.
Uluslararası koruma başvurusu yapmış kişiler için özel kural
Uluslararası koruma (mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma statüsü) başvurusu yapmış ya da bu statüyü almış kişiler, kural olarak başvuruları sonuçlanmadan sınır dışı edilmez; (i) bendi de “son karardan sonra” Türkiye’de kalma hakkı kalmayanları kapsar. Ancak terör, kamu düzeni ve kamu güvenliği gerekçeli bentler için kanun bir istisna öngörür:
Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 54/2 (676 sayılı KHK ile değişik, 7070 sayılı Kanun ile aynen kabul)
Bu istisna, kararın alınabileceğini söyler. Aşağıda anlatacağım 55. maddedeki yasaklar ve 53. maddedeki dava güvencesi bu kişiler için de geçerlidir.
Kimler hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz?
YUKK’un 55. maddesinde sayılan yabancılar hakkında, 54. maddedeki sebeplerden biri bulunsa bile sınır dışı etme kararı alınamaz. Madde “54 üncü madde kapsamında olsalar dahi” diye başladığı için bu koruma terör veya kamu güvenliği gerekçeli (b), (d) ve (k) bentleri dâhil bütün sebepler için geçerlidir; madde metninde bu bentler için bir istisna yoktur.
54 üncü madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz:
a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar
b) Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler
c) Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar
ç) Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları
d) Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 55/1
Mevzuat.gov.tr’deki metinde 55. maddeye ilişkin bir değişiklik notu bulunmuyor; 2019 tarihli 7196 sayılı Kanun 53, 54 ve 57. maddeleri değiştirmiş, 55. maddeye dokunmamıştır. Maddenin ikinci fıkrasına göre bu değerlendirme herkes için ayrı yapılır ve bu kişilerden belli bir adreste oturmaları, belirlenen şekil ve sürelerde bildirimde bulunmaları istenebilir.
55. madde, Kanun’un başındaki genel ilkenin somut bir uygulamasıdır:
Bu Kanun kapsamındaki hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 4/1 (geri gönderme yasağı)
Göç İdaresi Başkanlığının resmî sık sorulan sorular sayfasına göre karar alındıktan sonra yabancının 55. madde kapsamında olduğu anlaşılırsa, kararı alan makam işlemi derhal geri alır. Bu yüzden ağır hastalık, hamilelik, insan ticareti mağduriyeti ya da menşe ülkede idam veya işkence riski gibi durumlar, belgeleriyle birlikte hem idareye hem de dava açılırsa mahkemeye mümkün olan en erken aşamada bildirilmelidir.
Risk değerlendirmesi yalnızca menşe ülke için değil, kişinin gönderileceği her ülke için yapılmalıdır. Anayasa Mahkemesi, gönderilecek ülkenin belirtilmediği bir kararda bunun yabancıyı dolaylı olarak riskli ülkesine gönderme tehlikesi yarattığını kabul etmiştir (aşağıda Hooman Hosseinpour kararı).
Türkiye’yi terke davet nedir, kaç gün süre verilir?
Sınır dışı etme kararı alınan yabancıya, kural olarak ülkeyi kendi imkânıyla terk etmesi için en az on beş, en fazla otuz gün süre verilir. Bu süre kararda yazılmalıdır. Ancak kanun bazı yabancılara bu süreyi tanımaz:
Sınır dışı etme kararı alınanlara, sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır. Ancak, kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara veya aldığı tespit edilenlere, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 56/1
Süre tanınan kişiye Çıkış İzin Belgesi verilir. Bu belge harca tabi değildir; ancak vize ve ikamet harçları ile bunların cezalarına ilişkin yükümlülükler devam eder (YUKK m. 56/2).
Terke davet süresinin iki önemli sonucu vardır:
- Giriş yasağı: Sınır dışı edilen yabancının Türkiye’ye girişi yasaklanır ve bu yasak kural olarak en fazla beş yıldır; kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit varsa en fazla on yıl daha artırılabilir (
YUKK m. 9/2-3). Buna karşılık terke davet edilip süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir (YUKK m. 9/5). - İdari gözetim riski: Kabul edilebilir bir mazereti olmadan kendisine tanınan sürede çıkmayan yabancı hakkında idari gözetim kararı alınabilir (
YUKK m. 57/2). Süresinde ayrılmamak ayrıca idari para cezası gerektirir (YUKK m. 102/1-c).
Terke davet süresi ile dava açma süresi birbirinden bağımsızdır. Yabancı, kendisine otuz günlük çıkış süresi verilmiş olsa bile karara karşı davayı yine tebliğden itibaren yedi gün içinde açmalıdır.
Sınır dışı etme kararı alınmış ve menşe ülkesine gönüllü olarak dönmek isteyen düzensiz göçmenlere, Göç İdaresinin uygun gördüğü durumlarda ayni veya nakdi destek de sağlanabilir (YUKK m. 60/A).
Sınır dışı etme kararına karşı dava nasıl açılır?
Sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde dava açılır. Davayı yabancının kendisi, yasal temsilcisi ya da avukatı açabilir. Kararı veren makama da dava açıldığı bildirilmelidir. 53. maddenin üçüncü fıkrasının bugünkü tam metni şöyledir:
Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurularda savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde, 2577 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen süre iki ay olarak uygulanır. Duruşma yapılması mahkemenin takdirine bağlıdır. Başvurular dosyanın tekemmülünden veya ara karar ya da duruşma yapılması gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 53/3 (7533 sayılı Kanun m. 36 ile değişik; RG 30.11.2024, S. 32738)
Dava açma süresi neden yedi gün, daha önce ne kadardı?
Dava açma süresi Kanun ilk yürürlüğe girdiğinde on beş gündü. 6/12/2019 tarihli ve 7196 sayılı Kanun’un 75. maddesi bu süreyi yedi güne indirdi (RG 24.12.2019, S. 30988; yayımı tarihinde yürürlüğe girdi). Fıkra 2024’te 7533 sayılı Kanun’la yeniden yazıldı, ancak yedi günlük süre korundu. Değişikliklerin özeti şöyledir:
| Dönem | Dava süresi | Davanın sınır dışı etmeye etkisi | Mahkemenin karar süresi |
|---|---|---|---|
| Kanun’un ilk hâli (sınır dışı hükümleri 11.04.2014’te yürürlüğe girdi) | 15 gün | Dava süresince ve yargılama bitene kadar sınır dışı edilmez | 15 gün |
| 676 sayılı KHK (2016) ve 7070 sayılı Kanun sonrası | 15 gün | 54/1 (b), (d), (k) bentleri ile 54/2 kapsamındakiler hariç sınır dışı edilmez | 15 gün |
| 7196 sayılı Kanun (RG 24.12.2019) | 7 gün | İstisna kaldırıldı; herkes için dava süresince ve yargılama bitene kadar sınır dışı edilmez | 15 gün |
| 7533 sayılı Kanun (RG 30.11.2024) | 7 gün | Aynı kural (istisnasız) | Dosyanın tekemmülünden (veya ara karar/duruşmanın tamamlanmasından) itibaren 15 gün |
7196 sayılı Kanun’un 75. maddesi “on beş gün” ibaresini “yedi gün” olarak değiştirmiş ve fıkradaki “54 üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç,” ibaresini metinden çıkarmıştır. Anayasa Mahkemesi de Aref Alaboud kararında bu değişikliği, dava açmanın sınır dışı işlemini kendiliğinden durdurduğu bir güvence olarak değerlendirmiştir.
7533 sayılı Kanun’la fıkraya eklenen yenilikler şunlardır: dosyanın savunmanın verilmesi veya savunma süresinin geçmesiyle “tekemmül etmiş” (incelemeye hazır hâle gelmiş) sayılması, duruşmanın mahkemenin takdirine bırakılması, on beş günlük karar süresinin tekemmülden başlatılması ve davacının adresine tebligat yapılamazsa dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin bir yıllık sürenin iki ay olarak uygulanması. Kanun’a eklenen geçici 3. maddeye göre bu değişiklikler, 30.11.2024’ten sonra açılan davalara uygulanır.
Yedi günlük süre nasıl hesaplanır?
Süre, tebliğ gününü izleyen günden başlar. Hafta sonu ve resmî tatil günleri süreye dâhildir; ancak son gün tatile denk gelirse süre, tatili izleyen ilk iş gününün bitimine kadar uzar (2577 s. İYUK m. 8/1-2). İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) adli tatile ilişkin uzatma kuralı “bu Kanunda yazılı süreler” için konmuştur (İYUK m. 8/3). YUKK’taki yedi günlük süreye uygulanıp uygulanmayacağına güvenmek yerine davayı yedinci günü beklemeden açmak en güvenli yoldur.
Kenar notu
Genel idari davalarda dava açma süresi altmış gündür (İYUK m. 7/1). Sınır dışı etme kararında ise özel kanun yedi gün öngördüğü için altmış günlük süre uygulanmaz. Yedi gün kaçırılırsa dava süre aşımı nedeniyle reddedilir ve idare mahkemesinin bu kararı da kesindir. Süre hesabında yanılmamak için tebliğ formundaki tarih esas alınmalıdır.
Hangi idare mahkemesinde dava açılır?
Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Özel bir yetki kuralı olmadığından yetkili mahkeme, kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir (İYUK m. 32/1). Bir yerde birden fazla idare mahkemesi varsa YUKK’a ilişkin davaların hangisinde görüleceğini Hâkimler ve Savcılar Kurulu belirler (YUKK m. 101/1). Bu nedenle büyük şehirlerde dava, YUKK davalarına bakmakla görevlendirilen idare mahkemesine yöneltilir. Dava dilekçesi, yetkili mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yerdeki idare mahkemesine de verilebilir (İYUK m. 4). Yetkisiz bir mahkemede açılan dava ise yetki yönünden reddedilerek dosya yetkili mahkemeye gönderilir (İYUK m. 15/1-a). Yine de yedi günlük sürenin darlığı nedeniyle davanın doğrudan yetkili mahkemede açılması en sağlıklı yoldur.
Dava açılınca kişi sınır dışı edilebilir mi?
Hayır. Dava açma süresi içinde ve dava açılmışsa yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı, kendi rızası olmadıkça sınır dışı edilmez. Göç İdaresi Başkanlığının resmî sayfasında da “sınır dışı etme işleminin yürütmesi re’sen durur” ifadesi kullanılır. Genel idari davalarda dava açmak işlemi kendiliğinden durdurmaz ve ayrıca yürütmenin durdurulması istenmesi gerekir (İYUK m. 27/1). Sınır dışı etme davası bu kuralın önemli bir istisnasıdır.
2016–2019 arasında terör örgütü bağlantısı, kamu düzeni veya kamu güvenliği gerekçesiyle ((b), (d) ve (k) bentleri) alınan kararlarda dava açmak sınır dışı etmeyi durdurmuyordu. 7196 sayılı Kanun bu istisnayı kaldırdı. Bugünkü metinde hangi bende dayanılırsa dayanılsın otomatik durma kuralı geçerlidir.
Kanundaki “yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla” ifadesi, yabancının kendi isteğiyle dönmeyi kabul etmesi hâlinde dava sürerken de gönderilebileceği anlamına gelir. Anayasa Mahkemesi, dava açıldığı gün avukatı haberdar edilmeden gönüllü geri dönüş formu imzalatılarak ülkesine gönderilen bir yabancı bakımından ihlal kararı vermiştir (Abdulkerim Hammud kararı, aşağıda). Bu nedenle anlaşılmayan bir dildeki belgenin, özellikle “gönüllü dönüş” beyanı içeren bir formun imzalanmadan önce mutlaka çevirisi istenmelidir.
Mahkeme ne kadar sürede karar verir, karar kesin midir?
Mahkeme, dosya tekemmül ettikten (idarenin savunması geldikten veya savunma süresi geçtikten) sonra, ara karar veya duruşma gerekiyorsa bunlar tamamlandıktan sonra on beş gün içinde karar verir. Duruşma yapılıp yapılmaması mahkemenin takdirindedir. Mahkemenin kararı kesindir; bölge idare mahkemesine istinaf veya Danıştay’a temyiz yolu yoktur. Göç İdaresi Başkanlığının sık sorulan sorular sayfası da kararın kesin olduğunu belirtir.
Kesin kararın ardından iç hukukta başvurulabilecek tek yol Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudur. Bireysel başvuru süresi, başvuru yollarının tüketildiği tarihten (uygulamada kesin kararın öğrenildiği tarihten) itibaren otuz gündür (6216 s. K. m. 47/5).
Davacının dilekçede gösterdiği adrese tebligat yapılamazsa dosya işlemden kaldırılır. Sınır dışı etme davalarında yeni adres iki ay içinde bildirilip dosyanın yeniden işleme konulması istenmezse dava açılmamış sayılır (YUKK m. 53/3, İYUK m. 26/3). Geri gönderme merkezinden çıkan ya da adres değiştiren yabancının yeni adresini mahkemeye bildirmesi bu yüzden önemlidir.
Sınır dışı etme süreci adım adım nasıl işler?
Aşağıdaki tablo, sınır dışı etme ve idari gözetim süreçlerinin temel sürelerini bir arada gösterir:
| Aşama | Süre | Merci | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Yakalanan yabancı hakkında değerlendirme ve karar | En fazla 48 saat | Valilik (il göç idaresi müdürlüğü) | YUKK m. 57/1 |
| Kararın gerekçesiyle tebliği | Kanunda gün olarak belirtilmemiş | Valilik | YUKK m. 53/2 |
| Türkiye’yi terk için verilen süre (tanınırsa) | 15–30 gün | Valilik | YUKK m. 56/1 |
| Sınır dışı etme kararına karşı dava | Tebliğden itibaren 7 gün | İdare mahkemesi | YUKK m. 53/3 |
| Mahkemenin karar vermesi | Tekemmülden itibaren 15 gün | İdare mahkemesi (karar kesin) | YUKK m. 53/3 |
| İdari gözetim kararı alınanın merkeze götürülmesi | 48 saat içinde | Yakalamayı yapan kolluk | YUKK m. 57/2 |
| Geri gönderme merkezinde idari gözetim | En fazla 6 ay + en fazla 6 ay uzatma | Valilik | YUKK m. 57/3 |
| İdari gözetimin devamının değerlendirilmesi | Her ay (gerekirse 30 gün beklenmeden) | Valilik | YUKK m. 57/4 |
| İdari gözetime itiraz | Kanunda başvuru süresi yok; hâkim 5 günde karar verir | Sulh ceza hâkimliği (karar kesin) | YUKK m. 57/6 |
| Alternatif yükümlülüklerin azami süresi | 24 ay | Valilik | YUKK m. 57/A-2 |
| Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru | Başvuru yollarının tüketilmesinden itibaren 30 gün | Anayasa Mahkemesi | 6216 s. K. m. 47/5 |
İdari gözetim nedir, kimler hakkında uygulanır?
İdari gözetim, hakkında sınır dışı etme kararı alınmış bazı yabancıların sınır dışı edilinceye kadar geri gönderme merkezinde tutulmasıdır. Her sınır dışı etme kararı idari gözetim anlamına gelmez. Kanun idari gözetimi, belirli risk durumlarına bağlamıştır:
Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır ya da 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 57/2 (7196 sayılı Kanun ile değişik)
2019 değişikliğiyle maddeye “ya da 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir” ifadesi eklendi. Böylece aynı risk gruplarındaki yabancılar için idari gözetim tek seçenek olmaktan çıktı; idare, adreste ikamet veya bildirimde bulunma gibi daha hafif tedbirleri de uygulayabilir hâle geldi.
İdari gözetim bir idari işlemdir ama kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakır. Anayasa’nın 19. maddesi, hakkında sınır dışı etme kararı verilen kişinin yakalanmasına izin verir; ancak tutma kararının kanuna uygun, ölçülü ve usul güvencelerine bağlı olması gerekir. Anayasa Mahkemesi de idari gözetimin ölçülülüğünü değerlendirirken sınır dışı işlemlerinin özenle yürütülüp yürütülmediğine ve daha hafif tedbirlerin yeterli olup olmayacağına bakar.
İdari gözetim ne kadar sürer, nasıl uzatılır?
Geri gönderme merkezindeki idari gözetim altı ayı geçemez. Bu süre yalnızca, sınır dışı işlemleri yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belge vermemesi nedeniyle tamamlanamazsa en fazla altı ay daha uzatılabilir. Toplam süre bu nedenle en fazla on iki aydır.
Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 57/3
Valilik, idari gözetimin devamının gerekli olup olmadığını her ay değerlendirmek zorundadır; gerekirse otuz günlük süre de beklenmez. Gerek kalmayan yabancı için idari gözetim derhâl sona erdirilir ve bu kişiye alternatif yükümlülükler getirilir (YUKK m. 57/4). İdari gözetim kararı, uzatma kararı ve aylık değerlendirmelerin sonuçları gerekçesiyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir (YUKK m. 57/5).
Göç İdaresi Başkanlığının resmî sayfasında, idari gözetimin devamında zaruret görülmeyebilecek durumlara örnek olarak şunlar sayılır: sınır dışı etme kararının altı ay içinde yerine getirilemeyeceğinin öngörülmesi, yabancının 55. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması, kaçma ve kaybolma riskinin ortadan kalkması ve yabancının gönüllü geri dönüş desteğine başvurması.
2019’da eklenen bir hükümle, idari gözetim altındaki yabancıların uyruklarının tespiti amacıyla elektronik ve iletişim cihazları incelenebilir; elde edilen veriler bu amaç dışında kullanılamaz (YUKK m. 57/8).
İdari gözetime karşı nereye ve nasıl itiraz edilir?
İdari gözetim kararına karşı idare mahkemesine değil, sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Hâkim incelemeyi beş gün içinde bitirir ve kararı kesindir.
İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir. İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 57/6
Bu düzenlemeden çıkan pratik sonuçlar şunlardır:
- Başvuru süresi: Kanunda sulh ceza hâkimliğine başvuru için bir süre öngörülmemiştir. Ancak kişi tutulmaya devam ettiğinden başvurunun gecikmeden yapılması gerekir.
- Dilekçenin verileceği yer: Dilekçe geri gönderme merkezi idaresine de verilebilir; idare dilekçeyi yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırmak zorundadır.
- Yeniden başvuru: İlk başvuru reddedilse bile koşullar değişirse (örneğin sağlık durumu ağırlaşırsa, pasaport temin edilirse, sınır dışı etme kararı mahkemece iptal edilirse) yeniden başvurulabilir.
- Adli yardım: Avukatlık ücretini karşılayamayanlara, talep etmeleri hâlinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na göre avukatlık hizmeti sağlanır (
YUKK m. 57/7). - İki ayrı yol: Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesinde dava açmak idari gözetimi sona erdirmez; idari gözetime karşı sulh ceza hâkimliğine başvurmak da sınır dışı etme kararını ortadan kaldırmaz. Çoğu dosyada iki başvurunun birlikte yapılması gerekir.
Sulh ceza hâkimliğinin incelemesi, Anayasa Mahkemesinin ifadesiyle idari gözetim kararının hukukiliğine yöneliktir; geri gönderme merkezindeki tutulma koşullarının düzeltilmesini sağlayan bir yol değildir (İbrahim Muhammed Ali kararı, aşağıda).
Haksız idari gözetim nedeniyle tazminat istenebilir mi?
Anayasa, kişi hürriyetine aykırı işlemler nedeniyle uğranılan zararın devletçe ödeneceğini öngörür (Anayasa m. 19/9). Ancak bu tazminatın hangi mahkemede isteneceği uygulamada belirsizdir. Anayasa Mahkemesi, idare mahkemelerinin Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına dayanarak bu davaları “adli yargının görevi” diye reddettiğini, adli yargı mercilerinin ise bir kısmının davayı idari yargıya gönderdiğini tespit etmiştir. Mahkeme, 20.11.2025 tarihli K.N. kararında bu durumu yapısal bir sorun olarak görmüş, pilot karar usulünü uygulamış ve TBMM’ye bildirmiştir. Bu yazının tarihi itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki YUKK metninde bu konuda yeni bir düzenleme görünmüyor; konu yakından takip edilmelidir.
İdari gözetime alternatif yükümlülükler nelerdir?
2019’da Kanun’a eklenen 57/A maddesi, idari gözetimin yerine uygulanabilecek daha hafif tedbirleri sayar. Bu tedbirler, 57. maddenin ikinci fıkrasındaki risk gruplarına giren ya da idari gözetimi sona erdirilen yabancılara uygulanabilir.
57 nci maddenin ikinci fıkrasında sayılan yabancılara ya da idari gözetimi sonlandırılan yabancılara aşağıdaki idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilebilir:
a) Belirli adreste ikamet etme
b) Bildirimde bulunma
c) Aile temelli geri dönüş
ç) Geri dönüş danışmanlığı
d) Kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma
e) Teminat
f) Elektronik izleme6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 57/A-1 (7196 sayılı Kanun ile eklenmiş)
Maddenin diğer fıkralarına göre:
- Bir veya birkaç yükümlülük getirilmesi hâlinde süre yirmi dört ayı geçemez (
YUKK m. 57/A-2). - 57. maddenin ikinci fıkrası kapsamında olup idari gözetime alınmayan yabancılara bu yükümlülüklerden en az birinin getirilmesi zorunludur (
YUKK m. 57/A-3). - Yükümlülük kararı gerekçesiyle tebliğ edilir ve avukatı olmayan yabancı itiraz yolları hakkında bilgilendirilir (
YUKK m. 57/A-4). - Yalnızca elektronik izleme kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulabileceği açıkça düzenlenmiştir; başvuru yükümlülüğü durdurmaz, hâkim beş gün içinde kesin karar verir (
YUKK m. 57/A-5). - Yükümlülüklere uymayan yabancı idari gözetim altına alınabilir (
YUKK m. 57/A-6). - Teminat getirilen yabancı, mücbir sebep ve mahkeme sürecinin bitmemesi hâlleri dışında teminat süresi içinde Türkiye’den çıkmazsa teminat Hazineye irat kaydedilir (
YUKK m. 57/A-7).
Geri gönderme merkezlerinde hangi haklar vardır?
İdari gözetime alınan yabancılar geri gönderme merkezlerinde tutulur (YUKK m. 58/1). Kanun bu merkezlerde sağlanacak asgari hizmetleri sayar:
Geri gönderme merkezlerinde;
a) Yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir,
b) Yabancıya; yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır,
c) Yabancıya; ziyaretçileri, vatandaşı olduğu ülke konsolosluk yetkilisi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşebilme imkânı sağlanır,
ç) Çocukların yüksek yararları gözetilir, aileler ayrı yerlerde barındırılır,
d) Çocukların eğitim ve öğretimden yararlandırılmaları hususunda, Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 59/1
Avukata erişim hakkı özellikle önemlidir: yedi günlük dava süresi ve sulh ceza başvurusu, çoğu zaman merkezden çıkılmadan kullanılmak zorundadır. Anayasa Mahkemesi 08.07.2025 tarihli İbrahim Muhammed Ali kararında, geri gönderme merkezlerindeki tutulma koşullarının düzeltilmesini sağlayacak bir idari veya yargısal yolun bulunmadığını tespit etmiş ve bu konuda da pilot karar usulünü uygulamıştır.
Uluslararası koruma başvurusu sınır dışı etmeyi nasıl etkiler?
Uluslararası koruma başvurusu, kural olarak başvuru sonuçlanıncaya kadar sınır dışı etmeye engel olur. Bu sonuç Kanun’un sisteminden çıkar: 54. maddenin (i) bendi, başvurusu reddedilen veya statüsü sona erenleri ancak “haklarında verilen son karardan sonra” Türkiye’de kalma hakları yoksa sınır dışı edilecekler arasında sayar. Uluslararası koruma kararlarına karşı itiraz veya dava süreci sonuçlanıncaya kadar da kişinin ülkede kalmasına izin verilir:
İtiraz veya yargılama süreci sonuçlanıncaya kadar ilgili kişinin ülkede kalışına izin verilir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 80/1-e
Bunun iki sınırı vardır. Birincisi, yukarıda anlattığım 54. maddenin ikinci fıkrasıdır: terör örgütü bağlantısı ve kamu düzeni veya kamu güvenliği gerekçeleriyle ((b), (d), (k) bentleri) başvuru sahibi hakkında da her aşamada sınır dışı etme kararı alınabilir. Ancak bu durumda da kararın dava süresince uygulanmaması kuralı (YUKK m. 53/3) ve 55. maddedeki yasaklar geçerlidir. İkincisi, uluslararası koruma başvuru sahiplerinin idari gözetimi ayrı bir maddede düzenlenmiştir: başvuru sahibi yalnızca başvuru yaptığı için idari gözetime alınamaz, gözetim istisnaidir, süresi otuz günü geçemez ve buna karşı da sulh ceza hâkimine başvurulur (YUKK m. 68).
Anayasa Mahkemesi ve AİHM ne zaman devreye girer?
İdare mahkemesinin kararı kesin olduğundan, karara karşı son iç hukuk yolu Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudur. Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır (6216 s. K. m. 47/5). Başvuru tek başına sınır dışı etmeyi durdurmaz. Durdurma için Anayasa Mahkemesinden tedbir istenmesi gerekir:
Bölümler, esas inceleme aşamasında, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördükleri tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verebilir. Tedbire karar verilmesi hâlinde, esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir. Aksi takdirde tedbir kararı kendiliğinden kalkar.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, m. 49/5
Anayasa Mahkemesi bu yetkiyi İçtüzük’ün 73. maddesine dayanarak sınır dışı dosyalarında kullanır. İncelediğim kararlarda Mahkeme, yaşam hakkı veya kötü muamele yasağı yönünden risk iddia edilen başvurularda sınır dışı işleminin tedbiren durdurulmasına karar vermiştir (örneğin A.A.S.S., Hooman Hosseinpour ve Aref Alaboud kararları). Tedbir talebinde gönderilecek ülkedeki riskin somut belgelerle (mahkeme kararı, sağlık raporu, ülke raporu gibi) ortaya konulması gerekir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de İç Tüzüğü’nün 39. kuralına göre “geçici tedbir” kararı verebilir. AİHM’in 28.03.2024 tarihli Uygulama Talimatı’na göre bu tedbir yalnızca istisnai durumlarda ve telafisi imkânsız bir zararın yakın riski bulunduğunda uygulanır; kararlar bağlayıcıdır. Talimatın önemli noktaları şunlardır:
- Talep, ECHR Rule 39 Site üzerinden, faksla veya postayla yapılır; e-postayla gönderilen talepler işleme konmaz.
- Talebe gönderilecek ülke, öngörülen sınır dışı tarihi, menşe ülkeden ayrılma nedenleri ve iç hukuktaki bütün kararlar eklenmelidir.
- Sınır dışı etmeyi durduran iç hukuk yolları açıkken AİHM kural olarak 39. kuralı uygulamaz. Türkiye’de dava açmak sınır dışı etmeyi kendiliğinden durdurduğundan, AİHM tedbiri genellikle iç hukuktaki yollar tükendikten sonra gündeme gelir.
- Talep, kesin iç hukuk kararından sonra mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır; sınır dışı saatine bir iş gününden kısa süre kala gelen talepler incelenemeyebilir.
AİHM’e asıl başvuru süresi, kesin iç hukuk kararından itibaren dört aydır; AİHM’in başvurucular sayfası, başvurunun faksla gönderilmesinin bu dört aylık süreyi kesmediğini de hatırlatır.
Mahkemeler bu konuda nasıl karar veriyor?
Aşağıdaki kararların tamamını HUKBİS karar arşivinde okudum; alıntılar karar metniyle birebir karşılaştırılmıştır.
1. Gönderilecek ülke belirtilmeden sınır dışı etme kararı alınamaz
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Hooman Hosseinpour Başvurusu, B. No: 2021/47168, 29.09.2022 (RG 30.11.2022, S. 32029). İran vatandaşı başvurucu hakkında ülkesinde idam kararı bulunduğu iddia edilmişti. Valilik, kişinin “üçüncü bir ülkeye” sınır dışı edilmesine karar vermiş ama ülkeyi belirtmemişti. İdare mahkemesi, sunulan idam kararını araştırmadan davayı reddetti. Anayasa Mahkemesi yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiğine, yeniden yargılama yapılmasına ve yargılama sonuçlanıncaya kadar başvurucunun sınır dışı edilmemesine karar verdi. Mahkeme, YUKK’un 52. maddesi hakkında şunu söyledi:
“52. maddesinin yabancının sınır dışı edileceği ülke tespit edilmeden sınır dışı etme kararının alınabileceği şeklinde yorumlanması mümkün değildir.”
Mahkemeye göre idari makamlar ve iptal davasına bakan mahkemeler, “yabancının dolaylı olarak da olsa ölüm cezasına maruz kalma veya mevcut ölüm cezasının uygulanması konusunda gerçek bir riskin bulunduğu ülkeye sınır dışı edilip edilmeyeceğini titizlikle değerlendirmelidir.”
2. Terör veya kamu güvenliği gerekçesi soyut kalamaz
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, A.A.S.S. Başvurusu, B. No: 2021/2075, 04.11.2025. Geçerli kısa dönem ikamet izni olan Iraklı başvurucu hakkında, DEAŞ bağlantısı olduğu yönündeki istihbari bilgiye dayanılarak 54. maddenin (b) ve (d) bentlerine göre sınır dışı etme kararı alındı. Kararın gerekçesinde yalnızca kanun maddelerine atıf vardı; başvurucu hakkında bir soruşturma da yoktu. İdare mahkemesi davayı kesin olarak reddetti. Anayasa Mahkemesi, yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı yönünden ihlal bulmadı; ancak yerleşme hürriyetiyle bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Mahkemeye göre “kamu makamlarının soyut şekilde kişinin millî güvenlik bakımından tehlike oluşturduğunu ileri sürmeleri yeterli değildir.” Somut olayda ise “İdare Mahkemesinin incelemesi şeklî bir incelemenin ötesine geçmemiş; idari makamların tespitleri herhangi bir ayrıntıya yer verilmeden kabul edilmiştir.”
3. Dava açmak artık etkili bir yoldur
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, Aref Alaboud Başvurusu, B. No: 2019/18739, 02.02.2022. 2019’da (d) bendi gerekçesiyle sınır dışı etme kararı alınan başvurucu, o tarihteki istisna nedeniyle dava açmanın kararı durdurmayacağını düşünerek doğrudan Anayasa Mahkemesine gitmişti. Mahkeme önce tedbir kararı verdi; daha sonra başvurucu istenen bilgileri sunmadığı için başvuruyu reddedip tedbiri kaldırdı. Kararda 7196 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik anlatılmış ve şu sonuca varılmıştır: “Getirilen bu güvence karşısında sınır dışı etme işlemine karşı idare mahkemesinde dava açmanın etkili bir yol olmadığı söylenemeyecektir.” Yani bugün idare mahkemesinde dava açmadan doğrudan Anayasa Mahkemesine gitmek, başvurunun kabul edilemez bulunmasına yol açabilir.
4. “Gönüllü dönüş” formu dava güvencesini boşa çıkarmamalı
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, Abdulkerim Hammud Başvurusu, B. No: 2019/24388, 02.05.2023 (RG 13.09.2023, S. 32308). Geçici koruma statüsündeki Suriyeli başvurucu hakkında bir kavga sonrası (d) bendine göre “güvenli üçüncü bir ülkeye veya gönüllü olması hâlinde menşe ülkesine” sınır dışı etme ve idari gözetim kararı alındı. Kararda menşe ülkeye gönderilmenin 55. maddenin (a) bendi kapsamında sakıncalı olduğu da yazılıydı. Baro tarafından görevlendirilen avukat sulh ceza hâkimliğine başvurdu ve idare mahkemesinde dava açtı. Ancak aynı gün başvurucuya, avukatı haberdar edilmeden bir gönüllü geri dönüş istek formu imzalatıldı ve Suriye’ye çıkışı sağlandı. İdare mahkemesi daha sonra sınır dışı etme kararını kesin olarak iptal etti, ama bu kararın fiilî bir sonucu olmadı. Anayasa Mahkemesi yaşam hakkı, kötü muamele yasağı ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verdi; başvurucunun “geri göndermeye itiraz etmesini sağlayacak, durdurucu etkisi olan yollardan yararlanamamış” olduğunu tespit etti. Karar, 53. maddedeki “rıza” istisnasının bilinçli ve aydınlatılmış bir irade gerektirdiğini gösteriyor.
5. Geri gönderme merkezindeki koşullar için etkili bir yol yok
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, İbrahim Muhammed Ali Başvurusu, B. No: 2025/10406, 08.07.2025 (RG 26.02.2026, S. 33180). Iraklı başvurucu, kamu düzeni gerekçesiyle sınır dışı etme ve altı aylık idari gözetim kararıyla Şanlıurfa Geri Gönderme Merkezine konuldu. Sulh ceza hâkimliği itirazını kesin olarak reddetti. Anayasa Mahkemesi, idari gözetimin kendisi yönünden kişi hürriyetinin ihlal edilmediğine karar verdi ve 57. maddedeki güvenceleri sayarak “6 ayın sonunda kişinin serbest bırakılması gerekecektir” tespitini yaptı. Buna karşılık tutulma koşulları yönünden etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verdi; zira “Yargısal bir başvuru yolu olarak öngörülen sulh ceza hâkimliklerine başvuru yolu da idari gözetim kararının hukukiliğinin incelenmesine yönelik bir yoldur”. Mahkeme pilot karar usulünü uyguladı, durumu TBMM’ye bildirdi ve benzer başvuruların incelenmesini dört ay erteledi. Sınır dışı etme kararına ilişkin şikâyet ise idare mahkemesindeki dava sonuçlanmadığı için kabul edilemez bulundu.
6. Haksız idari gözetim için tazminat yolu belirsiz
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, K.N. Başvurusu, B. No: 2022/8989, 20.11.2025 (RG 22.05.2026, S. 33261). Başvurucu, sulh ceza hâkimliğine yaptığı itirazın kabulüyle serbest bırakıldıktan sonra tazminat için idare mahkemesine başvurdu; dava görev yönünden reddedildi. Ardından gittiği sulh ceza hâkimliği de görevsizlik kararı verdi. Anayasa Mahkemesi, idari gözetim altına alınan kişilerin tazminat için “hangi yargısal merciye başvuracakları konusunda -kendilerinden kaynaklanmayan- ciddi bir belirsizlik içinde oldukları anlaşılmaktadır” diyerek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Başvurucuya manevi tazminat ödenmesine hükmetti, pilot karar usulünü uyguladı ve benzer başvuruların incelenmesini kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dört ay erteledi.
7. Süre kaçırılınca sonradan düzeltmek çok zordur
Danıştay 10. Daire, E. 2024/693, K. 2024/236, 20.02.2024. Suriye uyruklu davacının (d) bendine dayanan sınır dışı etme kararına karşı açtığı dava, idare mahkemesince süre aşımı nedeniyle kesin olarak reddedilmişti. Davacının sonraki kanun yolu girişimleri de sonuç vermedi: idare mahkemesi geç verilen istinaf dilekçesini incelemeksizin reddetti, bölge idare mahkemesi istinafı süre aşımından reddetti ve davacının Türkçe bilmeden tebligatı imzaladığı yönündeki itirazına rağmen Danıştay bu sonucu oy çokluğuyla onadı. Karşı oy yazısında, idare mahkemesi kararı YUKK’a göre kesin olduğundan temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği belirtildi. Dosya, yedi günlük sürenin ve kararın kesinliğinin uygulamadaki ağırlığını gösteriyor.
Uygulamada sık yapılan hatalar nelerdir?
- Altmış günlük genel dava süresine güvenmek: Sınır dışı etme kararında süre yedi gündür. Genel süreye güvenilerek açılan dava reddedilir.
- Terke davet süresini dava süresi sanmak: Ülkeyi terk için verilen 15–30 günlük süre, dava süresini uzatmaz.
- Yalnızca idari gözetime itiraz etmek: Sulh ceza hâkimliğine başvuru sınır dışı etme kararını ortadan kaldırmaz. Sınır dışı etme kararına karşı ayrıca idare mahkemesinde dava açılmalıdır.
- İdare mahkemesini atlayıp doğrudan Anayasa Mahkemesine gitmek: 2019’dan bu yana dava açmak sınır dışı etmeyi durdurduğu için bu yol, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik sonucunu doğurabilir.
- Riskleri geç bildirmek: Menşe ülkedeki idam, işkence veya zulüm riski, ağır hastalık ya da hamilelik gibi 55. madde durumları, belgeleriyle ilk aşamada ve dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmelidir.
- Anlaşılmayan belgeleri imzalamak: Özellikle gönüllü dönüş beyanı içeren belgeler imzalanmadan önce tercüme istenmelidir; rıza, otomatik durma kuralını ortadan kaldırabilir.
- Adres değişikliğini bildirmemek: Tebligat yapılamazsa dosya işlemden kaldırılır; iki ay içinde yeni adres bildirilmezse dava açılmamış sayılır.
Kenar notu
Dava dilekçesine sınır dışı etme kararının ve tebliğ formunun örneği, kimlik ve ikamet belgeleri, varsa evlilik ve çocuklara ilişkin belgeler, sağlık raporları ve menşe ülkedeki riske ilişkin belgeler (mahkeme kararı, resmî yazı, güvenilir ülke raporu gibi) eklenmelidir. Yabancı dildeki belgelerin tercümesinin sunulması incelemeyi kolaylaştırır. Kanun gereği mahkemeye başvurulduğunun kararı veren makama da bildirilmesi gerekir.
Örnek olaylarla süreler nasıl işler?
Örnek 1 (kurgu): Bay A’nın ikamet izni süresi doldu ve on beş gün sonra bir kimlik kontrolünde yakalandı. Valilik, 54. maddenin (g) bendine göre sınır dışı etme kararı aldı ve karar 22.10.2026 Perşembe günü tebliğ edildi. Dava süresi 23.10.2026’da başlar; yedinci gün 29.10.2026’dır. Bu gün Cumhuriyet Bayramı tatili olduğu için süre, izleyen ilk iş günü olan 30.10.2026 Cuma günü mesai bitimine kadar uzar. Bay A’ya kararda 20 günlük terke davet süresi de verilmişse bu süre dava süresini uzatmaz. Bay A dava açarsa yargılama bitene kadar, rızası olmadıkça sınır dışı edilemez.
Örnek 2 (kurgu): Bayan B, kamu düzeni gerekçesiyle sınır dışı etme kararı aldı ve 02.03.2026’da idari gözetim altına alındı. Altı aylık azami süre 02.09.2026’da dolar. Bu tarihe kadar sınır dışı işlemi tamamlanamazsa, gecikme Bayan B’nin iş birliği yapmamasından veya doğru belge vermemesinden kaynaklanmıyorsa idari gözetimin uzatılması mümkün değildir. Gecikme bu sebeplerden kaynaklanıyorsa süre en fazla altı ay daha, yani en geç 02.03.2027’ye kadar uzatılabilir. Bu arada valilik her ay gözetimin devamının gerekli olup olmadığını değerlendirmeli ve sonucu Bayan B’ye tebliğ etmelidir. Bayan B, örneğin pasaportunu teslim ettiği ve kaçma riskinin kalmadığı gerekçesiyle sulh ceza hâkimliğine yeniden başvurabilir; hâkim beş gün içinde karar verir.
Bu örnekler genel bilgi vermek için kurgulanmıştır. Her dosyada tebliğ tarihi, dayanılan bent ve kişisel durum ayrıca değerlendirilmelidir. Somut olayın özelliklerine göre bir avukattan hukuki destek almak faydalı olabilir.
Sık sorulan sorular
Sınır dışı etme kararına itiraz süresi kaç gündür?
Kararın tebliğinden itibaren yedi gündür. Başvuru idare mahkemesine dava açılarak yapılır. Bu süre 2019’a kadar on beş gündü; 7196 sayılı Kanun’la yedi güne indirildi.
Dava açarsam yine de sınır dışı edilebilir miyim?
Hayır. Dava açma süresi içinde ve dava açılmışsa yargılama sonuçlanıncaya kadar, rızanız olmadıkça sınır dışı edilemezsiniz. 2019’dan bu yana bu kuralın terör veya kamu güvenliği gerekçeli kararlar için de istisnası yoktur.
İdare mahkemesinin kararına karşı istinaf veya temyiz yolu var mı?
Hayır. YUKK’un 53. maddesine göre mahkemenin kararı kesindir. Ret kararından sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.
İdari gözetim en fazla ne kadar sürer?
Geri gönderme merkezinde en fazla altı ay sürer. Yabancının iş birliği yapmaması veya doğru bilgi ve belge vermemesi nedeniyle işlemler tamamlanamazsa en fazla altı ay daha uzatılabilir.
İdari gözetime karşı hangi mahkemeye başvurulur?
Sulh ceza hâkimliğine. Başvuru gözetimi durdurmaz, hâkim beş gün içinde kesin karar verir. Şartlar değişirse yeniden başvurulabilir. Dilekçe geri gönderme merkezi idaresine de verilebilir.
Türkiye’de evli ve çocuklu olmak sınır dışı edilmeye engel mi?
Aile bağları 55. maddede sayılan mutlak engeller arasında değildir. Ancak Anayasa Mahkemesi aile hayatına saygı hakkını sınır dışı dosyalarında ayrıca inceler; bunun için aile hayatının gerçek ve mevcut olduğunun belgelerle gösterilmesi gerekir. A.A.S.S. kararında aile üyelerini açıklamayan başvurucunun bu şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur.
Ülkeyi terk süresi içinde çıkarsam giriş yasağı alır mıyım?
Kanuna göre terke davet edilip süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir. Bu, idareye takdir yetkisi veren bir hükümdür; giriş yasağı alınmayacağının güvencesi değildir.
Uluslararası koruma başvurusu yapan kişi sınır dışı edilebilir mi?
Kural olarak başvuru ve buna ilişkin itiraz veya dava süreci sonuçlanmadan sınır dışı edilmez. Ancak terör örgütü bağlantısı veya kamu düzeni ve güvenliği gerekçesiyle her aşamada sınır dışı etme kararı alınabilir. Bu durumda da kararın dava süresince uygulanmaması kuralı ve 55. maddedeki yasaklar geçerlidir.
AİHM’den tedbir istemek için idare mahkemesinin kararını beklemek gerekir mi?
AİHM’in uygulama talimatına göre sınır dışı etmeyi durduran iç hukuk yolları açıkken Mahkeme kural olarak tedbir uygulamaz. Ancak kesin iç hukuk kararı yakınsa ve hemen uygulanma riski varsa, talep kararın tarihi belirtilerek ve olumsuz çıkması şartına bağlanarak önceden gönderilebilir.
Kaynakça
- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 4, 9, 52–60/A, 68, 80, 101 (RG 11.04.2013, S. 28615; mevzuat.gov.tr güncel metni)
- 7196 sayılı Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, m. 75–81 (RG 24.12.2019, S. 30988)
- 7533 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, m. 36, 38 (RG 30.11.2024, S. 32738)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 7, 8, 26, 27, 32 (RG 20.01.1982, S. 17580)
- 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, m. 47, 49 (RG 03.04.2011, S. 27894)
- Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Hooman Hosseinpour Başvurusu, B. No: 2021/47168, 29.09.2022 (RG 30.11.2022, S. 32029)
- Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, Aref Alaboud Başvurusu, B. No: 2019/18739, 02.02.2022
- Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, Abdulkerim Hammud Başvurusu, B. No: 2019/24388, 02.05.2023 (RG 13.09.2023, S. 32308)
- Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, İbrahim Muhammed Ali Başvurusu, B. No: 2025/10406, 08.07.2025 (RG 26.02.2026, S. 33180)
- Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, A.A.S.S. Başvurusu, B. No: 2021/2075, 04.11.2025
- Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, K.N. Başvurusu, B. No: 2022/8989, 20.11.2025 (RG 22.05.2026, S. 33261)
- Danıştay 10. Daire, E. 2024/693, K. 2024/236, 20.02.2024
- İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı, Düzensiz Göç Sıkça Sorulan Sorular (goc.gov.tr)
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Practice Direction: Requests for interim measures (Rule 39), 28.03.2024 revizyonu
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Applicants (başvurucular) sayfası, echr.coe.int